<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>TRAKYA 2000 GAZETESİ</title>
                      <link>https://www.trakyaolay.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.trakyaolay.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Trakya 2000 gazetesi, trakya haberleri, çorlu haber, tekirdağ haber, çerkezköy haber, kırklareli haber, edirne haber, lüleburgaz haber, haber çorlu, keşan haber</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 07:21:07 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>TRAKYA 2000 GAZETESİ - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - TRAKYA 2000 GAZETESİ</copyright><item><title><![CDATA[Suriye'den Netanyahu'nun Şeyh Dağı'ndaki baskınına tepki: sonuçlarından işgalci israil sorumludur]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-suriyeden-netanyahunun-seyh-dagindaki-baskinina-tepki-sonuclarindan-isgalci-israil-sorumludur-11858.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-suriyeden-netanyahunun-seyh-dagindaki-baskinina-tepki-sonuclarindan-isgalci-israil-sorumludur-11858.html</link>
                    <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanlığı, işgal rejimi başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bugün Şeyh Dağı'ndaki (Hermon) işgal birliklerinin olduğu bölgeye girmesinin Suriye'nin toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Netanyahu'nun Suriye topraklarına yasadışı girişi ve Şeyh Dağı'na gitmesinin, "kışkırtıcı bir eylem ve Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu" ifade edilerek &nbsp;"en güçlü şekilde kınandı"

İşgalci rejimin, Suriye toprakları içindeki devam eden ihlallerinin ve saldırılarının, bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış oluşturduğunu vurgulayan Bakanlık, "Suriye Arap Cumhuriyeti, bu ihlallerin sonuçlarından israil işgalini tamamen sorumlu tutmakta ve Birleşmiş Milletler'i, uluslararası örgütleri ve etkili ülkeleri bu saldırıları durdurmak ve 1974 Ayrılma Anlaşması'na geri dönmek için sorumluluklarını üstlenmeye çağırmaktadır." denildi. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Suriye'den Netanyahu'nun Şeyh Dağı'ndaki baskınına tepki: sonuçlarından işgalci israil sorumludur - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 20:08:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10092026005530_d140b47f805c7cfc9ccaf1f90091202e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10092026005530_d140b47f805c7cfc9ccaf1f90091202e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10092026005530_d140b47f805c7cfc9ccaf1f90091202e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Özcanlar Köfte Çorlu’da ikinci şubesini Emlak Konutları’nda açtı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ozcanlar-kofte-corluda-ikinci-subesini-emlak-konutlarinda-acti-11854.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ozcanlar-kofte-corluda-ikinci-subesini-emlak-konutlarinda-acti-11854.html</link>
                    <description><![CDATA[Tekirdağ köftesinin köklü ve sevilen markalarından Özcanlar Köfte, Çorlu’daki büyümesini sürdürüyor. Markanın Emlaklar Bölgesi’ndeki ikinci şubesi, basın mensuplarının katıldığı özel bir tanıtımla kamuoyuna duyuruldu.         

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Çamlıbel Caddesi’nde hizmet vermeye başlayan yeni şubenin franchise işletmecileri Mustafa Keskin ve Özkan Engin, Özcanlar Köfte’nin yıllardır değişmeyen lezzetini Çorlu’da daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Modern tasarımı, ferah ve geniş oturma alanı, zengin menüsü ve iddialı hizmet anlayışıyla dikkat çeken yeni şube; daha ilk günden bölgenin yeni lezzet duraklarından biri olmaya aday olduğunu gösterdi. İşletmenin oluşturacağı istihdam ve hareketlilikle Çorlu’nun sosyal ve ekonomik hayatına da önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

KÖFTEDEN BONFİLEYE, KAHVALTIDAN ÖĞRENCİ MENÜLERİNE…

Basın mensuplarına katılımlarından dolayı teşekkür eden Mustafa Keskin, yeni şubenin yalnızca köfteyle değil, zengin ürün çeşitliliğiyle de iddialı olduğunu belirtti.

Keskin, “Özcanlar Köfte’yi Çorlu’da hemşehrilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni açılan şubemizde kahvaltıdan çorbaya, köfteden bonfileye ve sac kavurmaya kadar birçok farklı lezzeti müşterilerimize sunuyoruz. Emlak Konutları bölgesindeki okulların ve öğrenci yoğunluğunun farkındayız. Bu nedenle öğrencilerimize özel menüler de hazırladık. Tüm Çorlu halkını yeni şubemize bekliyoruz” dedi.

“ÖZCANLAR KÖFTE LEZZETİNİ TATMAYA BEKLİYORUZ”

Franchise işletmecilerinden Özkan Engin ise Özcanlar Köfte’nin güvenilir ve kurumsal kimliğine dikkat çekerek, “Özcanlar Köfte, herkesin bildiği ve lezzetine güvendiği kurumsal bir markadır. Biz de bu şubeyi franchise sistemiyle Çorlu’ya kazandırdık. Özcanlar Köfte’nin eşsiz lezzetlerini tatmak isteyen tüm misafirlerimizi yeni şubemize bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Çorlu’daki ikinci şubesiyle hizmet ağını genişleten Özcanlar Köfte, geleneksel Tekirdağ köftesinin vazgeçilmez lezzetini Emlaklar Bölgesi’nin kalbine taşıdı. Yeni şubenin kısa sürede bölgenin en çok tercih edilen buluşma noktalarından biri olması bekleniyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Özcanlar Köfte Çorlu’da ikinci şubesini Emlak Konutları’nda açtı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:16:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/ozcanlar-kofte-corluda-ikinci-subesini-emlak-konutlarinda-acti-221922-20260909.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/ozcanlar-kofte-corluda-ikinci-subesini-emlak-konutlarinda-acti-221922-20260909.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/ozcanlar-kofte-corluda-ikinci-subesini-emlak-konutlarinda-acti-221922-20260909.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ukrayna, Rusya'nın Krasnodar bölgesindeki bir deniz üssüne saldırdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ukrayna-rusyanin-krasnodar-bolgesindeki-bir-deniz-ussune-saldirdi-11855.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ukrayna-rusyanin-krasnodar-bolgesindeki-bir-deniz-ussune-saldirdi-11855.html</link>
                    <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy , Ukrayna güçlerinin Rusya'nın güneyindeki Krasnodar bölgesinde bir deniz üssüne saldırdığını söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Zelensky, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, Novorossiysk şehrindeki üste petrol yükleme terminali, askeri liman tesisleri ve Kalibr füzeleri taşıyan savaş gemilerinin vurulduğunu söyledi.

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarına misilleme olarak bu saldırıların gerçekleştirildiğini söyleyen Zelenskiy, operasyonun Ukrayna Güvenlik Servisi, İnsansız Sistemler Kuvvetleri, Ukrayna Donanması, Savunma İstihbaratı ve Devlet Sınır Muhafaza Servisi tarafından ortaklaşa yürütüldüğünü aktardı.

Rusya Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna askeri ve lojistik tesislerine karşı bir dizi hava saldırısı düzenlediğini bildirmişti.

Resmi açıklamaya göre, saldırılar Kiev, Mykolaiv ve Odessa'daki askeri-sanayi tesislerini, limanları, gemileri ve lojistik merkezlerini hedef aldı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Ukrayna, Rusya'nın Krasnodar bölgesindeki bir deniz üssüne saldırdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222324_ffa3c40dff39a4ddcb4209a8b6410a65.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222324_ffa3c40dff39a4ddcb4209a8b6410a65.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222324_ffa3c40dff39a4ddcb4209a8b6410a65.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Iraklı ekonomist, tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan nasıl geçtiğini açıkladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-irakli-ekonomist-tankerlerinin-hurmuz-bogazindan-nasil-gectigini-acikladi-11856.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-irakli-ekonomist-tankerlerinin-hurmuz-bogazindan-nasil-gectigini-acikladi-11856.html</link>
                    <description><![CDATA[Irak enerji uzmanı Nebil el-Mersumi'ye göre, Irak petrolü taşıyan gemiler bölgeden kimlik sistemlerini kapatmış halde geçiyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Enerji uzmanı Nebil el-Mersumi, Irak'ta üretilen petrolü küresel pazarlara ulaştıran Iraklı tankerlerin, Hürmüz Boğazı'ndan "Umman güzergahı" üzerinden geçtiğini açıkladı.

Mersumi, bu bölgede gemilerinin Otomatik Tanımlama Sistemi'ni (AIS) kapatarak geçtiğini aktardı.

Ona göre, "Irak petrolü Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'nin (ADNOC) katılımıyla taşınıyor."

Mersumi ayrıca, "çoğu durumda [enerji hammaddelerinin] aktarma yöntemleri kullanılıyor ve boğaz bölgesinde gemiler otomatik tanımlama sistemlerini kapatıyor." diye ekledi.

Irak tankerlerinin "Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için İran tarafından muafiyet aldıkları" yönündeki haberleri yalanlayan Mersumi, "Bağdat'ın geçiş ücreti ödediği varsayımı yanlıştır. Ağustos ayında Irak petrol üretimini günde yaklaşık 460 bin varil artırdı, ancak Suudi Arabistan da günde 390 bin varil, Kuveyt ise günde 360 bin varil artırdı ve Kuveyt'in ihracatı günde 1 milyon varili aştı." dedi.

