<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>TRAKYA 2000 GAZETESİ</title>
                      <link>https://www.trakyaolay.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.trakyaolay.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Trakya 2000 gazetesi, trakya haberleri, çorlu haber, tekirdağ haber, çerkezköy haber, kırklareli haber, edirne haber, lüleburgaz haber, haber çorlu, keşan haber</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 06:48:28 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>TRAKYA 2000 GAZETESİ - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - TRAKYA 2000 GAZETESİ</copyright><item><title><![CDATA[Çin’den Japon çip sektörüne kritik kimyasal hamlesi: Tokyo’dan tepki geldi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cinden-japon-cip-sektorune-kritik-kimyasal-hamlesi-tokyodan-tepki-geldi-11841.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cinden-japon-cip-sektorune-kritik-kimyasal-hamlesi-tokyodan-tepki-geldi-11841.html</link>
                    <description><![CDATA[Çin, bilgisayar çiplerinin üretiminde kullanılan kritik kimyasallardan diklorosilanın (DCS) Japonya’dan ithalatına yönelik geçici ticaret önlemlerini devreye alırken, Tokyo’dan karara itiraz geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Çin Ticaret Bakanlığının yürüttüğü damping soruşturması kapsamında alınan karar doğrultusunda, Japonya’dan DCS ithal eden şirketlerin Salı gününden itibaren Çin gümrüğüne yüzde 99,2’ye kadar nakit teminat yatırması gerekecek.

Pekin yönetimi, söz konusu önlemin Japonya’dan yapılan DCS ihracatının damping kurallarını ihlal ettiği ve Çin’deki yerli üreticilere zarar verdiği yönündeki değerlendirmeler kapsamında alındığını bildirdi. Çin makamları, soruşturmanın devam ettiğini ve nihai kararın ilerleyen aşamada açıklanacağını belirtti.

Önlemler, aralarında Shin-Etsu Chemical ve Denal Silane şirketlerinin de bulunduğu Japon ihracatçıları kapsıyor.

Çin'in adımı, yarı iletken üretiminde kritik öneme sahip kimyasallarda yerli üretimi koruma ve dış ticarette daha dengeli bir yapı oluşturma politikasının yeni örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Japonya ise karara tepki gösterdi. Tokyo hükümetinin baş sözcüsü ve Kabine Baş Sekreteri Minoru Kihara, Çin’in uygulamasına itiraz ederek Japon şirketlerinin haksız biçimde zarar görmesini önlemek amacıyla uygun şekilde karşılık vereceklerini söyledi.

Ancak Pekin yönetimi, kararın siyasi değil, devam eden bir anti-damping soruşturmasının geçici sonucu olduğunu savunuyor.

Çin ile Japonya arasındaki ekonomik gerilim, son dönemde siyasi anlaşmazlıklarla da iç içe geçmiş durumda. Gerilim, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin, Çin'in Tayvan'a karşı güç kullanması halinde Japonya'nın askeri müdahalede bulunabileceğine ilişkin açıklamalarının ardından daha da belirginleşmişti.

Pekin, Japon şirketlerine yönelik bazı çift kullanımlı ürün ihracatına da kısıtlamalar getirmişti. Çin makamları bu adımları, ulusal güvenlik ve ticaret düzenlemeleri çerçevesinde gerekçelendiriyor.

Diklorosilan, yarı iletkenlerin üretiminde kullanılan kimyasal buhar biriktirme süreçlerinde silikon, oksit ve diğer ince film tabakalarının oluşturulmasında kullanılıyor. Özellikle yüksek saflıktaki DCS üretiminde Japonya küresel pazardaki başlıca üreticiler arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, Çin'in son hamlesi yalnızca Japon şirketlerinin ihracatını sınırlandıran bir uygulama olarak değil, Çin'in kritik teknoloji tedarik zincirlerinde kendi sanayisini güçlendirme çabasının bir parçası olarak da öne çıkıyor.

Japonya'nın itirazı sürerken Pekin'in mesajı ise açık. Çin pazarı, kurallara uymadığı değerlendirilen yabancı üreticiler açısından artık eskisi kadar sınırsız bir alan olmayacak. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Çin’den Japon çip sektörüne kritik kimyasal hamlesi: Tokyo’dan tepki geldi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164454_8d259ac84380622a568f55f1640e0bf0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164454_8d259ac84380622a568f55f1640e0bf0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/09092026164454_8d259ac84380622a568f55f1640e0bf0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[15 yaş altındaki çocuklar için ailelere sosyal medya uyarısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-15-yas-altindaki-cocuklar-icin-ailelere-sosyal-medya-uyarisi-11775.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-15-yas-altindaki-cocuklar-icin-ailelere-sosyal-medya-uyarisi-11775.html</link>
                    <description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı, çocukların başta siber zorbalık olmak üzere sosyal medyada karşılaşabileceği tehditlere karşı ailelere, çocuklarını en az 15 yaşına kadar sosyal ağlardan uzak tutmaları çağrısında bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Jandarma Genel Komutanlığı, çocukların dijital dünyadaki tehditlerden korunmasına yönelik ailelere uyarılarda bulundu.

Çocukların sosyal medyada siber zorbalık başta olmak üzere çeşitli tehditlerle karşılaşabileceğine dikkat çekilen açıklamada, ailelere çocuklarını en az 15 yaşına kadar sosyal ağlardan uzak tutmaları tavsiye edildi.

Alo 141 destek hattı

Olası siber zorbalık vakalarında destek almak, dijital mahremiyet ihlallerine çözüm bulmak ve zararlı içerikleri ihbar etmek için Alo 141 Güvenli İnternet Bilgi Destek Hattı’nın aranabileceği bildirildi.

Açıklamada, ailelerin güvenli internet konusunda bilgi ve destek almak için internetyardim.org.tr adresinden de yararlanabileceği belirtildi. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[15 yaş altındaki çocuklar için ailelere sosyal medya uyarısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 07:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/06092026164941_b9b4ce05a6a206d3f6fee75605887f9d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/06092026164941_b9b4ce05a6a206d3f6fee75605887f9d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/06092026164941_b9b4ce05a6a206d3f6fee75605887f9d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Google’dan yapay zekada 6 büyük duyuru]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-googledan-yapay-zekada-6-buyuk-duyuru-11744.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-googledan-yapay-zekada-6-buyuk-duyuru-11744.html</link>
                    <description><![CDATA[Google Kurumsal İletişim Müdürü Melike Eraslan, yaz döneminde öne çıkan gelişmeleri anlattığı kısa video özetinde Gemini’dan Pixel 11’e, robotikten sağlık uygulamalarına kadar altı önemli yeniliği duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Google’ın paylaştığı bilgilere göre, şirketin yapay zeka ekosisteminin merkezinde yer alan Gemini, aylık 1 milyar aktif kullanıcı barajını aştı. Kullanıcıların önemli bir bölümünün Gemini ile sesli sohbet etmeyi tercih ettiği belirtildi.

PİXEL 11’DE GEMİNİ MERKEZLİ YENİ DENEYİM

Ağustos ayında tanıtılan Pixel 11 serisi ile yapay zeka deneyiminin yeni nesle taşındığı ifade edildi. Google, donanım ve yazılım entegrasyonu sayesinde Gemini’nin artık yalnızca bir uygulama değil, telefonun temel işlevlerinin de parçası hâline geldiğini açıkladı.

GEMİNİ 3.7 FLASH VE 3.8 FLASH TANITILDI

Google, hız ve akıl yürütmeyi birleştiren Gemini 3.7 Flash modelini kullanıma sundu. Ayarlanabilir düşünme seviyesiyle modelin, hızlı yanıt gerektiren işlerden karmaşık kodlama ve muhakeme süreçlerine kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebildiği belirtildi. Eylül başında duyurulan Gemini 3.8 Flash ise yazılım mühendisliği, otonom ajanlar ve çok adımlı akıl yürütmede ilerleme sağladı.

ÜNİVERSİTELİLERE 1 YIL ÜCRETSİZ AI PLUS

Google, eğitim desteği kapsamında 18 yaş ve üzeri üniversite öğrencilerine yönelik kampanya başlattı. Buna göre Google AI Plus üyeliği ilk 1 yıl ücretsiz sunulacak. Daha önce kampanyadan yararlanan öğrencilerin ise yeni dönem üyelikleri mevcut paketlerinin bitiminde başlayabilecek.

YAPAY ZEKA GERÇEK DÜNYAYA TAŞINDI

Şirket, yapay zekanın yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek hayatta da kullanılmasına yönelik adımlarını da açıkladı. Gemini Robotics 2 (ER2) ile robotların fiziksel dünyayı akıl yürüterek anlaması hedeflenirken, sağlık alanında geliştirilen AMIE sisteminin görüntülü yapay zeka konsültasyonlarıyla tıbbi muhakeme yapabildiği aktarıldı.

SPARK TÜRKÇE OLARAK KULLANIMA AÇILDI

Google ayrıca, 7/24 aktif otonom yapay zeka ajanı Spark’ın Türkçe olarak AI Pro ve AI Ultra abonelerine sunulduğunu duyurdu. Spark’ın, cihaz kapalıyken dahi e-posta düzenleme, iş akışı yönetimi ve arka planda görev tamamlama gibi işlemleri gerçekleştirebildiği belirtildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Google’dan yapay zekada 6 büyük duyuru - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04092026185903_751209725902a0ea50c0e3cad0ef5a3d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04092026185903_751209725902a0ea50c0e3cad0ef5a3d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04092026185903_751209725902a0ea50c0e3cad0ef5a3d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Deepfake mağdurları için içerik kaldırma rehberi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-deepfake-magdurlari-icin-icerik-kaldirma-rehberi-11742.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-deepfake-magdurlari-icin-icerik-kaldirma-rehberi-11742.html</link>
                    <description><![CDATA[ Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, gerçek bir kişiyi taklit eden sahte medya içerikleri oluşturmak son derece hızlı, ucuz ve kolay. Bazıları şaka amaçlı gönderilse de deepfake'lerin daha karanlık bir yanı var. Siber suçlular ve dolandırıcılar, bu teknolojiyi dolandırıcılık ve şantajda giderek daha fazla kullanıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 -&nbsp; Zorbalar ise kurbanlarını taciz etmek, küçük düşürmek ve istismar etmek için bu teknolojiyi kullanıyor. Çocuklar sıklıkla hedef alınıyor. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, &nbsp;deepfake içeriklerin kaldırılmasını talep etmenin yolları hakkında bilgilendirmede bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri’nde &nbsp;yasalaşan TAKE IT DOWN Yasası ile rıza dışı samimi görüntülerin (NCII) dağıtımını suç sayılmaya başladı. &nbsp;Çevrimiçi platformların net bildirim mekanizmaları sağlaması ve meşru bir şekilde bildirilen görüntüleri 48 saat içinde kaldırması zorunlu hâle geldi. Birleşik Krallık’ta ise Veri Yasası (Data Act) ve Çevrimiçi Güvenlik Yasası (Online Safety Act), NCII oluşturmayı suç sayıyor ve &nbsp;kaldırma için 48 saatlik zorunlu bir süre getirildi. AB Yapay Zekâ Yasası (EU AI Act) ise yakında, rıza dışı samimi görüntü oluşturmak için özel olarak tasarlanmış sistemlere yönelik bir yasak getirecek. Ancak bireylerin eylemleri, üye devletlerin yasalarına tabidir. Bununla birlikte, görüntü bir çocuğa aitse tüm yargı bölgelerinde olmasa da çoğunda yasa dışı. Rıza dışı samimi görüntülerin dışında ise durum, deepfake’in ne amaçla oluşturulduğuna bağlı. Rıza alınmadan dağıtılmışsa veya dolandırıcılık, şantaj, iftira, taciz veya kimlik sahtekârlığı gibi kötü niyetli amaçlarla kullanılmışsa yasa dışı olabilir.

Deepfake kurbanı olduysanız &nbsp;ne yapmalısınız?