Iraklı ekonomist, "Eğer Irak [İran'a] herhangi bir ücret ödüyor olsaydı, Suudi Arabistan ve Kuveyt de aynısını yapardı, ancak bu doğru değil." diye vurguladı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Iraklı ekonomist, tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan nasıl geçtiğini açıkladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:47:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222338_d5ff85b5e374971fc5b25fab1397e8ab.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222338_d5ff85b5e374971fc5b25fab1397e8ab.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222338_d5ff85b5e374971fc5b25fab1397e8ab.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rize açıklarında uçak kazası ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-rize-aciklarinda-ucak-kazasi-11857.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-rize-aciklarinda-ucak-kazasi-11857.html</link>
                    <description><![CDATA[Motor arızası yaşayan özel uçak denize acil iniş yaptı, iki kişi sağ kurtarıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Batum’dan Ordu-Giresun’a gitmek üzere havalanan özel eğitim uçağı, motor arızası nedeniyle Rize-Artvin Havalimanı’na yetişemeyerek denize acil iniş yaptı. Sahil Güvenlik ekipleri, uçaktaki Belçika uyruklu iki kişiyi sağ olarak kurtardı.

Uçak sahilden yaklaşık 4 mil açıkta denize indi. Sahil Güvenlik ekipleri kazazedeleri bota alarak karaya çıkardı. 55 ve 69 yaşındaki iki yolcu kontrol amaçlı Kaçkar Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, havalimanında herhangi bir sorun olmadığını, kazanın motor arızasından kaynaklandığını açıkladı. Kurtarılan kişilerin isimlerinin Vlasselaer Werner ve Christian Peiffer olduğu duyuruldu. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Rize açıklarında uçak kazası  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222349_addaee4472387e76b2e6ab96d98b9837.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222349_addaee4472387e76b2e6ab96d98b9837.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026222349_addaee4472387e76b2e6ab96d98b9837.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Budapeşte bölgesindeki Tuna Nehri'nin su seviyesi rekor düşük seviyeye indi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-budapeste-bolgesindeki-tuna-nehrinin-su-seviyesi-rekor-dusuk-seviyeye-indi-11852.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-budapeste-bolgesindeki-tuna-nehrinin-su-seviyesi-rekor-dusuk-seviyeye-indi-11852.html</link>
                    <description><![CDATA[Macaristan'ın Budapeşte sınırları içindeki Tuna Nehri'nin su seviyesi rekor düşük seviyeye indi, bu durum nehir ulaşımını aksattı ve şehirdeki turist sayısını azalttı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Macaristan Su İdaresi sözcüsü Gabriella Siklós'a göre, başkentin su seviyesi ölçüm cihazı şimdiye kadar kaydedilen en düşük seviyeyi gösterdi.

MTI'nin aktardığına göre, uzman, "Budapeşte'deki su seviyesi ölçüm istasyonundan elde edilen veriler, geleneksel sıfır noktasının sadece 1 cm üzerinde" dedi. 

Bu elbette Tuna Nehri'nin derinliğinin şu anda 1 cm olduğu anlamına gelmiyor. Nehrin ölçüm istasyonları geçicidir ve belirli bir konumdaki su seviyesini yansıtır. Ancak Siklós'un belirttiği gibi, Budapeşte daha önce hiç bu kadar düşük değerler görmemişti.

Tuna Nehri'nin sığlaşmasının nedeninin, geçen yaz Orta Avrupa'yı etkisi altına alan anormal sıcaklar olduğu belirtiliyor. HungaroMet meteoroloji servisine göre, Ağustos 2026, Macaristan'da 125 yıllık düzenli hava gözlemlerinin en sıcak ve en kurak aylarından biri oldu. Budapeşte'deki Tuna Nehri'nin derinliği şu anda ortalama 3-3,5 metredir ve bu da büyük gemilerin geçişi için yetersizdir.

Yerel medyaya göre nehirde kargo mavnaları veya yüzen otel olarak adlandırılan yolcu gemileri görünmüyor. Hidrofoil gemiler demirlemiş durumda. Şehir sınırları içinde sadece küçük nehir tekneleri görülebiliyor. Esztergom ve Visegrád şehirlerinin bulunduğu pitoresk Tuna kıvrımına doğru kuzeye, yukarı yöne giden tüm gezi teknelerinin seferleri iptal edildi. Avusturya ve Slovakya'dan nehir aşağı yönde seyreden gemiler, Macaristan'ın kuzeybatısında, Gyor yakınlarında durduruldu. Buradan turistler otobüsle Budapeşte'ye taşınıyor.

Tuna Nehri'nin sığlaşması, şehir sınırları içindeki kıyılarını gözle görülür şekilde değiştirdi. Kıyılar boyunca, köprü ayaklarında ve Margaret Adası'nın ucunda bulunan taş setler ortaya çıktı. Setlerden yüzer iskelelere giden geçitler yaklaşık 45 derecelik bir açıyla eğildi. Sığ nehir, daha önce su altında gizli olan sürprizleri de ortaya çıkardı: İstihkamcılar, dipten bir top mermisi ve II. Dünya Savaşı'ndan kalma bir Alman motosikleti çıkardı.

Su İdaresi, durumun önümüzdeki günlerde bir nebze de olsa iyileşeceğini umuyor. Hava tahmincileri, hafta sonuna kadar Macaristan'da yağmur yağacağını ve bunun da Tuna Nehri'nin su seviyesini yükselteceğini öngörüyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Budapeşte bölgesindeki Tuna Nehri'nin su seviyesi rekor düşük seviyeye indi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:04:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026210513_921ed1e9942199d95107b5586542f944.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026210513_921ed1e9942199d95107b5586542f944.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026210513_921ed1e9942199d95107b5586542f944.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Menopoz sağlığı değil, çalışma hayatını da etkiliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-menopoz-sagligi-degil-calisma-hayatini-da-etkiliyor-11853.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-menopoz-sagligi-degil-calisma-hayatini-da-etkiliyor-11853.html</link>
                    <description><![CDATA[Menopoz döneminde görülen sıcak basmaları, gece terlemeleri ve zihinsel yavaşlama gibi belirtilerin yalnızca günlük yaşamı değil, iş hayatını da olumsuz etkiliyor. İş Yerinde Menopoz Günü, menopoz dönemindeki kadınların çalışma yaşamında karşılaştığı fiziksel, zihinsel ve duygusal güçlükleri gündeme taşıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Menopoz döneminde en sık görülen belirtiler arasında yer alan vazomotor semptomlar (VMS); sıcak basmaları ve gece terlemeleri olarak öne çıkıyor. Bu şikâyetlerin uyku düzenini bozabildiği, yorgunluk oluşturabildiği, konsantrasyonu azaltabildiği ve günlük yaşam aktivitelerini zorlaştırabildiği belirtiliyor.

UYKU BÖLÜNMESİ PERFORMANSI DÜŞÜRÜYOR

Özellikle gece terlemeleri nedeniyle sık sık bölünen uykunun, gün içinde enerji kaybı ve performans düşüklüğüne yol açabildiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre VMS yalnızca fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda geniş bir yaşam yükü oluşturuyor. Son yıllarda giderek daha fazla tanımlanan “beyin sisi” olarak bilinen konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel yavaşlama da aktif çalışma hayatındaki kadınlar için önemli bir sorun oluşturuyor.

Menopoz semptomlarının birçok kadın tarafından doğal bir süreç olarak kabul edildiği, bu nedenle tedavi seçeneklerine başvurma oranlarının düşük kaldığı ve uygun tedaviye erişimde hâlâ önemli boşluklar bulunduğu kaydediliyor.

Türkiye’de yapılan çalışmalar da menopoz dönemindeki kadınların önemli bir bölümünün orta, şiddetli veya çok şiddetli düzeyde semptomlar yaşadığını ortaya koyuyor. Bazı kadınlarda belirtiler birkaç yıl sürerken, bazılarında ise 7 yıldan daha uzun devam edebiliyor.

“KONUŞULMASI SADECE BİR GÜNLE SINIRLI KALMAMALI”