Birisi sizinle ilgili rıza dışı samimi görüntü kapsamına girmeyen bir deepfake oluşturduysa öncelikle kanıtları kaydedin. Bunun için sayfanın veya hesabın ekran görüntüsünü alın, URL'yi kaydedin ve hesap veya kullanıcı adını, bulduğunuz tarih ve saati ve eşlik eden metni not edin. İçeriği paylaşan kişiyle etkileşime girmemeniz akıllıca olacaktır; aksi takdirde, bu kişi içeriği daha da yaygınlaştırabilir. Söz konusu içeriği ve ayrıca daha geniş kapsamlı bir suçun parçası olabilecek kimlik sahtekârlığı, dolandırıcılık, şantaj veya diğer tehditleri bildirmek için aşağıdaki kurallara uymanız gerekir. Fiziksel olarak tehdit altında hissediyorsanız bunu polise bildirmelisiniz.

Size ait bir deepfake fotoğrafı veya videoyu nasıl bildiririm?

Çoğu çevrimiçi ve sosyal platformda artık deepfake'ler için bir bildirim mekanizması bulunmakta ancak bunu yapmak için tek bir düğme nadiren bulunur. Genellikle deepfake'in yol açtığı suçu bulmanız ve ardından durumu açıklamanız gerekecektir.

Google:&nbsp;Arama sonuçlarından NCII kapsamı dışındaki içerikleri kaldırmak için Google’ın “kişisel bilgileri kaldır” aracını ve yasal kaldırma talebi formunu deneyin. Bu, insanların deepfake’inizi bulmasını zorlaştıracaktır. Bunun, altta yatan içeriği kaldırmayacağını unutmayın.

Facebook:&nbsp;Gönderiyi/videoyu açın.&nbsp;⋯&nbsp;→&nbsp;Gönderiyi/videoyu bildir seçeneğini&nbsp;seçin; sorunu en iyi tanımlayan kategoriyi seçin (örneğin, kimlik sahtekârlığı, taciz). İçeriğin yapay zekâ tarafından oluşturulduğunu açıklayın ve içeriği aldatıcı veya zararlı kılan unsurları belirtin.

Instagram:&nbsp;Sağ üstteki iki çizgiye tıklayın, ardından "Bildir" seçeneğine tıklayın ve en uygun nedeni seçin.

TikTok:&nbsp;Videoda:&nbsp;Paylaş&nbsp;→&nbsp;Bildir&nbsp;→&nbsp;Yanlış bilgi&nbsp;→&nbsp;Deepfake'ler, sentetik medya ve manipüle edilmiş medya&nbsp;→&nbsp;Gönder.

YouTube:&nbsp;Birisi yapay zekâ kullanarak size benzeyen veya sesiniz gibi görünen ya da ses veren içerik oluşturursa veya değiştirirse değiştirilmiş veya sentetik içeriklere yönelik Gizlilik Şikâyeti Süreci aracılığıyla içeriğin kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

X:&nbsp;İlgili gönderiyi bildirin. Üç yatay noktaya dokunun.&nbsp;Gönderiyi bildir&nbsp;→ bildirim adımlarını izleyin. İçeriğin yapay zekâ tarafından oluşturulduğunu ve bunun neden sorun teşkil ettiğini açıklayın.

Size ait bir yapay zekâ uygunsuz görüntünün kaldırılmasını nasıl sağlayabilirsiniz?

Rıza dışı samimi görüntülerin yani &nbsp;NCII, bariz nedenlerden ötürü hızlı bir müdahale gerektirir. İlk olarak uluslararası yardım kuruluşu&nbsp;SWGfL’nin bir parçası olan Revenge Porn Helpline tarafından işletilen StopNCII.org’dur. Sorun yaratan görseli veya videoyu seçin; StopNCII.org, cihazınızda bunun bir hash değerini oluşturacaktır. Bildirim başarılı olursa bir vaka numarası alacaksınız. En önemlisi, katılımcı platformlar aynı hash değerini arayacak ve politikalarını ihlal ediyorsa sistemlerindeki eşleşen tüm görselleri kaldıracaktır. &nbsp;

Ortaklar arasında Meta, TikTok, Reddit ve X bulunmaktadır. Ayrıca insanların bulmasını zorlaştırmak için Google Arama'dan da deepfake içeriğini kaldırmanızda fayda vardır.

TakeItDown.NCMEC.org, 18 yaşından küçük kişilerin resim ve videoları için benzer bir sistem işletmektedir.

Bir web sitesi fotoğrafımı kaldırmıyor, şimdi ne yapmalıyım?

Google, sizinle ilgili deepfake içeriğini indeksinden çıkarmış olabilir ancak bu içerik hâlâ ilgili web sitesinde mevcut olabilir. İlk olarak, yayıncıyla iletişime geçerek içeriğin kaldırılmasını talep etmelisiniz. Ancak reddedilirse aşağıdaki adımları izleyin:

Ekran görüntüleri, URL, ilk kez fark ettiğiniz tarih ve saat, web sitesinin talebinize verdiği yanıt ve içeriği yükleyen hesap veya kullanıcı dâhil olmak üzere kanıtları saklayın. Web sitesinin hukuk veya gizlilik veya telif hakkı irtibat bilgilerini bulun ve onlara, söz konusu resim veya videonun sizi tasvir ettiğini ve rızanız olmadan yayımlandığını belirten bir yazı yazın. İlgili web sitesi politikası veya yerel yasalar uyarınca içeriğin kaldırılmasını talep edin ve kaldırma işleminin tamamlandığını yazılı olarak teyit etmelerini isteyin. Birleşik Krallık ve AB’de, GDPR’nin 17. maddesinde belirtilen silme hakkı talebini gerekçe göstererek yukarıdakileri yapabilirsiniz. Eğer yine de reddederse veya herhangi bir işlem yapmazsa konuyu yerel veri koruma düzenleme kurumuna iletin. Böyle bir durumla karşılaşırsanız bulunduğunuz bölgedeki yerel kolluk kuvvetleri veya ilgili birimle iletişime geçmeniz gerektiğini unutmayın.&nbsp;

Web siteleri, sosyal platformlar, arama motorları veya düzenleyici kurumlarla iletişim kurarken önemli olan, içeriğin yapay zekâ tarafından üretildiğini belirtmekle kalmayıp, bunun neden sorun teşkil ettiğini tam olarak açıklamaktır. Israrcı olun ve zamandan tasarruf etmek için arama motoru, sosyal medya sitesi veya web sitesi ve düzenleyici kurumla aynı anda iletişime geçmeyi düşünün.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Deepfake mağdurları için içerik kaldırma rehberi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04092026185701_79f43c14906e69aad1a66bbd8ed25180.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04092026185701_79f43c14906e69aad1a66bbd8ed25180.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04092026185701_79f43c14906e69aad1a66bbd8ed25180.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Polonya'da ilkokullarda cep telefonu kullanımı yasağı başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-polonyada-ilkokullarda-cep-telefonu-kullanimi-yasagi-basladi-11683.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-polonyada-ilkokullarda-cep-telefonu-kullanimi-yasagi-basladi-11683.html</link>
                    <description><![CDATA[Polonya'da geçtiğimiz aylarda onaylanan ve ilkokullarda cep telefonu kullanımına kısıtlama getirecek yasa tasarısı 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe girdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Polonya basını, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla ülke genelindeki ilkokul öğrencilerinin dersler, teneffüsler ve diğer okul faaliyetleri sırasında telefon ile benzeri elektronik cihazları kullanmasına izin verilmeyeceğini yazdı.

Düzenlemede, telefonların eğitim amacıyla kullanılması, acil durumlarda ebeveynlerle iletişim kurulması, sağlık veya yaşam açısından doğrudan tehdit oluşturan durumlar ile bazı sağlık veya özel ihtiyaç durumları için istisnalar yer aldığı kaydedildi.

Polonya hükümeti, ilkokullarda cep telefonu kullanımına kısıtlama getirecek yasa tasarısına geçtiğimiz aylarda onay vermişti.

Kararın, sekiz yıllık temel eğitim sistemindeki 1 ila 8. sınıf öğrencilerini kapsayan kamu ve özel okullarında uygulanacağı bildirilmişti.

Yeni düzenlemeler, dijital hizmet sağlayıcılarını kullanıcıların yaşını doğrulamak için etkili yöntemler uygulamakla yükümlü kılacak. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Polonya'da ilkokullarda cep telefonu kullanımı yasağı başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 18:53:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026224853_e49b5ed4d627bb501c42d393f223c135.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026224853_e49b5ed4d627bb501c42d393f223c135.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026224853_e49b5ed4d627bb501c42d393f223c135.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeni Dert Ortağımız Yapay Zekâ (mı?) ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yeni-dert-ortagimiz-yapay-zeka-mi-11672.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yeni-dert-ortagimiz-yapay-zeka-mi-11672.html</link>
                    <description><![CDATA[Günümüzde birçok kişi yalnızca bilgi edinmek için değil; kaygılarını paylaşmak, ilişki sorunları hakkında düşünmek, yaşadığı olayları değerlendirmek veya kendisini daha iyi hissetmek amacıyla yapay zekâ destekli sohbet uygulamalarına başvuruyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Bu durum&nbsp;“Yapay zekâ&nbsp;ile dertleşmek psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılar mı?”&nbsp;sorusunu da gündeme taşıdı.&nbsp;İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Uzm. Kln. Psikolog Nadide Demiral, yapay zekânın ruh sağlığı alanında destekleyici bir araç olabileceğini ancak profesyonel psikolojik desteğin ve insan ilişkilerinin yerini tutamayacağını söylüyor.&nbsp;

Duyguları Yazıya Dökmek Psikolojik Farkındalığı Destekleyebilir

Uzm. Kln. Psikolog Demiral,&nbsp;psikoloji perspektifinden değerlendirdiğinde, yapay zekânın bazı psikolojik ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Özellikle kolay ulaşılabilir olması, kişilerin düşüncelerini yargılanma kaygısı yaşamadan ifade edebilmesine olanak sağlayabiliyor. Duyguları yazıya dökmek, yaşanan olayları farklı açılardan değerlendirmek ve kişinin kendi düşüncelerini daha sistemli biçimde ele alması, psikolojik farkındalığı destekleyebilen yöntemler arasında. Bu nedenle yapay zekâ ile yapılan yazışmalar, bazı kişiler için kısa süreli rahatlama sağlayabiliyor ve düşüncelerini organize etmelerine yardımcı olabiliyor.

Araştırmalar Ne Söylüyor?

2024 ve 2025 yıllarında yayımlanan bazı araştırmalarda, yapay zekâ destekli sohbet uygulamalarını kullanan kişilerde&nbsp;yalnızlık hissinde azalma, duygu düzenlemede geçici iyileşme ve stres düzeylerinde kısa süreli düşüş&nbsp;bildirildi. Ancak mevcut bilimsel bulgular, bu etkilerin kalıcı bir psikolojik iyilik hali sağladığını göstermiyor.&nbsp;Uzm. Kln. Psikolog&nbsp;Demiral’a göre yapay zekânın ruh sağlığı alanındaki potansiyeli yalnızca destek sunmasıyla sınırlı değil. Büyük dil modellerinin korku, kaygı, öfke ve üzüntüyle ilişkili bazı düşünce&nbsp;

ve davranış örüntülerini modelleyebilmesi, insan psikolojisinin belirli süreçlerinin daha kontrollü ve tekrarlanabilir biçimde araştırılmasına da olanak sağlayabilir. İnsan üzerinde yürütülmesi etik açıdan mümkün olmayan bazı deneylerin yapay sistemler üzerinden modellenmesi, psikopatolojideki mekanizmaların anlaşılmasına katkı sunabilecek yeni bir araştırma alanı oluşturuyor. Ancak&nbsp;yapay zekânın bir duyguyu modelleyebilmesi, o duyguyu gerçekten yaşadığı anlamına gelmiyor.&nbsp;İnsanlarda kaygı ve üzüntü; geçmiş yaşantılar, ilişkiler, bedensel deneyimler ve olaylara yüklenen anlamlarla birlikte şekilleniyor.