Doç. Dr. Pınar Yalçın Bahat, İş Yerinde Menopoz Günü’nün kadınların çalışma yaşamında karşılaştığı fiziksel, zihinsel ve duygusal güçlükleri gündeme taşıdığını belirterek, menopozun etkilerinin yalnızca bir gün değil, her gün konuşulması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Bahat, iş yerlerinde menopoz konusunun açıkça konuşulmasının teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayarak, işverenler ve kurumların bu süreçte kadınlara nasıl destek olabileceğinin ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Bahat ayrıca, menopoz yönetiminde yaklaşımın değiştiğini ve semptomları baskılamak yerine menopozun kaynağını hedefleyen tedavilere yönelindiğini ifade etti. Sıcak basması ve gece terlemesi gibi şikâyetlere yönelik hormon olmayan yeni tedavi seçeneklerinin klinik çalışmalarda değerlendirildiğini belirten Bahat, bu tedavilerin semptom sıklığı ve şiddetini azaltmada umut verici olduğunu söyledi. Yeni tedavi yaklaşımlarının kadınların menopoz kaynaklı iş ve sosyal yaşam zorluklarını azaltabileceği ifade edildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Menopoz sağlığı değil, çalışma hayatını da etkiliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 15:28:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026210722_6c67251c7cab90d0df7b428128bed32f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026210722_6c67251c7cab90d0df7b428128bed32f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026210722_6c67251c7cab90d0df7b428128bed32f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çocuklarda Beslenme – Beslenme Çantasında Neler Olmalı?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cocuklarda-beslenme-beslenme-cantasinda-neler-olmali-11786.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cocuklarda-beslenme-beslenme-cantasinda-neler-olmali-11786.html</link>
                    <description><![CDATA[Çorlu Vatan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt.Zeynep EREN,  ‘Çocuklarda Beslenme ve Beslenme Çantasında Neler Olmalı ‘’ konusunda bir  makale yayımladı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Diyet Uzmanı Dyt.Zeynep EREN'in makalesi şöyle;&nbsp;Çocukluk döneminde yeterli ve dengeli beslenme; büyüme ve gelişmenin yanı sıra çocuğun enerji düzeyi, dikkat süresi ve öğrenme performansının desteklenmesi açısından önemlidir. Günlük beslenmede yumurta, süt ve süt ürünleri, et, balık veya kuru baklagiller gibi protein kaynaklarına; sebze, meyve ve tam tahıllı ürünlere dengeli şekilde yer verilmelidir. Kahvaltının atlanmaması ve öğünlerin düzenli olması, gün içinde oluşabilecek aşırı açlığın önüne geçmeye yardımcı olabilir. Tek bir “başarı yiyeceği” yerine farklı besin gruplarını içeren düzenli bir beslenme düzeni hedeflenmelidir. Şekerli içecekler ile şeker, tuz ve yağ içeriği yüksek paketli ürünlerin tüketimi ise sınırlandırılmalıdır.

Beslenme Çantasında Neler Olmalı?

Sağlıklı bir beslenme çantası hazırlamak için çok fazla veya karmaşık yiyeceğe ihtiyaç yoktur. Önemli olan farklı besin gruplarından dengeli seçimler yapmaktır. Peynir, yumurta, yoğurt veya süt gibi protein kaynakları; tam tahıllı ekmek veya ev yapımı alternatifler; mevsim sebze ve meyveleri çantada yer alabilir. Çocuğun sevdiği sağlıklı seçeneklerin tercih edilmesi, hazırlanan yiyeceklerin tüketilmesini kolaylaştırabilir. Paketli atıştırmalıklar yerine mümkün olduğunca evde hazırlanmış besinlere öncelik verilmelidir.

Örnek Menü 1:
Tam buğday ekmeğinde peynirli sandviç + salatalık + mevsim meyvesi + su

Örnek Menü 2:
Ev yapımı peynirli poğaça + ayran + havuç dilimleri + meyve

Örnek Menü 3:
Yumurtalı tam tahıllı sandviç + cherry domates + yoğurt + su

Hijyene Dikkat Edilmeli

Beslenme çantası ve saklama kapları her gün temizlenmeli, yiyecekler kapalı ve uygun kaplarda taşınmalıdır. Süt, yoğurt, peynir, yumurta ve et içeren besinlerin uygun sıcaklıkta korunmasına özellikle dikkat edilmelidir. Çocuklara yemek öncesinde ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılması da besin güvenliği açısından önem taşır.

Sağlıklı Alışkanlıklar Ailede Başlar

Çocuklar beslenme konusunda ailelerini örnek alır. Bu nedenle sağlıklı besinleri sofrada düzenli olarak bulundurmak, çocuğa farklı seçenekler sunmak ve yiyecekleri ödül ya da ceza olarak kullanmamak önemlidir. Çocuğu zorlamak yerine sağlıklı alternatifler arasından seçim yapmasına izin vermek ve beslenme çantasını birlikte hazırlamak, sağlıklı alışkanlıkların daha kalıcı hale gelmesine yardımcı olabilir.

Unutmayalım: Çocuklara sağlıklı beslenmeyi öğretmek yalnızca bugünkü öğünlerini değil, gelecekteki beslenme alışkanlıklarını da şekillendirir.

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Dyt. Zeynep Eren

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Çocuklarda Beslenme – Beslenme Çantasında Neler Olmalı? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/cocuklarda-beslenme-beslenme-cantasinda-neler-olmali-230833-20260906.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/cocuklarda-beslenme-beslenme-cantasinda-neler-olmali-230833-20260906.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/cocuklarda-beslenme-beslenme-cantasinda-neler-olmali-230833-20260906.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İpsala’da arıcılık destekleme başvuruları başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ipsalada-aricilik-destekleme-basvurulari-basladi-11851.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ipsalada-aricilik-destekleme-basvurulari-basladi-11851.html</link>
                    <description><![CDATA[Edirne'de İpsala İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2026 yılı arıcılık destekleme başvurularının başladığını duyurarak üreticileri başvuru ve kovan tespit süreçleri konusunda uyardı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - İpsala İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, arılı kovan desteğinden yararlanmak isteyen üreticilerin Eylül ve Ekim ayları içerisinde başvuru yapmaları gerektiği belirtildi.

Açıklamaya göre, birlik üyesi yetiştiriciler başvuru dilekçelerini bağlı bulundukları üretici birliklerine teslim edecek. Birlik üyeliği olmayan yetiştiriciler ise dilekçelerini doğrudan İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine verecek.

KOVAN TESPİTİ İÇİN SON TARİH EKİM AYI

Destekten yararlanacak üreticilerin, arılı kovanlarını Arıcılık Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde Ekim ayı sonuna kadar yetkili mercilere tespit ettirmesi gerekiyor.

İpsala İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, hak kaybı yaşanmaması için üreticilerin işlemlerini belirlenen takvime uygun şekilde tamamlamaları çağrısında bulundu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[İpsala’da arıcılık destekleme başvuruları başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:48:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026174751_5006eddd1c2a092061e77c415a2c2836.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026174751_5006eddd1c2a092061e77c415a2c2836.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026174751_5006eddd1c2a092061e77c415a2c2836.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küçükbaş hayvancılık desteklerinde artış yapıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-kucukbas-hayvancilik-desteklerinde-artis-yapildi-11850.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-kucukbas-hayvancilik-desteklerinde-artis-yapildi-11850.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi amacıyla çoban desteği ile kuzu ve oğlaklara yönelik temel destek tutarlarında artış yapıldığını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Çoban desteği 81 bin 100 liradan 116 bin 100 liraya yükseltildi.

Kuzu ve oğlaklar için verilen temel destek 300 liradan 430 liraya çıkarıldı.

Ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için 860 lira/baş ilave destek sağlanırken, göçer sevk kontrol noktasında doğan kuzu ve oğlaklar için ilk defa 215 lira/baş ilave destek verilecek. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küçükbaş hayvancılık desteklerinde artış yapıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:40:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026174306_5815b629e25f7e20a8539b029b697b5e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026174306_5815b629e25f7e20a8539b029b697b5e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026174306_5815b629e25f7e20a8539b029b697b5e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çin’den Japon çip sektörüne kritik kimyasal hamlesi: Tokyo’dan tepki geldi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cinden-japon-cip-sektorune-kritik-kimyasal-hamlesi-tokyodan-tepki-geldi-11841.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cinden-japon-cip-sektorune-kritik-kimyasal-hamlesi-tokyodan-tepki-geldi-11841.html</link>
                    <description><![CDATA[Çin, bilgisayar çiplerinin üretiminde kullanılan kritik kimyasallardan diklorosilanın (DCS) Japonya’dan ithalatına yönelik geçici ticaret önlemlerini devreye alırken, Tokyo’dan karara itiraz geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Çin Ticaret Bakanlığının yürüttüğü damping soruşturması kapsamında alınan karar doğrultusunda, Japonya’dan DCS ithal eden şirketlerin Salı gününden itibaren Çin gümrüğüne yüzde 99,2’ye kadar nakit teminat yatırması gerekecek.

Pekin yönetimi, söz konusu önlemin Japonya’dan yapılan DCS ihracatının damping kurallarını ihlal ettiği ve Çin’deki yerli üreticilere zarar verdiği yönündeki değerlendirmeler kapsamında alındığını bildirdi. Çin makamları, soruşturmanın devam ettiğini ve nihai kararın ilerleyen aşamada açıklanacağını belirtti.

Önlemler, aralarında Shin-Etsu Chemical ve Denal Silane şirketlerinin de bulunduğu Japon ihracatçıları kapsıyor.

Çin'in adımı, yarı iletken üretiminde kritik öneme sahip kimyasallarda yerli üretimi koruma ve dış ticarette daha dengeli bir yapı oluşturma politikasının yeni örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Japonya ise karara tepki gösterdi. Tokyo hükümetinin baş sözcüsü ve Kabine Baş Sekreteri Minoru Kihara, Çin’in uygulamasına itiraz ederek Japon şirketlerinin haksız biçimde zarar görmesini önlemek amacıyla uygun şekilde karşılık vereceklerini söyledi.

Ancak Pekin yönetimi, kararın siyasi değil, devam eden bir anti-damping soruşturmasının geçici sonucu olduğunu savunuyor.

Çin ile Japonya arasındaki ekonomik gerilim, son dönemde siyasi anlaşmazlıklarla da iç içe geçmiş durumda. Gerilim, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin, Çin'in Tayvan'a karşı güç kullanması halinde Japonya'nın askeri müdahalede bulunabileceğine ilişkin açıklamalarının ardından daha da belirginleşmişti.

Pekin, Japon şirketlerine yönelik bazı çift kullanımlı ürün ihracatına da kısıtlamalar getirmişti. Çin makamları bu adımları, ulusal güvenlik ve ticaret düzenlemeleri çerçevesinde gerekçelendiriyor.

Diklorosilan, yarı iletkenlerin üretiminde kullanılan kimyasal buhar biriktirme süreçlerinde silikon, oksit ve diğer ince film tabakalarının oluşturulmasında kullanılıyor. Özellikle yüksek saflıktaki DCS üretiminde Japonya küresel pazardaki başlıca üreticiler arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, Çin'in son hamlesi yalnızca Japon şirketlerinin ihracatını sınırlandıran bir uygulama olarak değil, Çin'in kritik teknoloji tedarik zincirlerinde kendi sanayisini güçlendirme çabasının bir parçası olarak da öne çıkıyor.

Japonya'nın itirazı sürerken Pekin'in mesajı ise açık. Çin pazarı, kurallara uymadığı değerlendirilen yabancı üreticiler açısından artık eskisi kadar sınırsız bir alan olmayacak. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Çin’den Japon çip sektörüne kritik kimyasal hamlesi: Tokyo’dan tepki geldi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164454_8d259ac84380622a568f55f1640e0bf0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164454_8d259ac84380622a568f55f1640e0bf0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164454_8d259ac84380622a568f55f1640e0bf0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Anket sonucu: ABD’de halk, Trump yönetiminin verdiği bilgilere nerdeyse hiç güvenmiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-anket-sonucu-abdde-halk-trump-yonetiminin-verdigi-bilgilere-nerdeyse-hic-guvenmiyor-11842.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-anket-sonucu-abdde-halk-trump-yonetiminin-verdigi-bilgilere-nerdeyse-hic-guvenmiyor-11842.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD’de Trump yönetiminin federal bürokrasiyi küçültme, kurumları yeniden yapılandırma ve uzun yıllardır uygulanan politika ve tavsiyeleri değiştirme girişimleri, kamuoyunun federal hükümetten gelen bilgilere duyduğu güveni daha da aşındırmış görünüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Associated Press-NORC Kamu İşleri Araştırma Merkezi ve USAFacts tarafından yapılan yeni ankete göre, Amerikalıların yaklaşık 10’da 6’sı federal hükümetin çevre, dış politika, seçimler ve siyaset, kürtaj veya göç gibi konulardaki bilgilerine "çok az" ya da "hiç" güvenmediğini belirtiyor.

Araştırma, hükümet kaynaklarına yönelik kuşkunun yalnızca 2024’e kıyasla artmadığını, 2019’dan bu yana ankette sorulan konuların neredeyse tamamında yükseldiğini ortaya koydu. Eğitim konusundaki güvensizlik de 2019’da yüzde 37 iken bugün yüzde 53’e çıktı.

Seçim sonuçlarına güven de geriliyor

Trump yönetiminin ikinci döneminde tartışmaların en yoğun yaşandığı alanlardan biri olan seçimlerde de kamu güvenindeki erime dikkat çekiyor.

Amerikalı yetişkinlerin yalnızca yüzde 34’ü hükümetin seçim sonuçlarına ilişkin resmi tasdiklerine "çok" veya "oldukça" güvendiğini söylüyor. Bu oran 2024’te yüzde 40 seviyesindeydi.

Yerel ve eyalet yetkililerinin oy sayımını onaylaması normalde rutin bir işlem olarak görülürken, Trump’ın 2020 başkanlık seçimlerini kaybetmesinin ardından seçimlerin onaylanması süreci giderek siyasi tartışmaların merkezine yerleşti.

Trump’ın son aylarda 2020 seçimlerine ilişkin daha önce defalarca çürütülmüş kitlesel usulsüzlük iddialarını yeniden gündeme taşıması, posta yoluyla oy kullanmaya yeni kısıtlamalar getirmeye çalışması ve seçmen kaydında vatandaşlık kanıtı şartını desteklemesi, seçim sistemine ilişkin kaygıları daha da artırmış durumda.

Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yarısı, federal hükümetin 2026 ara seçimlerinin sonuçlarını kamuoyu önünde itibarsızlaştırmasından veya sorgulamasından, seçim sonuçlarına müdahale etmesinden ya da eyalet seçim yetkililerine sonuçların onaylanması veya açıklanma biçimini değiştirmeleri için baskı yapmasından "çok" veya "son derece" endişeli.

Trump’ın kurumlara yönelik müdahaleleri güven krizini büyütüyor

Araştırmanın sonuçları, Trump’ın ikinci kez Beyaz Saray’a dönmesinin ardından federal yönetimde yaşanan yaklaşık bir buçuk yıllık çalkantının kamuoyu algısında iz bıraktığını gösteriyor.

Trump, göreve başlamasının ardından federal bürokrasinin önemli bölümlerini küçültmeye, uzun süredir yürürlükte olan programları sona erdirmeye ve bazı federal kurumları kapatmaya yöneldi. Binlerce federal çalışan işten çıkarılırken veya görevlerinden ayrılırken, hükümetin istatistik ve uzmanlık kapasitesindeki gerilemenin veri kalitesi açısından risk oluşturduğu uyarıları yapıldı.

Bu süreçte sağlık politikalarından çevre düzenlemelerine kadar çok sayıda alanda köklü değişikliklere gidildi. Özellikle aşı tavsiyelerindeki değişiklikler doktorlar ve sağlık kuruluşlarıyla Trump yönetimini karşı karşıya getirirken, Çevre Koruma Ajansının iklim değişikliğiyle mücadelede yıllardır temel alınan bilimsel bir bulguyu geri çekmesi de yeni tartışmalara yol açtı.

Trump destekçileri bile bazı politikalardan kuşkulu

Anketin dikkat çeken sonuçlarından biri, güvensizliğin yalnızca Trump karşıtlarıyla sınırlı kalmaması.

Missouri'den Cumhuriyetçi Jeremy Cove, Trump'a oy verdiğini ve kendisini desteklediğini belirtmesine rağmen yönetimin bazı politikalarının kendisinde daha fazla güvensizlik oluşturduğunu söyledi.

Cove, özellikle iklim değişikliğine ilişkin politikalar ve yönetimin öncelikleri konusunda kuşkuları bulunduğunu ifade ederken, hükümetin Ontario Gölü'nün adını "America Gölü" olarak değiştirmesi gibi sembolik girişimlerin de yönetimin öncelikleri konusunda soru işaretleri oluşturduğunu belirtti.

Bu tablo, Trump yönetiminin "Amerika'yı yeniden güçlü hale getirme" iddiasının, en azından kamuoyunun hükümetin verdiği bilgilere duyduğu güven açısından beklenen sonucu üretmediğine işaret ediyor.

Araştırmaya göre Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki güven farkı, Trump'ın ilk başkanlık dönemine kıyasla belirgin biçimde büyümüş durumda.

Demokratların yüzde 61'i federal bütçeye ilişkin hükümet bilgilerine düşük düzeyde güvenirken, Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 42. Suç konusundaki hükümet bilgilerine güvenmeyen Demokratların oranı yüzde 60 olurken, Cumhuriyetçilerde yüzde 32'de kalıyor.

Demokratların hükümetin seçim sonuçlarını resmi olarak onaylamasına yüksek düzeyde güveni ise 2024'teki yüzde 65'ten yüzde 44'e geriledi.

Cumhuriyetçiler açısından ise Trump'ın yeniden Beyaz Saray'a dönmesi seçim sonuçlarının tasdikine yönelik güveni büyük ölçüde artırmadı. Cumhuriyetçilerin yalnızca yüzde 29'u bu sürece "çok" veya "oldukça" güvendiğini belirtiyor.

Anket katılımcılarından Maryland'de yaşayan Demokrat Shannon Ingram ise hükümet tarafından yapılan açıklamalara güvenmenin giderek zorlaştığını belirterek, özellikle sağlık tavsiyelerindeki değişiklikleri örnek gösterdi.

Siyasetin kendisine güven de yok

Amerikalıların hükümete yönelik kuşkusu siyasi partilerin seçim kampanyalarına da uzanıyor.

Her iki partinin kampanya mesajlarının "her zaman" veya "çoğu zaman" gerçeğe dayandığına inananların oranı yalnızca yaklaşık yüzde 10.

Demokratların yaklaşık dörtte biri kendi partilerinin kampanya mesajlarını en azından "çoğu zaman" gerçeklere dayalı bulurken, Cumhuriyetçiler arasında da benzer bir oran görülüyor.

Anket, Trump yönetiminin federal kurumlarda sebep olduğu dönüşümün yalnızca bürokratik bir yeniden yapılanma tartışması olmadığını, kamuoyunun devletin verdiği bilgiye ve seçim süreçlerine duyduğu güveni de doğrudan etkileyen bir siyasi krize dönüştüğünü ortaya koyuyor.

2026 ara seçimlerine yaklaşılırken ABD'de asıl sorun ise yalnızca sandıktan çıkacak sonuçlar değil, sonuç açıklandığında bunlara kimin ve ne ölçüde inanacağı gibi görünüyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Anket sonucu: ABD’de halk, Trump yönetiminin verdiği bilgilere nerdeyse hiç güvenmiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:04:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164513_28b68eb4a3b52ae2ca21ad8abb9e077d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164513_28b68eb4a3b52ae2ca21ad8abb9e077d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164513_28b68eb4a3b52ae2ca21ad8abb9e077d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İpsala’da 387 kilo 348 gram skunk ele geçirildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ipsalada-387-kilo-348-gram-skunk-ele-gecirildi-11843.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ipsalada-387-kilo-348-gram-skunk-ele-gecirildi-11843.html</link>
                    <description><![CDATA[Edirne İpsala Gümrük Kapısı’nda karavan tipi araçta yapılan aramada, aracın doğal boşluğuna gizlenmiş 387 kilo 348 gram skunk ele geçirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında İpsala Gümrük Kapısı’nda operasyon düzenlendi.