Yapay Zekâ: Psikoterapinin Yerini Tutabilir mi?

Uzm. Kln. Psikolog Demiral,&nbsp;yapay zekânın bir terapistin yerini alamayacağını vurgulayarak, psikoterapinin yalnızca bilgi ve tavsiye vermekten ibaret olmadığının altını çiziyor ve şunları söylüyor:&nbsp;“Terapötik ilişkinin temelinde&nbsp;güven, empati, anlaşılma ve koşulsuz kabul&nbsp;bulunuyor. Yapay zekâ empati kuruyormuş gibi görünen yanıtlar üretebilse de gerçek anlamda duygular yaşamıyor; ayrıca beden dili, ses tonu ve diğer sözel olmayan iletişim unsurlarını bir terapistin değerlendirdiği biçimde ele alamıyor.&nbsp;Bu nedenle bilim dünyasına göre yapay zekânın ruh sağlığı alanında en sağlıklı kullanımı, profesyonel desteğin yerine geçmesi değil; gerektiğinde bu desteği tamamlayan bir araç olarak konumlanmasıdır.”

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yeni Dert Ortağımız Yapay Zekâ (mı?)  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:47:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026142041_1ee65939b5a415950d6754f09a06d790.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026142041_1ee65939b5a415950d6754f09a06d790.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026142041_1ee65939b5a415950d6754f09a06d790.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kaspersky, LinkedIn Üzerinden Yürütülen Sahte İşe Alım Saldırısını ve Yeni Platformlar Arası Casus Yazılımı Ortaya Çıkardı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-kaspersky-linkedin-uzerinden-yurutulen-sahte-ise-alim-saldirisini-ve-yeni-platformlar-arasi-casus-yazilimi-ortaya-cikardi-11673.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-kaspersky-linkedin-uzerinden-yurutulen-sahte-ise-alim-saldirisini-ve-yeni-platformlar-arasi-casus-yazilimi-ortaya-cikardi-11673.html</link>
                    <description><![CDATA[Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT), Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeyi etkileyen ve Mirage Kitten adlı gelişmiş kalıcı tehdit (APT) grubu tarafından yürütülen hedefli bir siber saldırı kampanyasını tespit etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 -&nbsp; Grup; sahte LinkedIn işe alım mesajları aracılığıyla havacılık ve finansal teknoloji (fintek) sektörlerini hedef alan, Node.js ve JavaScript tabanlı, platformlar arası çalışabilen yeni casus yazılımlar kullanıyor. Kampanyanın ana odağında Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki Mısır, Etiyopya ve Afganistan yer alsa da söz konusu saldırılarla bağlantılı zararlı yazılımlar Türkiye, Almanya, İsrail, Hindistan ve İrlanda gibi ülkelerde de tespit edildi. Bu gelişme, Kaspersky’nin Temmuz ayında kamuoyuyla paylaştığı, Mirage Kitten’a ait yeni Windows arka kapı&nbsp;keşfinin&nbsp;hemen ardından geldi.

Tuzak: LinkedIn’deki Sahte Teknoloji İşe Alım Uzmanları

Saldırı zinciri sosyal mühendislikle başlıyor. Saldırganlar LinkedIn üzerinden kendilerini büyük teknoloji şirketlerinde görev yapan yetenek kazanımı uzmanları olarak tanıtıyor ve havacılık ile finansal teknoloji sektörlerinde çalışan yazılım mühendisleriyle iletişime geçiyor. Adaylara teknik bir değerlendirmeye katılmaları teklif ediliyor ve meşru Amazon bulut depolama hizmetinde barındırılan bir “kodlama görevi”ni indirmeleri için bağlantı gönderiliyor. Aday üzerinde zaman baskısı kurmak amacıyla teste bir ila üç saatlik katı bir süre sınırı konuluyor. Adayların yapay zekâ destekli kod asistanlarını kullanmaları da özellikle yasaklanıyor; zira bu araçlar paketin içine gizlenmiş zararlı yazılımları kolaylıkla açığa çıkarabiliyor.

Geliştirici, kodlama testini iş istasyonuna indirip çalıştırdığı anda sızma süreci başlıyor. Yazılımcı sahte arayüz ve projeler üzerinde çalışmaya odaklanmışken, zararlı yazılım arka planda sessizce sisteme kuruluyor.

Saldırı yöntemleri değişiyor

Mirage Kitten daha önce C, C++ veya Go ile geliştirilen yerel programlara dayanıyor ve yalnızca Windows ortamlarını hedefliyordu. Grup, araç setini Node.js ve JavaScript kullanarak yeniden geliştirerek Windows, macOS ve Linux sistemlerini tek bir kod tabanı üzerinden aynı anda hedefleyebiliyor.

Kaspersky, bu kampanya kapsamında kurbana göre farklı şekillerde kullanılan iki yeni kötü amaçlı yazılım ailesi tespit etti. Bunlardan ilki NodeRabbit. Node.js tabanlı bu Uzaktan Erişim Truva Atı (RAT), yaygın kullanılan yazılım geliştirme paketlerinin içine gizleniyor ve saldırganlara ele geçirilen sistem üzerinde kapsamlı kontrol sağlıyor. Erişimini korumak için geliştiricilere yönelik gelişmiş kalıcılık yöntemlerinden yararlanan kötü amaçlı yazılım, Microsoft Visual Studio Code ile birlikte çalışacak şekilde sahte çalışma alanı eklentileri yükleyebiliyor veya geliştiricinin yerel kod depolarını değiştirerek proje kodu her kaydedildiğinde ya da birleştirildiğinde tehdidin otomatik olarak çalışmasını sağlayabiliyor.

İkinci kötü amaçlı yazılım olan PollCat ise JavaScript tabanlı bir Uzaktan Erişim Truva Atı (RAT). PollCat, adayların “işe alım uzmanı” tarafından sağlanan “tek kullanımlık parola”yı girerek teknik göreve erişmesini bekliyor. Ardından sistem bilgilerini topluyor, dizinleri tarıyor ve elde ettiği verileri saldırganlara gönderiyor.

Kaspersky GReAT Güvenlik Uzmanı Omar Amin&nbsp;konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları aktardı:&nbsp;“Geleneksel, derlenmiş zararlı yazılımlardan JavaScript tabanlı tehditlere geçiş, Mirage Kitten’ın operasyonel taktiklerinde kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. Grup, işe alım süreçlerini suistimal ederek doğrudan geliştiricilerin günlük çalışma araçlarına kod enjekte etmek suretiyle kurumsal güvenlik sınırlarını fark edilmeden aşabiliyor. Yazılım geliştiricilerin şirket ağlarında genellikle yüksek erişim yetkilerine sahip olması, onları gelişmiş siber casusluk faaliyetleri için son derece kritik ve cazip bir hedef haline getiriyor.”

Kurumların Mirage Kitten ve benzeri gelişmiş kalıcı tehditlerden (APT) korunmak adına şu temel güvenlik adımlarını uygulamaları öneriliyor:

Kapsamlı Koruma ve Görünürlük:&nbsp;Şirketinizi geniş yelpazedeki tehditlere karşı korumak için, her ölçekten ve sektörden kuruluşa gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, inceleme ile EDR ve XDR yanıt yetenekleri sunan&nbsp;Kaspersky Next&nbsp;&nbsp;gibi kurumsal çözümlerden yararlanın. İhtiyaçlarınıza ve mevcut kaynaklarınıza uygun ürün paketini seçebilir; değişen siber güvenlik gereksinimlerinize göre paketler arasında kolayca geçiş yapabilirsiniz. Yönetilen Güvenlik Hizmetleri:&nbsp;Tehdit tespitinden sürekli koruma ve müdahaleye kadar tüm olay yönetimi döngüsünü kapsayan&nbsp;Kaspersky Compromise Assessment,&nbsp;Managed Detection and Response&nbsp;(MDR)&nbsp;veya&nbsp;Incident Response&nbsp;gibi yönetilen güvenlik servislerini devreye alın. Bu hizmetler, tespit edilmesi güç siber saldırılara karşı savunma sağlar, güvenlik olaylarını derinlemesine inceler ve şirket içi siber güvenlik iş gücü eksikliği durumunda uzman desteği sunar. Tehdit İstihbaratı:&nbsp;Bilgi güvenliği uzmanlarınıza kurumunuzu hedef alan tehditler üzerinde derinlemesine görünürlük kazandırın.&nbsp;Kaspersky Threat Intelligence, tüm olay yönetimi döngüsü boyunca zengin ve eyleme dönüştürülebilir bir bağlam sunarak siber risklerin zamanında tespit edilmesine olanak tanır.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Kaspersky, LinkedIn Üzerinden Yürütülen Sahte İşe Alım Saldırısını ve Yeni Platformlar Arası Casus Yazılımı Ortaya Çıkardı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026142105_a493c816daff842ba5d2980760c5be9b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026142105_a493c816daff842ba5d2980760c5be9b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01092026142105_a493c816daff842ba5d2980760c5be9b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sırbistan’ın robot fabrikası üretime başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-sirbistanin-robot-fabrikasi-uretime-basladi-11627.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-sirbistanin-robot-fabrikasi-uretime-basladi-11627.html</link>
                    <description><![CDATA[Sırbistan’ın ilk robot fabrikası, dün ülkenin batısındaki Şabats kentinde üretime başladı. Çin ile Sırbistan’ın ortaklaşa inşa ettiği tesis, aynı zamanda Avrupa’nın ilk insansı robot seri üretim üssü olma özelliğini taşıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Sırbistan’ın ilk robot fabrikası, dün ülkenin batısındaki Şabats kentinde üretime başladı. Çin ile Sırbistan’ın ortaklaşa inşa ettiği tesis, aynı zamanda Avrupa’nın ilk insansı robot seri üretim üssü olma özelliğini taşıyor. Açılış törenine katılan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, fabrikanın ülkesinin geleceğe yönelik attığı önemli bir adım olduğunu belirtti. Fabrikanın faaliyete geçtiği gün ilk insansı robot üretim bandından indirildi. Törende robotla etkileşime giren Vucic, robotun Çin kaligrafisi yapma, kıyafet düzenleme, satranç oynama ve dans etme gibi çeşitli işlevlerini yakından izledi. Vucic, insansı robot üretiminin Sırbistan için yeni bir teknolojik kalkınma alanı açtığını ifade etti. Robot üretimini yapay zekâ, süper bilgisayarlar ve veri merkezleriyle entegre etmeyi planladıklarını belirten Vucic, bu sayede nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve istihdamın artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Sırbistan’ın Avrupa robotik sektöründe önemli bir konuma ulaşmasını istediklerini kaydeden Vucic, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’e ülkesine verdiği güçlü destekten dolayı teşekkür etti. Vucic, Şabats’taki fabrikanın Sırbistan’ı Avrupa’da insansı robotların seri üretiminde öncü ülkelerden biri hâline getirdiğini vurguladı. Verilen bilgilere göre, fabrikanın ilk aşaması için 20 milyon euro yatırım yapıldı. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alana kurulan tesiste ağırlıklı olarak insansı robotlar ve robot köpeklerin montajı, hareket ve görsel sistemlerinin kalibrasyonu ile performans testleri gerçekleştirilecek. Farklı modellerde üretilen robotların ilk etapta sanayi üretiminde kullanılması, ilerleyen dönemde ise eğitim ve kamu hizmetleri gibi alanlarda yaygınlaştırılması planlanıyor. Projenin sonraki aşamasında Sırbistan’da bir robotik sanayi parkının kurulması da öngörülüyor. Toplam yatırım tutarının yaklaşık 200 milyon euroya ulaşması beklenen proje tamamlandığında, insansı robotlar ve robot köpeklerde yıllık üretim kapasitesinin 20 bin adede çıkması hedefleniyor. Tesiste üretilen robotların Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlara sunulması planlanıyor. Hibya Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Sırbistan’ın robot fabrikası üretime başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:37:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/30082026144710_c38b5d207b29a91755378879f89c9302.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/30082026144710_c38b5d207b29a91755378879f89c9302.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/30082026144710_c38b5d207b29a91755378879f89c9302.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İŞKUR Mobil 9,2 milyon vatandaşa ulaştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-iskur-mobil-92-milyon-vatandasa-ulasti-11590.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-iskur-mobil-92-milyon-vatandasa-ulasti-11590.html</link>
                    <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, İŞKUR Mobil uygulaması sayesinde hizmetlerin 9,2 milyon vatandaşın cebine taşındığını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında İŞKUR Mobil uygulamasının iOS ve Android platformlarında kullanılabildiğini anımsatarak, vatandaşların İŞKUR’un tüm hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişebildiğini ifade etti.

BİR YILDA 250 MİLYON ARAMA, 1,5 MİLYON BAŞVURU

Bakan Işıkhan’ın verdiği bilgilere göre, son 1 yılda mobil uygulama üzerinden 250 milyon nitelikli iş araması, 1,5 milyon iş başvurusu yapıldığını kaydederken, İŞKUR Mobil’in istihdam hizmetlerine erişimi kolaylaştırdığını vurguladı.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[İŞKUR Mobil 9,2 milyon vatandaşa ulaştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/28082026172427_b426938e34a8dbcc1137899743a5a0dc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/28082026172427_b426938e34a8dbcc1137899743a5a0dc.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/28082026172427_b426938e34a8dbcc1137899743a5a0dc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ çağında dijital ayak izinizi koruyun ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun-11580.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-caginda-dijital-ayak-izinizi-koruyun-11580.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekâ, hayatımızın birçok yönünü daha iyi hâle getirmesine karşın  henüz farkına varmaya başladığımız riskleri de beraberinde getiriyor. Siber suçluların açık kaynaklı istihbarat toplama (OSINT) kullanarak potansiyel kurbanları araştırması, giderek daha ucuz ve kolay hâle geliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Yayımladığınız her şeyin yapay zekâ tarafından okunabileceğini varsayarak hareket etmekte fayda var. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, her zaman tedbirli olmanın en iyi yöntem olduğunun altını çizerek alınabilecek önlemleri sıraladı.&nbsp;

Yapay zekâ, her bir model ile tehdit ortamını değiştiriyor. Teknolojinin gelişme hızı, bir zamanlar yetenekli bir siber suçlunun birkaç saat hatta günler süren faaliyetlerini, artık önceden çok az bilgisi olan ya da hiç bilgisi olmayan birinin çok daha kısa sürede gerçekleştirebileceği anlamına geliyor. Bu siber suçlular için giriş engelini düşürüyor. Saldırılar dolandırıcılar için daha ucuz ve daha kolay hâle geliyorsa herkes bir hedef hâline gelebilir.

Yapay zekâ, oyunu nasıl değiştiriyor?

Bir zamanlar OSINT, yalnızca yüksek profilli ve potansiyel olarak yüksek değerli hedeflerde kullanılan bir yöntemdi. &nbsp;Sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte bu çabalar dijital dünyanın tanıdık bir parçası hâline geldi ve hem araştırmacılar hem de tehdit aktörleri tarafından kullanılır oldu. Ancak yapay zekâ ortaya çıkana kadar, genellikle hâlâ büyük bir darboğaz vardı. Bir saldırgan, hedeflerinin halka açık hesaplarını, ilgi alanlarını, arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını bulmak için zaman harcamak zorundaydı. &nbsp;Yapay zekâ araçları, bilgileri makine hızında işleyerek bu darboğazı büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Web’in her yerinden halka açık materyalleri bulabilir, bunları potansiyel kurbanlarıyla ilişkilendirebilir ve onlar ile diğer kişiler arasındaki ilişkileri haritalandırabilirler. Yapay zekâ, yapılandırılmamış bilgileri – özellikle de görselleri ve videoları – bulma konusunda oldukça başarılı.&nbsp;

Parçaları büyük ölçekte bir araya getirmek

Dolandırıcılar artık sosyal mühendisliği daha ikna edici ve dolandırıcılıkları daha geniş ölçekli hâle getirmek için hakkınızda kamuya açık bilgileri kolayca toplayabiliyorlar. Büyük dil modelleri (LLM’ler), dolandırıcıların dolandırıcılık planlarını hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları türden bilgileri bir araya getirmede oldukça usta. Kısa sürede çok sayıda potansiyel kurbanın profilini çıkarabilir ve istismar edilebilecek ilgili fotoğrafları, videoları ve kişisel ilgi alanları, iş, aile ve arkadaşlarla ilgili bilgileri toplayabilirler. Yapay zekâ, dolandırıcıların kullandığı sosyal mühendislik senaryolarının tasarlanmasına da yardımcı olabilir; bu sayede, ana dili o dilde olmasa bile e-posta, sosyal medya veya diğer kanallarda ikna edici bir şekilde konuşabilmelerini sağlar. Bu, uçtan uca bir dolandırıcılık süreci sunar.

İş yerinde sorunlar

Kötü niyetli aktörlerin bu şekilde tarayabileceği tek alan kişisel hayatınız değil. Profesyonellerin hibrit bir çalışma düzeninde çalışması nedeniyle iş ve ev arasındaki sınır giderek bulanıklaştı. Kurumsal faaliyetler için kişisel cihazları ve ev adreslerimizi kullanabiliyoruz. Profesyonel ve kişisel sosyal medya hesaplarımızı birbirine bağlamak yapay zekâ için basit bir iş. Tüm bunlar, keşif faaliyetlerinin mesleki hayatınızı etkileyebileceği anlamına gelir. Kişisel bilgilerinizi kaybetmek bir şeydir. Ancak kurumsal boyutu olan OSINT çalışmaları, mesleki itibarınız ve kariyeriniz üzerinde potansiyel olarak ciddi bir etkiye sahip olabilir. &nbsp;

Yapay zekâ destekli OSINT konusunda neler yapabilirsiniz?

Yapay zekâ destekli keşif söz konusu olduğunda, kontrol edebileceğiniz ve edemeyeceğiniz şeyler vardır. Sizinle ilgili bilgiler kamuya açık hâle geldiğinde, bunların kaldırılmasını talep etmek son derece zor olabilir; özellikle de bu bilgiler başka yerlerde yeniden yayımlanmışsa. Eski sosyal medya fotoğraflarını kaldırmak daha kolaydır ancak suçlular için potansiyel olarak yararlı olabilecek her şeyi kaldırmak için tüm dijital hayatımızı didik didik aramaya zaman ayırabilen çok azımız vardır.&nbsp;

Bu nedenle, gücünüzün yettiği şeyleri değiştirmeye odaklanmak daha iyidir.&nbsp;

Sosyal medya profillerinizin herkese açık olmamasını sağlayın; böylece yapay zekânın bu profillerde yer alan herhangi bir bilgiyi veya resim veya videoyu bulma olasılığını sınırlayabilirsiniz. Sosyal medyada paylaştıklarınız konusunda ihtiyatlı olun; doğum tarihleri, çocuklarınızın okulları, tatiller ve benzeri olaylar paylaşılmamalıdır. Fotoğrafların, adresleri, araç bilgilerini vb. tespit etmek için kullanılabilecek bilgiler içerebileceğini unutmayın. Kişisel ve mesleki hayatınızı birbirine bağlayabilecek herhangi bir şey paylaşmaktan kaçının. Hesaplarınıza ek bir güvenlik katmanı eklemek için çok faktörlü kimlik doğrulama ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın. Tanımadığınız kişilerden gelen arkadaşlık veya takipçi isteklerini kabul etmeyin. Merak ediyorsanız ayrı bir kanal üzerinden onlarla iletişime geçin.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ çağında dijital ayak izinizi koruyun  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/28082026143506_61a665baae587b0622ae75a18f63dae0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/28082026143506_61a665baae587b0622ae75a18f63dae0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/28082026143506_61a665baae587b0622ae75a18f63dae0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sosyal medyada fazla paylaşım   siber suçluların işini kolaylaştırıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-sosyal-medyada-fazla-paylasim-siber-suclularin-isini-kolaylastiriyor-11425.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-sosyal-medyada-fazla-paylasim-siber-suclularin-isini-kolaylastiriyor-11425.html</link>
                    <description><![CDATA[Sosyal medya görünür, bilinir ve popüler olmanın önemli bir aracı olarak görülüyor. Teknoloji kullanımının yaygınlaşması ile birlikte her değerli ya da farklı an sosyal medyada  içerik hâline gelebiliyor. Mezuniyet törenleri, tatil planları, aile fotoğrafları, özel gün kutlamaları, konum bilgileri hatta farkında olunmadan paylaşılan özel bilgiler dijital dünyada dolaşabiliyor.  

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, kişisel bilgilerin sosyal medyada kontrolsüz paylaşılmasının kimlik hırsızlığı, dolandırıcılık ve hedefli saldırılar gibi riskleri artırdığını belirterek kullanıcıları dikkatli olmaya çağırdı.&nbsp;

Sosyal medyada paylaşılmaması önerilen içerikler&nbsp;

Kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler:&nbsp;Dolandırıcılar, dolandırmak için bir kimlik oluşturmak üzere bir araya getirebilecekleri küçük bilgi parçalarını ararlar. Bu bilgileri sizin adınıza kredi başvurusunda bulunmak veya çevrimiçi hesaplar açmak için kullanabilirler. Hesabınızı tamamen ele geçirmek için parolalarınızı veya akılda kalıcı sorularınızı kırmak için kullanabilirler. Doğum tarihiniz gibi özel &nbsp;bilgiler gizli tutulmalıdır.

Seyahat planları:&nbsp;Yaklaşan bir tatil için heyecanlı olduğunuzu belirten bir fotoğraf veya güncelleme yayımlamak kulağa oldukça zararsız gelebilir. Ancak bu, hesabınızı izleyen birine mülkünüzün o süre zarfında gözetimsiz bırakılacağı anlamına gelebilir. Tatil fotoğraflarını eve döndükten sonra yayımlamak çok daha iyidir.&nbsp;

Konum verileri:&nbsp;Konum verilerinizi mümkün olduğunca gizli tutun. Bazı sosyal medya platformları, paylaşımların konumunu otomatik olarak etiketleyebilir. Aile etkinliklerini veya arkadaşlarınızın konumlarını paylaşmak, sizin veya onların nerede yaşadığını, çalıştığını veya zaman geçirdiğini istemeden gösterebilir.

İş yeri bilgileri ve hassas kurumsal içerikler:&nbsp;Hesabınız kilitli olsa bile sosyal medya doğası gereği kamuya açıktır. Bu nedenle ayrıcalıklı bilgilerin paylaşılacağı bir yer değildir. Eğer konu iş yerinizle ilgiliyse paylaşmamanız daha da önemlidir.&nbsp;Paylaşacağınız bilgiler&nbsp;şirket güvenliğini riske atabilir, sosyal mühendislik saldırılarına kapı açabilir.

Finansal detaylar:&nbsp;Finansal bilgilerinizi gizli tutmalısınız. Kredi veya banka kartı bilgilerinizi paylaşmayın. Görüntü çok bulanık veya görülemeyecek kadar uzakta görünse bile dolandırıcılara bu görüntüyü ele geçirme ve hesabınızdaki diğer kişisel bilgilerle birleştirerek kimlik dolandırıcılığı yapma şansı vermek için yeterli olabilir.

Çocuklarınızın ve yakınlarınızın okul bilgileri, fotoğrafları:&nbsp;Kötü niyetli kişilerin hedefi hâline gelebilir. Çocukların dijital ayak izi erken yaşta oluşur.

Aile ve arkadaşların kişisel bilgileri:&nbsp;Sosyal medyada paylaşılan bilgiler genellikle kalıcıdır ve herkes kişisel bilgilerinin veya hayatlarındaki ayrıntıların çevrimiçi olarak paylaşılmasından rahatsız olabilir. Ayrıca arkadaşlarınızın ve ailenizin çevrimiçi ortamda dolandırılması riskini almak istemezsiniz. Bu nedenle onların kişisel bilgilerini kendi kişisel bilgileriniz gibi kilit altında tutun.&nbsp;

Kişisel belgelerinizin fotoğrafları:&nbsp;Uçak bileti, sağlık raporu, sınav giriş belgesi gibi üzerlerinde yer alan barkod, QR kod gibi detaylar kötüye kullanılabilir.