Edirne İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerinin risk analizi ve hedefleme çalışmaları sonucunda, Türkiye’ye giriş yapmak üzere gümrük kapısına gelen karavan tipi araç şüpheli değerlendirilerek X-Ray tarama sistemine sevk edildi.

173 poşette uyuşturucu ele geçirildi

Narkotik dedektör köpekleri "BETA" ve "AXEL"in de katıldığı detaylı aramada, köpeklerin aracın belirli bir bölümüne tepki vermesi üzerine kontroller bu bölgede yoğunlaştırıldı.

Yapılan aramada, aracın doğal boşluğuna gizlenmiş 173 şeffaf poşet içerisinde 387 kilo 348 gram skunk ele geçirildi.

Soruşturma sürüyor

Ticaret Bakanlığının açıklamasında, toplum sağlığını ve özellikle gençleri tehdit eden uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi.

Olayla ilgili soruşturmanın Edirne İpsala Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam ettiği bildirildi. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[İpsala’da 387 kilo 348 gram skunk ele geçirildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164530_6a5e06ff2d19464f0e1b0c7f4d65c101.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164530_6a5e06ff2d19464f0e1b0c7f4d65c101.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164530_6a5e06ff2d19464f0e1b0c7f4d65c101.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Trakya Basın Kulübü Derneği ilk genel kurulunu yaptı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-trakya-basin-kulubu-dernegi-ilk-genel-kurulunu-yapti-11848.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-trakya-basin-kulubu-dernegi-ilk-genel-kurulunu-yapti-11848.html</link>
                    <description><![CDATA[Gazetecilerin mesleki haklarını korumak ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan Trakya Basın Kulübü Derneği, ilk genel kurulunu gerçekleştirerek yönetim ve denetim kurullarını belirledi. Derneğin başkanlığına Ali Can Zeray seçildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Mesut IŞIK / EDİRNE (İGFA) - Gazetecilerin ortak bir çatı altında buluşturulması hedefiyle kurulan Trakya Basın Kulübü Derneği'nin genel kurulunda yeni yönetim şekillendi.

Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Ali Can Zeray getirilirken, Başkan Yardımcılığına Seyide Esen, Genel Sekreterliğe Gülşah Ak, Saymanlığa Dilek Şahin seçildi. Semay Ezgi Özçetin ise yönetim kurulu üyesi oldu.

Denetim Kurulu asil üyeliklerine Yavuz Raci Demir, Hakan Mehmet Şahin ve Melih Baran getirildi.

“AMAÇ GAZETECİLERİN HAKLARINI KORUMAK”

Genel kurulun ardından açıklama yapan Dernek Başkanı Ali Can Zeray, Trakya Basın Kulübü'nün Edirne ve Trakya’da görev yapan gazeteciler için önemli bir dayanışma çatısı olacağını söyledi. Başkan Zeray, amaçlarının gazetecilerin haklarını korumak ve meslektaşlarıyla birlik içinde hareket etmek olduğunu belirterek, yaklaşık 18 yıl önce Edirne’de oluşturdukları basın kulübünü artık resmi dernek çatısı altında sürdürme kararı aldıklarını ifade etti.

Derneğin yalnızca Edirne ile sınırlı olmadığını vurgulayan Zeray, Tekirdağ ve Kırklareli başta olmak üzere Trakya’nın farklı illerinden gazetecilerin yanı sıra Bulgaristan ve Yunanistan’dan da üyelerinin bulunduğunu dile getirdi.

Zeray, Trakya ve Balkanlar arasında gazetecilik alanındaki dayanışmayı geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Hep birlikte halkımızın, soydaşlarımızın ve Trakya’nın sesini daha güçlü duyurmaya devam edeceğiz” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Trakya Basın Kulübü Derneği ilk genel kurulunu yaptı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165229_1f107b5a0a0b7d97210f50093abd0a46.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165229_1f107b5a0a0b7d97210f50093abd0a46.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165229_1f107b5a0a0b7d97210f50093abd0a46.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Silivri'de batan gemideki 10 mürettebat için arama çalışmaları 8. gününde]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-silivride-batan-gemideki-10-murettebat-icin-arama-calismalari-8-gununde-11844.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-silivride-batan-gemideki-10-murettebat-icin-arama-calismalari-8-gununde-11844.html</link>
                    <description><![CDATA["Alsu" ile çarpışmasının ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" adlı gemide bulunan ve kendilerinden haber alınamayan 10 mürettebatı bulmak için yürütülen arama kurtarma çalışmaları 8'inci gününde devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında 2 Eylül'de meydana gelen kazanın ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetleri sürdürülüyor.

"Alsu" ve "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemilerin çarpışması sonucu batan gemideki mürettebata ulaşmak amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri bölgede çalışmalarını sürdürüyor.

Yaklaşık 18 mil açıkta yaşanan kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden "Alsu" adlı ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden "Tuğberk İmamoğlu" adlı gemi çarpışmış, çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" batmıştı.

Kazanın 4'üncü gününde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı TCG Akın kurtarma gemisinin gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) kullanılarak enkazın konumu belirlenmişti. Bunun üzerine bölgede dalış ve tarama faaliyetleri yoğunlaştırılmıştı.

Arama kurtarma ekipleri, kaza bölgesindeki çalışmalarını hava ve deniz unsurlarının koordinasyonuyla sürdürüyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Silivri'de batan gemideki 10 mürettebat için arama çalışmaları 8. gününde - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164601_d2458977da85954c7c2398ff59674c3d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164601_d2458977da85954c7c2398ff59674c3d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164601_d2458977da85954c7c2398ff59674c3d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İntihar riskini gösteren işaretlere dikkat!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-intihar-riskini-gosteren-isaretlere-dikkat-11845.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-intihar-riskini-gosteren-isaretlere-dikkat-11845.html</link>
                    <description><![CDATA[Ani ve belirgin davranış değişiklikleri ciddiye alınmalı!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, 10 Eylül İntiharı Önleme Günü dolayısıyla, intihar riskinin erken işaretleri, kişinin sınırlarına saygı gösterirken güvenliğinin gözetilmesi ve kriz sonrasında profesyonel desteğin sürdürülmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Ani ve belirgin davranış değişiklikleri ciddiye alınmalı!

Psikolojik krizin herkeste aynı şekilde ortaya çıkmadığını ifade eden&nbsp;Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Bu nedenle kişinin alışılmış davranışlarında meydana gelen belirgin ve özellikle ani değişikliklere dikkat etmek gerekir.” dedi.

Yoğun umutsuzluk ve çaresizlik ifadelerinin, ‘artık dayanamıyorum’, ‘bunun bir anlamı yok’ gibi söylemlerin, sosyal olarak geri çekilme, günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanma, uyku ve iştah değişiklikleri, yoğun suçluluk veya değersizlik duyguları, alkol ya da madde kullanımında artışın önemli uyarı işaretleri olabileceğini dile getiren Tunçel, “Bunun yanında ölümden veya intihardan söz etmek, hayatına son vermeyle ilgili araştırmalar yapmak, önemli kişisel eşyalarını dağıtmak, vasiyet niteliğinde düzenlemeler yapmak ya da yakınlarıyla vedalaşır gibi davranmak daha doğrudan risk göstergeleri olarak değerlendirilmeli. Burada önemli olan, bu belirtilerin her zaman intihar riski anlamına gelmediğini; ancak&nbsp;birkaçının bir arada görülmesi, yeni başlaması veya kısa sürede belirginleşmesi durumunda kişinin ciddiye alınması ve profesyonel değerlendirme için desteklenmesi gerektiğini&nbsp;vurgulamaktır.” şeklinde konuştu.

İntihar düşüncesini doğrudan sormak, kişinin aklına intihar fikrini sokmaz!&nbsp;

Daha önce intihar düşüncesinden söz etmeyen bir kişinin davranışlarındaki ani değişikliklerin oldukça ciddiye alınması gerektiğine işaret eden&nbsp;Tunçel, “Bir kişinin daha önce intihardan söz etmemiş olması, risk taşımadığı anlamına gelmez. Bazı kişiler yaşadıkları yoğun sıkıntıyı çevreleriyle paylaşmayabilir veya yardım istemekte zorlanabilir.” dedi.

Özellikle&nbsp;ani içe kapanma, yoğun umutsuzluk, vedalaşma davranışları ve kişisel eşyalarını dağıtma&nbsp;gibi değişikliklerin birlikte görülmesi durumunda bunu ‘bir dönemden geçiyor’ diyerek geçiştirmemek gerektiğine vurgu yapan Tunçel, “Böyle bir durumda kişinin üzerine varsayımlarla gitmek yerine doğrudan ve sakin bir şekilde konuşmak önemlidir. Örneğin, ‘Son zamanlarda seni çok zorlanıyor gibi görüyorum. Kendine zarar vermeyi veya hayatına son vermeyi düşündüğün oluyor mu?’ diye sorulabilir. İntiharı doğrudan sormanın kişinin aklına intihar fikrini sokacağı yönündeki yaygın inanış doğru değildir. Aksine, yargılamadan sorulan açık bir soru kişinin yaşadığı sıkıntıyı ifade edebilmesine ve yardım alabilmesine alan açabilir.” ifadelerini kullandı.

Kriz anında kişi yalnız bırakılmamalı ve güvenliği önceliklendirilmeli!&nbsp;

Kriz anında kişinin yanında bulunan biri öncelikle ne yapması ve ne yapmaması gerektiğine değinen&nbsp;Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, şunları söyledi:

“Öncelikle sakin kalmaya ve kişiyi yalnız bırakmamaya çalışmalıyız. Onu yargılamadan dinlemek, yaşadığı acıyı küçümsememek ve ‘Bunu neden yapıyorsun?’, ‘Böyle düşünmek doğru değil’ gibi ifadeler yerine; ‘Bunun senin için ne kadar ağır olduğunu görüyorum’ gibi destekleyici bir dil kullanmak önemli. Kişiye doğrudan intihar düşüncesi veya kendisine zarar verme düşüncesi olup olmadığı sorulabilir. Eğer kişi kendisine zarar verme konusunda&nbsp;yakın ve ciddi bir risk taşıyorsa, güvenliği önceliklendirmek gerekir. Mümkünse kişinin yalnız kalmaması, kendisine zarar verebileceği araçlara erişimin güvenli biçimde sınırlandırılması ve gecikmeden profesyonel/acil yardım alınması önemlidir.

Böyle bir durumda yakın kişinin bütün sorumluluğu tek başına üstlenmesi beklenmemeli. Acil risk varsa yerel acil sağlık hizmetlerinden destek alınmalı;&nbsp;112 Acil Çağrı Merkezi&nbsp;aranarak durum açıkça belirtilmeli. Kaçınılması gereken en önemli şeylerden biri ise kişiyi utandırmak, suçlamak, tehdit etmek veya yaşadığı problemi küçümsemek olur. ‘Aileni düşün’, ‘Bunca şeyin varken nasıl böyle düşünürsün?’ ya da ‘Bunu yapacak kadar güçlü değilsin’ gibi ifadeler kişiyi daha da yalnızlaştırabilir.”

Sınırlarına saygı göstermek, kişiyi tamamen kendi haline bırakmayı gerektirmiyor!&nbsp;

Psikolojik olarak zorlandığı görülen bir kişinin yardım istemeyi reddetmesi durumunda temel ilkenin kişinin özerkliğine saygı gösterirken güvenliğini göz ardı etmemek olduğuna dikkat çeken&nbsp;Tuğçe Tunçel, “Kişi yardım almak istemediğinde onu zorlayıcı, suçlayıcı veya tartışmacı bir tutum genellikle faydalı olmaz.” dedi.

Bunun yerine ‘Seni zorlamak istemiyorum ama yanında olduğumu bilmeni istiyorum’ şeklinde bir yaklaşımın sürdürülebilir olacağını kaydeden Tunçel, “Ancak intihar riski belirginse bunu yalnızca ‘kendi kararı’ olarak değerlendirmek doğru olmaz. Özellikle kişi kendisine zarar verme niyetinden söz ediyor, bir planından bahsediyor veya yakın zamanda kendisine zarar verme ihtimali yüksek görünüyorsa güvenlik öncelikli hale gelir. Böyle bir durumda kişinin istememesi, yakınlarının profesyonel veya acil yardım aramasına engel olmamalı. Dolayısıyla sınırlarına saygı göstermek,&nbsp;kişiyi tamamen kendi haline bırakmak anlamına gelmez. Bazen en önemli destek, ‘Sen şu anda yardım istemesen bile ben bu süreci seninle birlikte taşıyacağım’ diyebilmektir.” açıklamasını yaptı.

Krizin yatışması, riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez!

Krizin yatışmasının, riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğine vurgu yapan Tunçel, “Bazen kişi akut olarak sakinleşebilir; ancak krize neden olan depresyon, travma, yoğun kayıp, ilişki sorunları, madde kullanımı veya başka psikolojik güçlükler devam ediyor olabilir. Bu nedenle kriz sonrasında profesyonel değerlendirme ve düzenli takip son derece önemlidir.” dedi.

Kişinin yalnızca o anki güvenliğini sağlamak değil,&nbsp;krizin altında yatan nedenleri anlamak ve uzun vadeli bir destek planı oluşturmak&nbsp;gerektiğini aktaran Tunçel, “Psikoterapi, gerektiğinde psikiyatri değerlendirmesi ve sosyal desteklerin güçlendirilmesi tedavi planının parçaları olabilir. Kişinin yakınlarının da süreçte nasıl destek olabilecekleri konusunda bilgilendirilmesi faydalıdır. Özellikle kriz sonrasında ‘artık düzeldi’ diyerek takibi bırakmak yerine, kişinin nasıl olduğunu düzenli olarak sormaya ve profesyonel destek sürecini sürdürmesine yardımcı olmak gerekir.” diye konuştu.

Yardım istemek zayıflık değil!

10 Eylül İntiharı Önleme Günü vesilesiyle, yardım istemekte zorlanan veya kendisini çıkmazda hisseden kişilere önemli bir mesaj veren Tuğçe Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Şu anda yaşadığınız acı ne kadar yoğun olursa olsun, bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Yardım istemek zayıflık değil; zorlayıcı bir dönemden çıkabilmek için atılabilecek en önemli adımlardan biridir.

Kendinizi çıkmazda hissettiğinizde bütün hayatınızı, bütün sorunlarınızı veya geleceğin tamamını bir anda çözmeniz gerekmiyor. Bazen ilk adım yalnızca güvendiğiniz birine ‘İyi değilim ve desteğe ihtiyacım var!’ diyebilmektir.

10 Eylül bize yalnızca intiharı önlemenin değil, ruhsal sıkıntılar hakkında daha açık konuşabilmenin de önemini hatırlatıyor. İntihar düşüncesi bir ‘dikkat çekme davranışı’ olarak küçümsenmemeli; kişinin yaşadığı yoğun psikolojik acının bir işareti olarak ele alınmalı. Doğru zamanda kurulan bir temas ve doğru yönlendirme, yardım alma sürecinin başlangıcı olabilir.”

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[İntihar riskini gösteren işaretlere dikkat! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165003_59b6d10ad284d9c5b4222fdcc8661198.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165003_59b6d10ad284d9c5b4222fdcc8661198.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165003_59b6d10ad284d9c5b4222fdcc8661198.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Lalapaşa’da minik öğrencilere okul desteği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-lalapasada-minik-ogrencilere-okul-destegi-11849.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-lalapasada-minik-ogrencilere-okul-destegi-11849.html</link>
                    <description><![CDATA[Lalapaşa Belediyesi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde ilkokul birinci sınıfa başlayacak öğrencilerin kırtasiye ve okul ihtiyaçlarını karşılayarak yeni eğitim dönemine destek verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi’nin öncülüğünde hayata geçirilen projeyle, bu yıl da ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin tüm kırtasiye ve okul malzemesi ihtiyaçları karşılandı.

Belediye ekipleri tarafından hazırlanan okul çantaları, beslenme çantaları ve zenginleştirilmiş kırtasiye setleri minik öğrencilere ulaştırıldı. Yeni döneme hazırlık kapsamında ilçedeki okulların genel temizlik çalışmaları titizlikle yürütülürken, daha önceki dönemlerde okullara kazandırılan su sebillerinin de bakım ve filtre değişimleri yapılarak güvenli su tüketimi sağlandı.

Eğitime verilen desteğin artarak devam edeceğini belirten Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, "Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın daha sağlıklı ve güzel şartlarda eğitim görmeleri için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Destek bizden, başarı sizden çocuklar!" mesajını paylaştı.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/egitim-haberleri">Eğitim</category><dc:creator><![CDATA[Lalapaşa’da minik öğrencilere okul desteği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:38:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165300_99b3cdd211aa28233eb80cfe4cf6db70.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165300_99b3cdd211aa28233eb80cfe4cf6db70.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165300_99b3cdd211aa28233eb80cfe4cf6db70.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Her 5 çocuktan birinde görülebiliyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-her-5-cocuktan-birinde-gorulebiliyor-11846.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-her-5-cocuktan-birinde-gorulebiliyor-11846.html</link>
                    <description><![CDATA[Doğuştan kulak şekil bozuklukları yalnızca estetik bir sorun olarak görülmemeli. Belirgin kulak farklılıkları, çocukların ilerleyen yaşlarda gözlük veya kulaklık kullanırken güçlük yaşamasına neden olabiliyor. Bazı doğumsal anomalilere işitme kaybı da eşlik edebiliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Özellikle okul çağında kulağının görünümü nedeniyle akran zorbalığına uğrayan çocuklarda özgüven kaybı, sosyal ortamlardan kaçınma ve fotoğraf çektirmek istememe gibi psikolojik sorunlar gelişebiliyor. Aileler ise doğumdan sonra fark ettikleri şekil farklılığına, “Nasıl olsa büyüdükçe geçer” düşüncesiyle yaklaşarak haftalarca, hatta aylarca bekleyebiliyor. Oysa yaşamın ilk haftalarında kulak kıkırdağının oldukça esnek olması sayesinde bazı şekil bozukluklarının ameliyata gerek kalmadan küçük bir aparat yardımıyla düzeltilebildiğine dikkat çeken&nbsp;Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, “Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde haftalarca beklenmemeli. Çünkü beklerken ameliyatsız tedavi için en değerli dönem kaybedilebilir” diyor.&nbsp;

Her 5 çocuktan birinde görülebiliyor&nbsp;

Doğuştan kulak şekil bozukluğu, bebeğin dış kulağının doğumdan itibaren normal anatomik görünümünden farklı olması olarak tanımlanıyor. Bu sorun yaklaşık her 5 çocuktan birinde görülebiliyor ancak hafif şekil bozuklukları yenidoğan muayenesinde gözden kaçabiliyor. Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümünün öne veya aşağı doğru katlanması, kulak kenarı kıvrımlarının düzensizliği, üst kısımda fazladan bir kıkırdak kıvrımı bulunması, kulak çanağındaki kıkırdağın farklı biçimlenmesi veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi bu bozukluklar arasında yer alıyor.