Paylaşmadan önce kontrol edin:&nbsp;Sosyal medya hesaplarınızın gizlilik ayarlarını düzenli olarak gözden geçirin. Paylaşımlarınızı kimlerin görebildiğini kontrol edin. Eski paylaşımlarınızı da zaman zaman gözden geçirerek artık kamuya açık olmasını istemediğiniz bilgileri kaldırabilirsiniz.&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Sosyal medyada fazla paylaşım   siber suçluların işini kolaylaştırıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 08:03:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/20082026171257_0b96a0b05b0c08b97f61f77a95df4c43.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/20082026171257_0b96a0b05b0c08b97f61f77a95df4c43.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/20082026171257_0b96a0b05b0c08b97f61f77a95df4c43.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Elektrikli araçlarda koku, duman, tıslama ve fokurdama seslerine dikkat!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-elektrikli-araclarda-koku-duman-tislama-ve-fokurdama-seslerine-dikkat-11386.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-elektrikli-araclarda-koku-duman-tislama-ve-fokurdama-seslerine-dikkat-11386.html</link>
                    <description><![CDATA[Hücre içi kısa devre, aşırı şarj, dış kısa devre ile yüksek veya düşük sıcaklıkların termal kaçağı tetikleyebileceğini belirten Şener, “Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Termal kaçak, yangının kendisi değildir. Ancak kontrol edilemeyen ısınma, yangın ve başka tehlikeli sonuçlara dönüşebilen kritik bir olaydır.” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, son günlerde gündeme gelen elektrikli araç yangınlarını değerlendirerek, lityum iyon bataryalarda yangına yol açabilen süreçlerden şarj güvenliğine, kaza sonrası alınması gereken önlemlerden sürücülerin dikkat etmesi gereken belirtilere kadar önemli uyarılarda bulundu.

“Elektrikli otomobiller artık geleceğin değil, bugünün teknolojisi”

Dünyada satılan her dört yeni otomobilden birinin elektrikli olduğunu belirten Özgür Şener, “Elektrikli otomobiller artık geleceğin teknolojisi değil, bugünün ulaşım sisteminin bir parçası. Bu hızlı dönüşüm beraberinde yeni teknolojileri, yeni kullanım alışkanlıklarını ve yeni tehlikeleri de gündemimize taşıyor. Bunlardan biri, lityum iyon bataryaların yangın potansiyeli.” ifadelerini kullandı.

Lityum iyon bataryalarda yangın nasıl başlıyor?

Elektrikli otomobillerin büyük bölümünde kullanılan lityum iyon bataryaların yüksek miktarda enerjiyi küçük bir hacimde depolayabildiğini kaydeden Özgür Şener, bu özelliğin tek başına bir yangın nedeni olmadığının altını çizdi.

Bataryanın normal çalışma koşullarının dışına çıkması durumunda tehlikeli süreçlerin başlayabileceğini ifade eden Özgür Şener, “Lityum iyon bataryalarda önemli bir güvenlik konusu olan ‘thermal runaway’, yani termal kaçak olayı, hücrenin kontrol edilemeyen bir kendi kendine ısınma durumuna girmesi olarak tanımlanıyor. Bu süreç çok yüksek sıcaklıklara, gaz çıkışına, partikül fırlamasına, dumana ve yangına neden olabiliyor. Termal kaçağın temelinde, hücre içerisinde oluşan bir arızanın veya hücreyi normal çalışma sınırlarının dışına çıkaran bir koşulun bulunması söz konusu olabilir.” diye konuştu.

Hücre içi kısa devre, aşırı şarj, dış kısa devre ile yüksek veya düşük sıcaklıkların termal kaçağı tetikleyebileceğini belirten Şener, “Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Termal kaçak, yangının kendisi değildir. Ancak kontrol edilemeyen ısınma, yangın ve başka tehlikeli sonuçlara dönüşebilen kritik bir olaydır.” dedi.

&nbsp;

Kaza, kısa devre ve üretim kusurları riski artırabiliyor

Elektrikli araçlarda yangın potansiyelini artıran tek bir nedenden söz etmenin doğru olmadığını vurgulayan Özgür Şener, özellikle mekanik hasarların önemine dikkat çekti.

“Kaza ve mekanik darbe önemli sebeplerdendir.” diyen Şener, “Özellikle batarya paketinin ezilmesi, delinmesi veya hücrelerin fiziksel olarak zarar görmesi, iç kısa devre gibi arızalara zemin hazırlayabilir. Elektriksel arızalar da önemlidir. İç veya dış kısa devre, aşırı akım ve kontrol sistemlerindeki sorunlar batarya hücresini normal çalışma koşullarının dışına çıkarabilir.” ifadelerini kullandı.

Üretim ve tasarım kusurlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Şener, bazı kusurların kullanım sırasında ortaya çıkana kadar “gizli” kalabileceğine işaret etti.

“Batarya yaşlandı, yangın riski mutlaka arttı demek doğru değil”

Bataryaların yaşlanması konusunda yanlış genellemeler yapılabildiğini belirten Şener, “Batarya yaşlandıkça mutlaka yangın çıkarma olasılığı artar şeklinde genel bir sonuç doğru değildir. Bataryanın kullanım ömrünü etkileyen çok sayıda faktör vardır. Yaşlanma, tek başına bir yangın nedeni olarak değil, bataryanın performansı ve elektriksel özelliklerinde meydana gelebilecek değişimler açısından değerlendirilmelidir.” açıklamasında bulundu.

“Aşırı sıcak ve düşük sıcaklık da bataryanın çalışma koşullarını etkileyebiliyor” diyen Şener, modern elektrikli araçlarda batarya yönetim ve termal yönetim sistemlerinin bu koşulları kontrol etmek amacıyla kullanıldığını kaydetti.

“Hızlı şarj tek başına yangının nedeni değildir”

Elektrikli araç kullanıcılarının en çok merak ettiği konulardan birinin hızlı şarj olduğuna dikkat çeken Şener, “Hızlı şarj tek başına yangının nedeni değildir. Modern elektrikli araçlarda şarj süreci batarya yönetim sistemi ve termal yönetim sistemi tarafından kontrol edilir. Asıl önemli olan, şarjın aracın tasarımı ve üreticinin belirlediği çalışma sınırları içerisinde gerçekleştirilmesidir.” dedi.

Aşırı şarjın termal kaçağı tetikleyebilecek koşullardan biri olduğunu ifade eden Şener, “Şarj cihazı ile hücre veya batarya arasındaki uyumsuzluk ya da yetersiz tasarlanmış bir batarya yönetim sistemi bu tür koşullara katkıda bulunabilir. Dolayısıyla yangın potansiyelinin kaynağını ‘hızlı şarj’ olarak tek başına tanımlamak yerine uygunsuz ekipman, arızalı sistem, hasarlı batarya veya kontrol dışı çalışma koşulları üzerinden değerlendirmek daha doğrudur.” şeklinde konuştu.

Evde şarj “sıradan bir cihazı prize takmak” gibi görülmemeli

Şarj güvenliğinde üreticinin belirlediği ve uygun standartlara göre kurulmuş ekipmanın kullanılmasının temel yaklaşım olması gerektiğini vurgulayan Şener, kullanıcıların hasarlı, ezilmiş veya aşınmış şarj kablosu ve konnektörleri kesinlikle kullanmaması gerektiğini söyledi.

Ciddi bir kazada araç veya batarya hasar gördüyse uzman değerlendirmesi yapılmadan aracın yeniden şarj edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Şener, üreticinin onaylamadığı veya güvenlik özellikleri belirsiz ekipmanların da kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Evdeki şarj altyapısının aracın ve şarj cihazının gerektirdiği elektriksel kapasiteye uygun olması gerektiğini belirten Şener, “Şarj sırasında olağandışı koku, aşırı ısınma, duman, kıvılcım veya hata uyarısı görülürse şarj işlemi güvenli şekilde sonlandırılmalı ve profesyonel yardım alınmalıdır.” uyarısında bulundu.

Şener, “Evde şarjı ‘sıradan bir elektrikli cihazı prize takmak’ şeklinde değerlendirmek yerine, yüksek güç çeken bir elektrikli araç sisteminin güvenli şekilde beslenmesi olarak görmek gerekir.” dedi.

Yangın kazadan hemen sonra çıkmayabilir

Elektrikli araç kullanıcılarının özellikle bilmesi gereken konulardan birinin kaza sonrası gecikmiş yangın ihtimali olduğuna işaret eden Şener, “Bir kaza sonrasında elektrikli araç hemen yanmayabilir. Hatta araç çalışmaya devam edebilir. Ancak bu durum yüksek voltajlı bataryanın hasarsız olduğu anlamına gelmez.” diye konuştu.&nbsp;

Fiziksel olarak hasar görmüş araç veya yüksek voltajlı bataryanın hemen ya da gecikmeli olarak toksik veya yanıcı gaz ve yangın oluşturabileceğini ifade eden Şener, hasarlı batarya hücrelerinde sıcaklık ve basıncın kontrolsüz şekilde yükselmesinin termal kaçağa, yangına ve yeniden tutuşmaya yol açabileceğini söyledi.

Şener, bataryada kalan elektrik enerjisi nedeniyle elektrik çarpması ve yeniden yangın tehlikesinin de devam edebileceğine dikkat çekerek, “Bu nedenle ciddi bir kazadan sonra ‘Araç çalışıyor, demek ki batarya güvenli’ yaklaşımı doğru değildir.” uyarısında bulundu.

Hasarlı elektrikli araçlar için yaklaşık 15 metre uyarısı

Özgür Şener, ciddi şekilde hasarlı lityum iyon bataryalı araçların bina, başka araç veya yanıcı maddelerden en az 15 metre uzakta muhafaza edilmesini önerildiğini belirtti.

Bu mesafenin yanlış yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Şener, “Bu mesafe, aktif yangın sırasında herkes için geçerli evrensel bir ‘güvenli mesafe’ olarak değil, hasarlı aracın olay sonrasında güvenli şekilde muhafaza edilmesine yönelik bir öneri olarak değerlendirilmelidir.” dedi.

Koku, duman, tıslama ve fokurdama seslerine dikkat!

Sürücülerin termal kaçağı önceden kesin biçimde teşhis etmesinin mümkün olmayabileceğini söyleyen Şener, “Olağandışı ısınma, yanık veya kimyasal koku, duman veya buhar, batarya sistemi uyarıları, şarj sırasında olağandışı davranış, kıvılcım ve batarya bölgesinden gelen tıslama, fokurdama veya benzeri sesler” görüldüğünde dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

“Elektrikli araç yangını söndürülemez demek doğru değil”

Elektrikli araç yangınlarının benzinli veya dizel araç yangınlarıyla tamamen aynı değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Şener, “Bu durum yangın sırasında farklı tehlikeler oluşturabilir: yüksek voltaj nedeniyle elektrik çarpması, termal kaçak, hücrelerin yeniden tutuşması ve batarya içerisindeki enerjinin uzun süre devam edebilmesi bunlardan bazılarıdır.” ifadesinde bulundu.

“Elektrikli araç yangını söndürülemez” şeklindeki yaklaşımın da doğru olmadığını kaydeden Şener, “Daha doğru ifade şudur: Batarya yangınında yalnızca görünen alevi söndürmek yeterli olmayabilir. Bataryanın içerisindeki hücrelerin yeniden ısınmasını önlemek ve bataryayı soğutmak gerekebilir.” diye konuştu.

Yüksek voltajlı lityum iyon batarya yangınlarında büyük ve sürekli miktarda suyla soğutma gerekebileceğini belirten Şener, yangın söndürülmüş görünse bile gecikmiş tutuşma veya yeniden tutuşma ihtimalinin devam edebileceğine dikkat çekti.