“Büyüdükçe düzelir” düşüncesi fırsat kaybettirebilir&nbsp;

Ameliyatsız kulak şekillendirme tedavisinde zaman büyük önem taşıyor. En uygun dönemi doğumdan sonraki ilk günler ve haftalar, özellikle de ilk 1-2 hafta oluşturuyor. Yenidoğan döneminde anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle kulak kıkırdağı daha yumuşak, esnek ve şekillendirilebilir oluyor. Hormon etkisinin azalmasıyla kıkırdak haftalar içinde giderek sertleşiyor.

Bazı hafif şekil bozukluklarının kendiliğinden düzelebileceğini, ancak hangilerinin kalıcı olacağının önceden kesin olarak bilinemediğini vurgulayan Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, “Ailelerin, ‘Biraz bekleyelim, büyüdükçe düzelir’ yaklaşımıyla hareket etmesini önermiyoruz. Ne kadar erken değerlendirme yapılırsa ameliyatsız tedaviden yararlanma olasılığı o kadar artar. Tedaviye geç başlandığında uygulama daha uzun sürebilir ve alınacak sonuç azalabilir. İki aydan sonra her bebek için tedavi şansının tamamen ortadan kalktığını söylemek doğru değildir; ancak yaş ilerledikçe yöntemin etkinliği genel olarak düşer” bilgisini paylaşıyor.

Her şekil bozukluğu işitme kaybı anlamına gelmiyor, ama…

Yalnızca dış kulağın biçimini ilgilendiren birçok şekil bozukluğunda işitme tamamen normal olabiliyor. Ancak dış kulak yolunun gelişmediği ya da dar olduğu ve kulağın bazı yapılarının eksik geliştiği daha kapsamlı doğumsal anomalilere işitme sorunları eşlik edebiliyor. Bu nedenle belirgin bir doğumsal kulak farklılığı bulunan bebeklerde yenidoğan işitme taramasının yapılması, uzman tarafından değerlendirilmesi, gerektiğinde ayrıntılı odyolojik değerlendirmeye başvurulması kritik önem taşıyor.”

Akran zorbalığına maruz kalabiliyorlar!

Belirgin kulak farklılıkları okul çağında çocuğun akranları tarafından alay edilmesine, kendisine lakap takılmasına veya zorbalığa uğramasına neden olabiliyor. Bu durumun çocukta psikolojik bir travma yaratabildiğini belirten Dr. Tamer, “Çocuklarda özgüven sorunları ve sosyal ortamlardan kaçınma görülebiliyor. Bazı çocuklar kulaklarını sürekli saçlarıyla kapatmaya çalışıyor, fotoğraf çektirmek istemeyebiliyor. Gözlük ve kulaklık kullanımını da güçleştirebiliyor. Bu nedenle doğuştan kulak şekil bozuklukları sadece estetik açıdan değerlendirilmemeli; çocuğun psikososyal gelişimi de göz önünde bulundurulmalıdır” diyor.&nbsp;

&nbsp;

Kesi ve dikiş gerektirmiyor

Dr. Tamer, ameliyatsız tedavi sürecini de şöyle anlatıyor: “Kulak kıkırdağı ve deri dokusunun mevcut olduğu, ancak kulağın biçiminin bozulduğu uygun durumlarda yenidoğan döneminde ameliyatsız kulak şekillendirme yönteminden yararlanılabiliyor. Yenidoğanın kulağına uygun, küçük ve hafif bir şekillendirme sistemi kullanılıyor. Kulağın çevresine ve gerekli anatomik noktalara yerleştirilen parçalar, anatomik kıvrımları doğru pozisyonda tutarak, kıkırdağa kontrollü ve sürekli bir yönlendirme sağlıyor. Böylece kıkırdağın zaman içinde hedeflenen biçime uyum göstermesi amaçlanıyor.” Uygulamada kesi ve dikiş bulunmazken, yöntem hiçbir şekilde ağrıya neden olmuyor.&nbsp;

Dr. Tamer “Amaç kulağı zorla bükmek veya kıkırdağa zarar vermek değil; doğal kıvrımları doğru pozisyonda tutmaktır. Tedavi bebeğin kulak yapısına göre hekim tarafından planlanır. Uygulama süresi &nbsp;yarım saat sürerken, tedavi süresi ise şekil bozukluğunun türüne göre genelde birkaç hafta sürer. Erken başlanan tedavide süre kısalabilir, başarı oranı uygun hastalarda yüzde 90’a ulaşabilir. Ancak başarı, şekil bozukluğunun türüne, tedavi yaşına ve uygulamanın düzenli sürdürülmesine bağlıdır” diyor.&nbsp;

Ebeveynler kulağa şekil vermeye çalışmamalı!

Ameliyatsız yöntem; belirgin kepçe kulak görünümü, kulağın üst bölümünün katlanması, kulak kenarındaki bazı kıvrım bozuklukları ve uygun daralmış kulak deformitelerinde uygulanabiliyor. Ancak kulak dokusunun belirgin biçimde eksik olduğu yapısal anomalilerde aynı başarı beklenmiyor. Bu nedenle her doğuştan kulak şekil bozukluğunun aparatla düzeltilebileceği düşünülmemeli; bebeğin yönteme uygun olup olmadığı hekim tarafından belirlenmeli.

Tedavi sırasında aparatın bulunduğu bölgenin temiz ve kuru tutulması, sistemin aile tarafından çıkarılmaması veya yerinin değiştirilmemesi gerekiyor. Ciltte belirgin kızarıklık, yara, tahriş, şişlik ya da akıntı gelişirse hekime başvurulması önem taşıyor. Düzenli kontrollerde hem kulağın aldığı şekil hem de cildin durumu değerlendiriliyor ve gerektiğinde sistem yeniden ayarlanıyor.

Evde gelişigüzel bantlama yapılmaması gerektiği uyarısında bulunan Dr. Reyhan Tamer, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Aileler kulağı bastırarak veya farklı materyaller kullanarak kendileri şekil vermeye çalışmamalı. Doğru yaklaşım; şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, sorunun türünü belirlemek ve uygun tedaviyi hekim takibinde, doğru zamanda planlamaktır.”

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Her 5 çocuktan birinde görülebiliyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165108_f0c538edb124636bf30ddd7823eb738f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165108_f0c538edb124636bf30ddd7823eb738f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165108_f0c538edb124636bf30ddd7823eb738f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Aynı Ailede Birden Fazla Kanser: Kalıtsal mı, Ailesel mi?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ayni-ailede-birden-fazla-kanser-kalitsal-mi-ailesel-mi-11847.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ayni-ailede-birden-fazla-kanser-kalitsal-mi-ailesel-mi-11847.html</link>
                    <description><![CDATA[ “Ailemizde çok fazla kanser hastası var, bende de kanser çıkacak diye çok korkuyorum.” Ailesinde kanser öyküsü bulunan pek çok kişi benzer bir endişe yaşıyor. Peki ailede kanser görülmesi, kişinin de mutlaka kanser olacağı anlamına mı geliyor?

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Bu noktada sıklıkla birbiriyle karıştırılan “ailesel” ve “kalıtsal” kanser kavramlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Kalıtsal kanserler, tüm kanserlerin yalnızca yüzde 5-10’unu oluşturuyor ve ebeveynlerden aktarılan belirli genetik değişikliklerle ilişkili olarak ortaya çıkıyor. Ailesel kanserlerde ise tablo daha farklı. Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesinde genetik yatkınlığın yanı sıra ortak yaşam koşulları ve çevresel faktörler de rol oynayabiliyor.

Aile üyelerinin yalnızca genlerini değil; aynı sofrayı, evi, mahalleyi, yaşam alışkanlıklarını ve benzer çevresel maruziyetleri de paylaştığına dikkat çeken&nbsp;Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Bu nedenle ailede tekrarlayan kanserlerin önemli bir kısmı ‘ailesel’ olmakla birlikte ‘kalıtsal’ değildir” diyor.

Ailede kanser öyküsü bulunmasının tek başına kanser gelişeceği anlamına gelmediğini vurgulayan&nbsp;Dr. Sarıyıldız, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin risklerini daha doğru değerlendirebilmeleri ve yönetebilmeleri için 4 önemli adımı paylaşıyor.

KANSERLE İLGİLİ BİLİNEN O BÜYÜK YANLIŞ!