“Sürücünün görevi yangını söndürmek değil, can güvenliğini sağlamak”

Küçük ve taşınabilir klasik yangın söndürücülerin bataryanın kendisinin dahil olduğu büyük bir yangını kontrol etmek için her durumda yeterli olmayabileceğini vurgulayan Şener, “Buradaki kritik nokta şudur: Sürücü için yangın söndürme stratejisi değil, kaçış ve can güvenliği stratejisi önemlidir. Profesyonel söndürme ise eğitimli itfaiye ekiplerinin işidir.” dedi.

Batarya yangınlarında yalnızca alev değil, toksik gaz riski de var

Batarya yangınlarında duman ve gazların da ciddi tehlike oluşturduğunu belirten Şener, termal kaçak ve yangın sırasında açığa çıkan gazlar ile yanma ürünlerinin toksik ve/veya yanıcı olabileceğini ifade etti.

Araçta bulunanların ve çevredeki kişilerin dumanı solumaması, araca gereksiz şekilde yaklaşmaması, yüksek voltaj kablolarına veya batarya paketine dokunmaması gerektiğini vurgulayan Şener, yangına kişisel olarak müdahale edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Şener ayrıca, acil müdahale ekiplerine aracın elektrikli veya hibrit olduğunun mutlaka bildirilmesi gerektiğini söyledi.

“Amaç elektrikli araçları tehlikeli ilan etmek değil”

Elektrikli araç teknolojilerindeki dönüşümün yeni bir risk yönetimi anlayışını da beraberinde getirdiğini ifade eden Özgür Şener, “Burada amacımız elektrikli araçları ‘tehlikeli’ ilan etmek de olmamalı, teknolojinin oluşturduğu tehlikeleri görmezden gelmek de. Önemli olan; tehlikeyi tanımak, yangın potansiyelini artırabilecek koşulları bilmek, kaza sonrasında gecikmiş olay ihtimalini dikkate almak, şarj güvenliğini sağlamak ve doğru müdahale davranışını geliştirmektir.” dedi.

İş sağlığı ve güvenliğinin temel yaklaşımının yol ve trafik güvenliğinde de geçerli olduğunu kaydeden Şener, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tehlikeyi meydana geldikten sonra kontrol etmek yerine, önceden tanımlamak ve riski gerçekleşmeden yönetmek. Elektrikli araçlarda güvenli gelecek yalnızca daha büyük bataryalar ve daha hızlı şarj sistemleriyle değil; güvenli tasarım, doğru şarj altyapısı, bilinçli kullanıcı, eğitimli müdahale ekipleri ve güçlü bir güvenlik kültürüyle mümkün olacaktır.”&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Elektrikli araçlarda koku, duman, tıslama ve fokurdama seslerine dikkat! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/18082026174821_3b7444f43e5133ea83f001c2301e51c1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/18082026174821_3b7444f43e5133ea83f001c2301e51c1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/18082026174821_3b7444f43e5133ea83f001c2301e51c1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rusya'da Telegram ve Google'a 26 milyon ruble para cezası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-rusyada-telegram-ve-googlea-26-milyon-ruble-para-cezasi-11240.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-rusyada-telegram-ve-googlea-26-milyon-ruble-para-cezasi-11240.html</link>
                    <description><![CDATA[Moskova'daki mahkeme, yasaklı içeriklerin kaldırılmadığı gerekçesiyle Telegram ve Google'a toplam 26 milyon ruble para cezası verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Rusya'nın başkenti Moskova'da bulunan Taganskiy Bölge Mahkemesi, Telegram ve Google hakkında açılan davalara ilişkin kararını açıkladı.

Mahkeme, platformlarda yer alan yasaklı içeriklerin kaldırılmaması nedeniyle Telegram'a 18,4 milyon, Google'a ise 7,6 milyon ruble para cezası uygulanmasına hükmetti.

Rusya'da daha önce de Google ve Telegram'ın yanı sıra Instagram, YouTube, X ve TikTok gibi yabancı platformlara, yasaklı içeriklerin kaldırılmaması ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gerekçeleriyle çeşitli para cezaları verilmişti.

Telegram'a ülkede ayrıca erişim engeli uygulanıyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Rusya'da Telegram ve Google'a 26 milyon ruble para cezası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12082026163629_04e0f9101dcce42a9be5300ce5307e35.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12082026163629_04e0f9101dcce42a9be5300ce5307e35.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12082026163629_04e0f9101dcce42a9be5300ce5307e35.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ öğretmenler   çocuklar için ne kadar güvenli?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli-11232.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-ogretmenler-cocuklar-icin-ne-kadar-guvenli-11232.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekâ, sağlık hizmetlerinden pazarlamaya kadar çok çeşitli sektörlerde devrim yaratıyor. Eğitimde bu alanlardan bir tanesi. Yapay zekâ destekli ders uygulamaları hızla yaygınlaşıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 -&nbsp; Öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme fırsatı sunan bu araçlar, aynı zamanda güvenlik, gizlilik ve çocukların bilişsel gelişimi açısından yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, yapay zekâ öğretmenleri mercek altına aldı. Güvenlik ile ilgili önerilerini ve uyarılarını paylaştı.

Yapay zekâ özel ders pazarı hızla büyüyor

Yapay zekâ destekli özel ders araçları pazarı hızla büyüyor. Bir tahmine göre, bu pazarın 2025 ile 2033 yılları arasında yaklaşık 2 milyar dolardan 17,7 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. İngiliz hükümeti, eğitim teknolojisi ve yapay zekâ şirketlerini çoktan sınıflar için araçlar tasarlamaya davet etti. Hükümet, yapay zekânın özel öğretmen tutacak maddi imkânı olmayan ailelere yardımcı olabileceğini belirterek, 450 bin kadar dezavantajlı öğrencinin bundan faydalanabileceğini iddia ediyor.&nbsp;

Pazar hızla olgunlaşıyor. Günümüzde satın alabileceğiniz ve kullanabileceğiniz çeşitli türlerde yapay zekâ özel öğretmen araçları bulabilirsiniz. “Yapay zekâ özel öğretmeni” terimi, oldukça geniş bir ürün yelpazesine uygulanıyor. Bazıları eğitim etiketi taşıyan genel amaçlı sohbet robotlarından biraz daha fazlası iken diğerleri müfredat etrafında yapılandırılmış öğrenme sistemleridir. Piyasada basit sohbet robotlarından müfredata göre çalışan Akıllı Özel Ders Sistemlerine (ITS) kadar farklı çözümler bulunuyor. En gelişmiş sistemler öğrenciye doğrudan cevabı vermek yerine ipuçlarıyla öğrenmeyi destekliyor ve uygunsuz içerik riskini azaltıyor.

&nbsp;

Yapay zekâ öğretmenler gerçekten işe yarıyor mu?

Bunların işe yarayıp yaramadığı konusunda henüz kesin bir karar verilmemiştir. Kanıtlar bazı yönlerden umut vericidir ancak yapay zekâ öğretmenlerin her ortamda öğrenmeyi iyileştireceği yönündeki genel iddiaları desteklemiyor gibi görünmektedir. Bazen bu teknoloji durumu daha da kötüleştirebilir. İngiltere’de yakın zamanda yapılan bir çalışmada, öğretmenlerin üçte ikisi, yapay zekâ kullanımına bağlı olarak öğrencilerde yazma ve problem çözme becerilerinde bir düşüş gözlemlediklerini belirtti. Ayrı bir çalışma ise “sık yapay zekâ aracı kullanımı ile eleştirel düşünme becerileri arasında önemli bir negatif korelasyon” olduğunu ortaya koyuyor. Çalışma, çocuklara özel ders vermek amacıyla yapay zekâ kullanımının “kullanıcıların derin ve yansıtıcı düşünme süreçlerine katılımını istemeden azaltabileceğini” belirtiyor. Bu, çocukları yapay zekâ araçlarını kullanmaya teşvik etmenin getirdiği en büyük gelişimsel risklerden biridir. Yapay zekâ bir cevabı çok hızlı veriyorsa ya da en azından süreci öğrenen için çok kolaylaştırıyorsa çocuklarda uzun vadede zararlı olabilecek bir bilişsel tembellik gelişebilir.

&nbsp;

Başka potansiyel psikososyal riskler de bulunmaktadır. Çocuklar, kendinden emin konuşan yapay zekâ öğretmenlere aşırı güven duymaya başlayabilir ve yetişkinlere kıyasla halüsinasyonlara daha kolay kanabilirler. Hatta onları adeta arkadaşlarıymış gibi görmeye başlayabilirler; bu da akran gruplarıyla kurdukları duygusal bağları zayıflatabilir. Yapay zekâ ayrıca birçok açıdan yetersiz bir öğretmendir. Bir sorunun “cevabını” biliyor olabilir ancak öğrenme deneyiminden dolayı hayal kırıklığına uğramış bir çocuğu idare etme becerisinden yoksun olabilir. Bir insan öğretmenin empati ve sosyal becerilerini bir makinenin taklit etmesi imkânsız olmasa da çok zordur.

Yapay zekâ güvenlik ve gizlilik riskleri&nbsp;

Kısıtlamasız sohbet robotları ve benzeri araçları kullananlar için sohbetlerin yaşa uygun olmayan konulara sapma riski bulunuyor. Bir yapay zekâ öğretmen, bir çocuğun cevaplarından çok daha fazlasını toplayabilir. Ürüne bağlı olarak, sorular, okul ödevleri, performans verileri, ilgi alanları, hesap bilgileri, cihaz tanımlayıcıları ve ses kayıtlarını saklayabilir. Model ile paylaşılan her şey, eğitim amaçlı kullanılabilir ve muhtemelen diğer kullanıcılara sızabilir. Ayrıca reklamverenler ve diğer üçüncü taraflarla da paylaşılabilir. Bu durum sadece bir gizlilik riski oluşturmakla kalmaz; model sağlayıcısının veya çocuğunuzun verilerini elinde bulunduran güvenilir üçüncü taraflardan birinin güvenlik ihlali yaşaması hâlinde tam anlamıyla bir güvenlik sorununa dönüşebilir. Sesle etkinleştirilen bir araç söz konusuysa sağlayıcı çocuğunuzun biyometrik verilerine sahip olacaktır ve hackerlar bu verileri çocuğunuzun kimliğiyle ilişkilendirebilirlerse bu veriler son derece değerli hâle gelebilir.

Ebeveynler için bazı önlemler&nbsp;

Ebeveynlerin dikkate alması gereken pek çok husus var. Çocuklarınızın özel ders almalarına yardımcı olması amacıyla bir yapay zekâ aracını kullanmalarını istiyorsanız öncelikle basit bir yardımcı ile özel bir ITS arasındaki farkı anlamalısınız. Basit cevaplar vermek yerine, çocuğunuzun öğrenme yolculuğuna rehberlik edecek araçlar tercih etmelisiniz.&nbsp;

Ayrıca şunları da göz önünde bulundurun:

Veri koruma düzenlemelerine uygun araçlar; bu, çocuğunuzun verilerini altta yatan yapay zekâ motoruyla paylaşmayacakları anlamına gelir.&nbsp; Çocuğunuzun okulu tarafından onaylanmış veya eğitimsel kanıtlarla desteklenen bir araç tercih edin. Gizlilik bilgilerini, özellikle model eğitimi, veri saklama, reklamcılık ve üçüncü taraf sağlayıcılarla ilgili kısımları okuyun. Aracı çocuğunuzla birlikte kullanın. Yapay zekâ ne kadar iyi olursa olsun, çocuğunuz muhtemelen bir insanla birlikte öğrenmekten daha fazla fayda sağlayacaktır. Çocuklarınıza, yapay zekâyla asla kişisel bilgilerini paylaşmamalarını öğretin. Bu, ileride yapay zekâ kullanırken onlara çok fayda sağlayacaktır. Çocuklarınızla konuşarak yapay zekâ hakkında ne düşündüklerini öğrenin ve yapay zekânın hissetme veya duygu gösterme yeteneği olmadığını anladıklarından emin olun. Öğretmenin yanlış olsa bile kendinden emin konuşabileceğini açıklayın. Önemli cevaplar, öğretmenlerle görüşülerek veya ders kitapları ya da diğer güvenilir kaynaklarla karşılaştırılarak doğrulanmalıdır. Varsa yaşa uygun ayarları etkinleştirin. Ekran süresini sınırladığınız gibi, günlük “Yapay zekâ süresini” de sınırlayın. Çocuğunuzun komut geçmişini kontrol ederek, aracı doğru ve güvenli bir şekilde kullandığından emin olun.

Teknoloji hızla gelişmekte ve pazara sürekli yeni ürünler sunulmaktadır. Dolayısıyla yapay zekâ öğretmenlerini denemek istiyorsanız piyasada neler olduğunu takip etmeyi ihmal etmeyin. Ayrıca bunun eski usul çevrim dışı öğrenmenin yerini tutamayabileceğini unutmayın.

Bilgi için:

https://antivirus.com.tr/yapay-zeka-ogretmenler-cocuklariniz-icin-guvenli-mi/

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ öğretmenler   çocuklar için ne kadar güvenli? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 06:48:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/11082026213904_2552e63a4bd29cfbb9182357296c1a25.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/11082026213904_2552e63a4bd29cfbb9182357296c1a25.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/11082026213904_2552e63a4bd29cfbb9182357296c1a25.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ekran süresi arttıkça çocuklar güçsüzleşiyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ekran-suresi-arttikca-cocuklar-gucsuzlesiyor-11221.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ekran-suresi-arttikca-cocuklar-gucsuzlesiyor-11221.html</link>
                    <description><![CDATA[Dijital araçların günlük hayatta giderek daha fazla yer kapladığını belirten uzmanlar, bu durumun çocukların aktif oyun ve açık hava etkinliklerine ayırdığı zamanı azalttığını söylüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, ekran kullanımının artmasıyla çocukların daha az hareket etmesinin fiziksel, motor, bilişsel ve sosyal gelişimleri üzerindeki olası etkileri ve ailelerin çocukları aktif oyuna teşvik etmek için yapabilecekleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Aktif oyunlar çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimini destekliyor! 

Tablet, telefon ve bilgisayar gibi dijital araçların çocukların günlük yaşamında giderek daha fazla yer kapladığına dikkat çeken Emrullah Harun Kaya, “Aktif oyun ve açık hava etkinliklerine ayrılan zaman azaldı. Önceki nesillerin günlük yaşamında önemli bir yer tutan sokak oyunları, koşma, tırmanma, bisiklete binme ve arkadaşlarla hareketli oyunlar, günümüzde birçok çocuk için ekran temelli etkinliklerle yer değiştirdi.” dedi.

Çocukların daha az hareket etmesinin yalnızca fiziksel kondisyonu değil; motor becerileri, sosyal ilişkileri, problem çözme yetenekleri, özgüvenleri ve günlük yaşam aktivitelerine bağımsız katılımları üzerinde de etkili olabileceğini ifade eden Kaya, “Hareket çocuk gelişiminin temel taşlarından biridir. Çocuklar hareket ederek öğrenir, oynayarak gelişir. Hareket sırasında bedenlerini tanır, çevreleriyle ilişki kurar, karşılaştıkları sorunlara çözüm üretir ve yeni beceriler kazanırlar. Aktif oyunlar çocukların kas kuvvetini ve dayanıklılığını geliştirirken denge, koordinasyon, dikkat, planlama ve sosyal iletişim becerilerine de önemli katkılar sağlar.” diye konuştu.

Yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, denge ve koordinasyon sorunları görülebilir!

Çocukların fiziksel olarak gelişebilmeleri için düzenli ve çeşitli hareket deneyimlerine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Kaya, “Yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik, denge ve koordinasyon alanlarında güçlükler görülebilir.” dedi.

Hareketsiz yaşamın çocukların yorulma süresini de etkileyebileceğini aktaran Kaya, “Günlük hareket miktarı azalan çocuklar koşarken, merdiven çıkarken, uzun süre ayakta kalırken veya yaşıtlarıyla oyun oynarken daha çabuk yorulabilir. Top yakalama, tek ayak üzerinde durma, sıçrama, seksek oynama ve bisiklete binme gibi becerilerde zorlanabilirler.” ifadelerini kullandı.

Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında günlük yaşam becerilerinde de zorlanabilir!

Motor becerilerin yalnızca spor yaparken ihtiyaç duyulan yetenekler olmadığını kaydeden Kaya, “Çocuğun okul ve ev yaşamındaki birçok etkinlikte bedenini etkili biçimde kullanması gerekir.” dedi.

Kaya, şöyle devam etti:

“Çantayı taşımak, sırada dengeli oturmak, kalem kullanmak, kıyafet giymek, ayakkabı bağlamak, yemek yemek, oyuncakları toplamak ve oyun alanında arkadaşlarına katılmak gibi günlük aktiviteler motor becerilerle ilişkili. Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında yalnızca koşma veya zıplama sırasında değil, günlük yaşam becerilerinde de zorlanabilir.

Ayrıca çocuklar oyun sırasında sürekli karar verir ve çözüm üretir. Bir engelin üzerinden nasıl geçeceğini düşünmek, topun nereye gideceğini tahmin etmek, düşmeden dengede kalmaya çalışmak veya arkadaşlarıyla bir oyunun kurallarını oluşturmak bilişsel süreçleri harekete geçirir.”

Ergoterapide amaç yalnızca çocuğun kaslarını güçlendirmek değil!

Ergoterapinin çocukların fiziksel, bilişsel, duyusal, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını birlikte ele aldığını hatırlatan Kaya, “Çalışmalar çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, ilgi alanlarına ve günlük yaşamda zorlandığı aktivitelere göre planlanır.” dedi.

Ergoterapide amacın yalnızca çocuğun kaslarını güçlendirmek olmadığına değinen Kaya, “Çocuğun arkadaşlarıyla rahatça oyun oynayabilmesi, okul etkinliklerine katılabilmesi, günlük yaşam becerilerini mümkün olduğunca bağımsız yapabilmesi ve kendisini yeterli hissedebilmesi hedeflenir. Oyun ve hareket, çocuğun gelişimini destekleyen en önemli araçlar arasında yer alır.” açıklamasını yaptı.

Çocuğun günlük yaşam becerilerini zor gerçekleştirmesi değerlendirme gerektirebilir!

Çocukların gelişim özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu ifade eden Kaya, “Bazı çocuklar hareketli oyunlara kolaylıkla katılırken bazıları denge, koordinasyon, motor planlama veya duyusal işlemleme alanlarında desteğe ihtiyaç duyabilir.” dedi. 

Çocuğun sürekli düşmesi, merdiven çıkmakta zorlanması, top oyunlarından kaçınması, çabuk yorulması, kalem kullanımında güçlük yaşaması veya günlük yaşam becerilerini yaşıtlarına göre daha zor gerçekleştirmesi durumunda gelişimsel değerlendirme yapılabileceğini belirten Kaya, erken dönemde sunulan desteğin çocuğun katılımını ve özgüvenini artırabileceğini söyledi.

Aileler her gün çocuklarıyla birlikte aktif oyun zamanı planlamalı!

Ailelerin evde bulunan malzemelerle çocukları hareket etmeye teşvik edebileceğini aktaran Kaya, “Yastık, minder ve güvenli mobilyalar kullanılarak mini engel parkurları hazırlanabilir. Çocuğun minderlerin üzerinden geçmesi, belirlenen çizgide yürümesi, sandalyelerin çevresinden dolaşması veya güvenli bir hedefe doğru emeklemesi gibi oyunlar denge, koordinasyon ve motor planlama becerilerini destekleyebilir. Parkurun çocuğun yaşına uygun hazırlanması ve mutlaka yetişkin gözetiminde kullanılması gerekir.” dedi.

Müzik eşliğinde dans etmenin de çocukların ritim, koordinasyon ve beden farkındalığını desteklediğini aktaran Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aileler her gün çocuklarıyla birlikte aktif oyun zamanı planlamalı. Çocuğun yaşı, sağlık durumu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yaklaşık 30 ila 60 dakikalık hareketli oyun zamanları oluşturulmalı. Aktif oyun zamanı yalnızca çocuğun hareket ettiği, yetişkinlerin ekrana baktığı bir zaman olmamalı. Ebeveyn de oyuna katıldığında çocuğun motivasyonu, iletişimi ve oyundan aldığı keyif artar.

Aileler çocuklarını yaşıtlarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişimleri üzerinden değerlendirmeli. Her çocuk aynı hızda koşmak veya aynı yükseklikte zıplamak zorunda değildir. Çocuğun çabasını fark etmek ve küçük gelişimleri desteklemek önemlidir. ‘Arkadaşın senden daha hızlı’ demek yerine, ‘bugün daha uzun süre oynadın’ veya ‘topu yakalamak için çok güzel denedin’ gibi ifadeler kullanılabilir. Amaç çocuğun hareketten keyif alması ve kendisini güvende hissetmesidir.” (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Ekran süresi arttıkça çocuklar güçsüzleşiyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:32:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10082026221029_4e79662785cbd172863beace3a950519.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10082026221029_4e79662785cbd172863beace3a950519.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10082026221029_4e79662785cbd172863beace3a950519.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İnternet şikayetlerinde son dört yılın zirvesi:   78 bin 610 şikayet]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-internet-sikayetlerinde-son-dort-yilin-zirvesi-78-bin-610-sikayet-11213.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-internet-sikayetlerinde-son-dort-yilin-zirvesi-78-bin-610-sikayet-11213.html</link>
                    <description><![CDATA[Şikayetvar verilerine göre internet servis sağlayıcılarına yönelik şikayetler, 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 67 bin 642’den 78 bin 610’a yükseldi. Temmuz ayında 14 bin 498 şikayet kaydedilirken, şikayet sayısı bir önceki aya göre yüzde 36 arttı. Günlerce süren internet kesintileri en çok şikayet edilen konu oldu. 

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - İnternet servis sağlayıcılarına yönelik tüketici şikayetlerinde dikkat çekici bir artış yaşandı. Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre&nbsp;2025 ve 2026’nın ilk yedi aylık dönemleri karşılaştırıldığında&nbsp;kategoriye ilişkin şikayet sayısı 67 bin 642’den 78 bin 610’a çıktı. Böylece internet servis sağlayıcılarına yönelik şikayetler yüzde 16 artarken, platforma iletilen şikayet sayısındaki yükseliş 10 bin 968 olarak kaydedildi.

Temmuzda şikayetler yüzde 36 arttı

Aylık veriler, şikayetlerin özellikle temmuz ayında hızla yükseldiğini ortaya koydu. Haziran 2026’da 10 bin 656 olan şikayet sayısı, temmuz ayında yüzde 36 artarak 14 bin 498’e ulaştı. Temmuz, aynı zamanda 2026’nın şu ana kadar en fazla şikayet kaydedilen ayı oldu. Ocak ayında 13 bin 420 olan şikayet sayısı, sonraki aylarda gerilerken hazirandan itibaren yeniden yükselişe geçti.

Bir haftada 3 bin 448 şikayet

Haftalık verilerde de artış görüldü. 2026’nın 31’inci haftasında internet servis sağlayıcılarına yönelik 3 bin 448 şikayet kaydedildi. Şikayet sayısı bir önceki haftaya göre yüzde 11 yükseldi.

&nbsp;Son dört yılın en yüksek seviyesi

Şikayetvar verilerine göre internet servis sağlayıcılarına yönelik şikayet sayısı aynı dönemler itibarıyla 2023’te 49 bin 864, 2024’te 71 bin 34, 2025’te 67 bin 642 ve 2026’da 78 bin 610 olarak gerçekleşti. Böylece 2026’daki şikayet sayısı son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, 2023’ün aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 58 arttı.