Toplumda kanserle ilgili bilinen en büyük yanlışlardan biri kanserlerin genetik olduğu inancı. Oysa tanı konulan tüm kanser vakalarının yalnızca yüzde 5 ile 10’u genetik. Bunun diğer bir anlamı her 100 kanser vakasından 90 ile 95’i ömrümüz boyunca hücrelerimizde biriken hasarların, çevresel etkenlerin ve yaşam tarzının ortak ürünü. Buna rağmen ailesinde kanser öyküsü olan pek çok kişi sıklıkla şikayetlerine göre değil, korkuyla şu soruyu soruyor: “Ailemde çok fazla kanser tanısı alan var, bende mi kanser olacağım?”

Bir ailede birden fazla kişide kanser görülmesinin, kanserin mutlaka kalıtsal olduğu anlamına gelmediğini belirten&nbsp;İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Aile üyeleri yalnızca genetik özelliklerini değil; yaşam alanlarını, beslenme düzenlerini, alışkanlıklarını ve benzer çevresel maruziyetleri de paylaşır. Örneğin aynı evde büyüyen kardeşler yıllarca aynı sigara dumanına maruz kalabilir; benzer beslenme, kilo ve fiziksel aktivite alışkanlıkları geliştirebilir. Dolayısıyla aynı ailede birden fazla kanser vakasının görülmesi her zaman kalıtsal bir genetik değişikliğe işaret etmez. Bu nedenle ailede tekrarlayan kanserlerin önemli bir kısmı ‘ailesel’ olmakla birlikte ‘kalıtsal’ değildir” diyor.

AİLESEL VE KALITSAL ARASINDAKİ TEHLİKELİ FARK!

“Ailesel” ve “kalıtsal” kanser kavramları, sıklıkla birbiriyle karıştırılsa da farklı anlamlar taşıyor.&nbsp;Ailesel kanserlerde, aynı ailede birden fazla kanser vakasının görülmesinde ortak yaşam tarzı, çevresel maruziyetler ve genetik yatkınlık gibi birden fazla faktör rol oynayabiliyor.&nbsp;Kalıtsal kanser sendromlarında&nbsp;ise kişiye anne veya babasından aktarılan, doğuştan taşınan belirli bir genetik değişiklik söz konusu oluyor.

Bu iki kavramın birbirine karıştırılmasının gereksiz kaygıya ya da tam tersine risklerin göz ardı edilmesine yol açabileceği uyarısında bulunan&nbsp;İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Ailesel kanser öyküsü bulunan kişilerde yaşam tarzının düzenlenmesi ve kişiye uygun sağlık taramalarının ihmal edilmemesi önem taşıyor. Kalıtsal kanser sendromlarında ise kişinin taşıdığı genetik riske göre daha erken yaşta başlayan ve daha yakın aralıklarla uygulanan tarama programlarının yanı sıra gerekli durumlarda risk azaltıcı ilaç veya cerrahi seçenekler de değerlendirilebiliyor” diyor.

BU LİSTEDEKİLERDEN BİRİ BİLE SİZDE VARSA…&nbsp;

Tek başına "annemde kanser vardı" cümlesinin kanser riskini belirlemede yeterli olmadığını belirten&nbsp;Dr. Sarıyıldız, “Asıl belirleyici olan tanı yaşı, kanserin türü, akrabaların aynı soy hattında olup olmadığı ve belirli kanser kombinasyonlarıdır” diyor ve kanser riskinde kırmızı alarm anlamına gelen senaryoları sıralıyor;&nbsp;

Yakın akrabada 50 yaşından önce konulmuş meme, kolon, rahim ya da yumurtalık kanseri tanısı,&nbsp; Anne ya da baba tarafında, aynı soy hattında iki ve daha fazla akrabada aynı ya da ilişkili kanser türü,&nbsp; Tek bir kişide birden fazla bağımsız kanser; örneğin meme, yumurtalık, kolon, rahim,&nbsp; Her iki memede ya da her iki böbrekte ayrı ayrı ortaya çıkmış tümörler,&nbsp; Erkekte meme kanseri,&nbsp; Herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri, genç yaşta pankreas ya da mide kanseri,&nbsp; Ardışık üç kuşakta tekrar eden tanılar, Ailede daha önce saptanmış bir gen değişikliği; BRCA1, BRCA2, Lynch sendromu genleri ya da TP53 gibi,&nbsp; Kolonda çok sayıda polip öyküsü ya da nadir tümör türleri.

Bu listedeki maddelerden bir tanesinin dahi varlığında aile öyküsünün ayrıntılı alınması gerektiğini belirten&nbsp;İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Hatta gerekiyorsa genetik danışmanlığa yönlendirilmelidir. Ancak hiçbiri yoksa, aile öyküsündeki üç dört vaka çoğu zaman yaş, çevre ve tesadüflerin toplamıdır” diyor.&nbsp;

KANSERDE EN TEHLİKELİ YANILGI “NASIL OLSA GENETİK”

Kalıtsal kanser sendromları içinde en iyi tanınanlar, meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 gen değişiklikleri ile kolon ve rahim kanseriyle ilişkili Lynch sendromu olduğunu ifade eden&nbsp;Dr. Erkan Sarıyıldız, “Ancak bu gen değişikliklerini taşımak da yüzde yüz kanser riski anlamına gelmez. Aynı gen değişikliğini taşıyan iki kız kardeşten biri hastalanırken diğeri ömrünü hastalanmadan tamamlayabilir” ifadelerini kullanıyor.&nbsp;

Dr. Erkan Sarıyıldız&nbsp;, ailesinde kanser öyküsü olan kişilerde en yaygın ve zararlı yanılgılardan biri “nasıl olsa genetik” denilerek yaşam tarzı değişikliklerinin önemsenmemesi. Kalıtsal yükü olan kişilerde bile sigara, alkol, bel çevresinde biriken yağ, hareketsizlik, işlenmiş gıda ağırlıklı beslenme ve kronik uyku bozukluğunun riski yükselttiğini, bu etkenlerin düzeltildiğinde riskin anlamlı şekilde azaldığını ifade ediyor.&nbsp;

&nbsp;

AİLEDE KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR İÇİN RİSKİ YÖNETEN 4 ADIM&nbsp;

&nbsp;Aile ağacınızı yazın ve burada anne-baba tarafının olduğu üç kuşakta bulunan kanser türü, tanı yaşı, yaşayan ve vefat eden akrabaları not edin. Bu bilgiyi hekiminize götürün ve standart taramanın sizin için yeterli olup olmadığını sorun.&nbsp; Yukarıdaki listede bulunan kırmızı alarm durumlarından biri varsa genetik danışmanlık alın. &nbsp; Sigarayı bırakın, alkolü sınırlayın, bel çevrenizi kontrol altında tutun, haftada en az 150 dakika hareket edin.&nbsp; HPV ve Hepatit B aşılarını aile öyküsünden bağımsız olarak, bazı kanser&nbsp;türlerinden korunmanın önemli bir parçası olarak değerlendirin.

Aile öyküsünün bir tehdit olmadığını, doğru okunduğunda bir yol haritası olduğunu belirten&nbsp;Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız&nbsp;“Sorulması gereken soru "bende de olacak mı" değil, "benim için doğru tarama hangisi ve ne zaman başlamalı" sorusudur. Kanserin erken yakalandığında büyük ölçüde tedavi edilebildiği bir çağdayız. Aile öyküsü bize tam da bu şansı sağlayan bilgiyi verir. Onu korkuya değil, sağlıklı yaşam planına dönüştürmek gerekir” diyor.&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Aynı Ailede Birden Fazla Kanser: Kalıtsal mı, Ailesel mi? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 08:51:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165129_d7e7be67b6dee22fd8d50ae53d760aae.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165129_d7e7be67b6dee22fd8d50ae53d760aae.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026165129_d7e7be67b6dee22fd8d50ae53d760aae.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çalıştığı kuyumcudan çaldıklarıyla Tekirdağ'da gayrimenkuller aldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-calistigi-kuyumcudan-caldiklariyla-tekirdagda-gayrimenkuller-aldi-11839.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-calistigi-kuyumcudan-caldiklariyla-tekirdagda-gayrimenkuller-aldi-11839.html</link>
                    <description><![CDATA[İstanbul’da bir kuyumcuda çalışan kişinin 3 yıl boyunca gram gram toplam 3 kilo altın çaldığı ortaya çıktı. Zanlının kısa sürede villa ve daireler satın alması dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Fatih’teki kuyumcu dükkanında görev yapan çalışanın Tekirdağ’da eşinin üzerine 1 tripleks villa ve 2 daire aldığı belirlendi. Patronun geriye dönük kasa incelemesiyle hırsızlık tespit edildi. İlk etapta 600 gram altını aldığını kabul eden zanlı, patronuna bir araç ve 1 milyon 934 bin lira ödeme yaptı. Ancak incelemede toplamda 3 kilo altının zimmete geçirildiği anlaşıldı.

Emniyet ekiplerince gözaltına alınan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Savcılık, hırsızlık parasıyla alındığı değerlendirilen bir villa ve bir daireye el konulmasını talep etti. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[Çalıştığı kuyumcudan çaldıklarıyla Tekirdağ'da gayrimenkuller aldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 20:12:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/08092026235226_ebd00e3b3852c2f30614360d22a31b78.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/08092026235226_ebd00e3b3852c2f30614360d22a31b78.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/08092026235226_ebd00e3b3852c2f30614360d22a31b78.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>