İnternet servis sağlayıcılarıyla ilgili en çok şikayet edilen konular:

Günlerce süren internet kesintileri Vaat edilen internet hızının sağlanmaması Sürekli kopma, dalgalanma ve yüksek ping Arıza kayıtlarının çözümsüz kapatılması Müşteri hizmetlerine ulaşılamaması Fiber altyapı ve port yetersizliği Kurulum ve aktivasyon gecikmeleri Nakil ve adres değişikliği sorunları Hatalı veya yüksek faturalar Taahhüt, iptal ve cayma bedeli sorunları

&nbsp;Konuyla ilgili platforma ulaşan şikayetlerden bazılarıysa şöyle:&nbsp;

“İstanbul Bahçelievler’deki ev internetimde tamamen kesinti yaşıyorum. Günlerdir bağlantı olmadığı için hem günlük işlerim hem de çalışmalarım aksıyor. Müşteri hizmetleriyle defalarca görüşmeme rağmen yalnızca ekiplerin çalıştığı bilgisi veriliyor, ancak sorun hala çözülmedi. Kesintinin acilen giderilmesini, gerekli altyapı ve port kontrollerinin yapılmasını ve kullanamadığım dönem için faturada düzenleme yapılmasını talep ediyorum.”

“50 Mbps hızında internet hizmeti almama rağmen uzun süredir ciddi hız düşüşleri ve sık sık bağlantı kopmaları yaşıyorum. İstenen hız testlerini iletmeme rağmen kalıcı bir çözüm sunulmadı. 31 Temmuz’dan bu yana ise internet bağlantım tamamen kesildi. Sistem kayıtlarında bağlantı başarılı görünse de dijital onarım raporunda performans sorunu bulunduğu belirtiliyor. Buna rağmen geri dönüş alamıyor ve destek birimlerine sağlıklı şekilde ulaşamıyorum. Bağlantı ve hız sorununun kalıcı olarak giderilmesini, hizmetin taahhüt edilen şekilde sunulmasını; sorun çözülemiyorsa aboneliğimin cezasız ve sorunsuz biçimde iptal edilmesini talep ediyorum.”

“Müşteri hizmetlerine günün hangi saatinde ulaşmaya çalışsam temsilciye bağlanamıyor, dakikalarca bekleme müziği dinlemek zorunda kalıyorum. Canlı desteğe ulaşamadığım için teknik sorunlarımı da bildiremiyor ve ciddi zaman kaybı yaşıyorum. Müşteri hizmetlerinin makul sürede ulaşılabilir hale getirilmesini ve destek hattında gerekli iyileştirmelerin yapılmasını talep ediyorum.”

“İnternet hizmetimi farklı bir şehre nakletmeden önce altyapının uygun olduğu bilgisi verildi ancak taşındıktan sonra hizmet sağlanamadı. Yaklaşık bir yıl boyunca başka bir firmadan internet kullanırken, kullanamadığım mevcut hizmet için de fatura ödemeye devam ettim.

"Daha sonraki taşınmamda ise altyapı yoğunluğu nedeniyle hizmet verilemeyeceği ve ücretsiz cayma hakkım olduğu söylendi. Ancak müdürlüğe başvurduğumda bu kez altyapının uygun olduğu belirtilerek ücretsiz cayma talebim reddedildi. Müşteri hizmetlerinden verilen çelişkili bilgiler nedeniyle mağdur oldum. Görüşme kayıtlarının incelenmesini, kullanmadığım hizmete ilişkin faturaların iptal edilmesini ve ücretsiz cayma hakkımın tanınmasını talep ediyorum.”

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[İnternet şikayetlerinde son dört yılın zirvesi:   78 bin 610 şikayet - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10082026161927_07f26954251c44b0a7809ae39951a877.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10082026161927_07f26954251c44b0a7809ae39951a877.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/10082026161927_07f26954251c44b0a7809ae39951a877.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-genc-girisimcilere-yeni-kapilar-aciyor-11167.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-genc-girisimcilere-yeni-kapilar-aciyor-11167.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekâ teknolojileri, son yıllarda iş dünyasından eğitime, üretimden girişimciliğe kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm oluşturuyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki çalışmalar hız kazanırken, gençlerin teknolojiye olan ilgisi de dikkat çekiyor. 15-34 yaş aralığında yaklaşık 27 milyon genç nüfusa sahip olan Türkiye'nin, teknoloji ve girişimcilik alanında önemli bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor.

Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda gençler için yeni fırsatlar oluşturan önemli bir dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Yapay zekânın günümüzde birçok sektörde etkisini artırdığını belirten Yılmaz, "Dünyanın en büyük şirketlerinden küçük girişimlere kadar birçok kurum, yapay zekâ destekli çözümlerle daha hızlı ve verimli çalışmanın yollarını arıyor. Gençlerimiz için de önemli fırsatlar ortaya çıkıyor." dedi.

Teknolojinin girişimcilik anlayışını değiştirdiğini vurgulayan Yılmaz, geçmişte büyük ekipler ve yüksek maliyetler gerektiren işlerin bugün daha küçük ekiplerle ve dijital imkânlarla küresel ölçekte geliştirilebildiğini söyledi.

"GENÇLER TEKNOLOJİYİ TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN TARAFTA OLMALI"

Yapay zekânın yalnızca yazılım alanında değil; mimarlık, mühendislik, finans, iletişim gibi birçok sektörde çalışan profesyoneller için de önemli bir araç haline geldiğini belirten Yılmaz, gençlerin dijital becerilerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, "Kendini geliştiren, yabancı dil öğrenen, dijital becerilerini artıran ve yeniliklere açık olan gençler geleceğin dünyasında daha güçlü bir konuma sahip olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin en büyük avantajlarından birinin genç ve dinamik nüfusu olduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin eğitim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemiyle desteklenmesi halinde önemli başarı hikâyelerinin ortaya çıkabileceğini söyledi. Yapay zekânın insanın yerini alan bir teknoloji olarak değil, insan üretkenliğini artıran bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Geleceği şekillendirecek olanlar, bu dönüşümü takip eden değil, yön veren gençler olacaktır." dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07082026223023_8bb26921bc15a3a88a94560ab1943b4a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07082026223023_8bb26921bc15a3a88a94560ab1943b4a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07082026223023_8bb26921bc15a3a88a94560ab1943b4a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dünyanın en ince ve en güçlü katlanabilir  amiral gemisi HONOR Magic V6 Türkiye'de]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-dunyanin-en-ince-ve-en-guclu-katlanabilir-amiral-gemisi-honor-magic-v6-turkiyede-11158.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-dunyanin-en-ince-ve-en-guclu-katlanabilir-amiral-gemisi-honor-magic-v6-turkiyede-11158.html</link>
                    <description><![CDATA[HONOR, katlanabilir telefon ailesinin en yeni üyesi HONOR Magic V6’yı Türkiye’de satışa sundu. Dünyanın en ince ve en güçlü katlanabilir amiral gemisi olan Magic V6, incelik, dayanıklılık, performans ve yapay zekâ özelliklerini tek bir cihazda buluşturuyor. 

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - HONOR Magic V6’nın Türkiye lansmanıyla birlikte HONOR Türkiye Resmi Online Mağazası da kullanıcılara sunuldu. Akıllı telefonlardan tabletlere, giyilebilir teknolojilerden ses ürünleri ve aksesuarlara uzanan HONOR ekosistemi, markanın resmi satış kanalı üzerinden doğrudan kullanıcıların erişimine açıldı.

Katlanabilir telefonda yeni dönem

Katlanabilir telefonları yalnızca premium bir teknoloji ürünü olmaktan çıkararak günlük yaşamın ve mobil üretkenliğin merkezine taşıyan HONOR, Magic V6 ile incelik ve güç arasındaki sınırları yeniden tanımlıyor. Snow White renk seçeneğinde açıldığında 4 mm, katlandığında ise yalnızca 8,75 mm inceliğe ulaşan HONOR Magic V6, 219 gramlık ağırlığıyla standart amiral gemisi telefonlara yakın bir kullanım deneyimi sunuyor. Diğer renk seçeneklerinde ise cihaz 9 mm inceliğe ve 224 gram ağırlığa sahip.

İnce gövdede 6.660 mAh batarya

HONOR Magic V6’nın ince tasarımının arkasında yeni nesil HONOR Silikon-Karbon Blade Batarya teknolojisi yer alıyor. 6.660 mAh kapasiteli batarya gün boyu süren kullanım için güçlü bir performans sunarken, 80W kablolu ve 66W kablosuz şarj desteğiyle tamamlanıyor.

Magic V6, 3 nm üretim sürecine sahip Snapdragon 8 Elite Gen 5 mobil platformundan güç alıyor. Türkiye’de 16 GB RAM ve 512 GB depolama kapasitesiyle satışa sunulan Magic V6, standart amiral gemisi telefonlarla aynı seviyede performansı geniş ekranlı katlanabilir formda kullanıcılarla buluşturuyor.

80 kg yüke dayanan menteşe

HONOR Magic V6’nın 7,95 inçlik LTPO AMOLED iç ekranı; 120 Hz yenileme hızı, 5.000 nit tepe parlaklığı ve 4.320 Hz PWM karartma teknolojisi sunuyor. 6,52 inçlik dış ekran ise 120 Hz yenileme hızı ve 6.000 nit tepe parlaklığıyla günlük kullanımda güçlü bir görüntüleme deneyimi sağlıyor.

Önceki nesle göre yüzde 44 azaltılan katlanma izi, ekran yüzeyinde daha düz ve kesintisiz bir görünüm oluşturuyor. 500 bin katlamaya kadar gerçekleştirilen dayanıklılık testleri uzun süreli kullanım performansını desteklerken, yeni nesil Super Steel menteşe tasarımı çentik tarafında 80 kilograma kadar yüke dayanabiliyor.

HONOR Magic V6, IP68 ve IP69 su ve toz dayanıklılığı standartlarını birlikte sunarak katlanabilir telefonlarda dayanıklılık iddiasını ileri taşıyor. Yeni nesil HONOR Çizilmeye Dayanıklı NanoCrystal Shield teknolojisi de dış ekranı düşmelere ve çizilmelere karşı koruyor.

Yapay zeka geniş ekranla buluşuyor

MagicOS 10 ve Android 16 ile gelen HONOR Magic V6, geniş ekran deneyimini gelişmiş yapay zekâ araçlarıyla birleştiriyor. Gemini 3.0 entegrasyonuna sahip ilk katlanabilir telefon olan cihaz; çeviri, özetleme, not alma, toplantı tutanağı oluşturma, yazım desteği ve içerik düzenleme gibi günlük işlemleri hızlandırıyor.

AI Image to Video 2.0, AI Eraser, AI Outpainting, Magic Color ve AI Photo Agent gibi üretken yapay zekâ destekli düzenleme araçları, kullanıcıların içeriklerini doğrudan telefon üzerinden geliştirmesine imkân tanıyor. Yapay zekâ destekli ses klonlama ve deepfake algılama özellikleri ise dijital güvenlik konusunda ek bir koruma katmanı oluşturuyor.

Profesyonel seviyede kamera sistemi

HONOR Magic V6’nın arka kamera sisteminde 50 MP ana kamera, 50 MP ultra geniş açılı kamera ve 3 kata kadar optik yakınlaştırma sunan 64 MP telefoto kamera yer alıyor. İç ve dış ekranlarda bulunan 20 MP ön kameralar, görüntülü görüşmeler ve içerik üretimi için her iki kullanım biçiminde de yüksek görüntü kalitesi sağlıyor.

Lansmana özel fırsatlar

HONOR Magic V6 lansmana özel olarak&nbsp;129.999 TL yerine&nbsp;indirim ve takas kampanyasıyla 114.999 TL’den satışa sunuluyor. &nbsp;Magic V6 siparişlerine ayrıca HONOR SuperCharge 100W güç adaptörü hediye ediliyor.&nbsp;

HONOR Türkiye Resmî Online Mağazası’nda 20.000 TL ve üzerindeki alışverişlerde ise 16 Ağustos’a kadar HONOR Earbuds A Pro hediye ediliyor. Kampanyalar stoklarla ve ilgili kampanya koşullarıyla sınırlı olarak sunuluyor.

HONOR Türkiye online satış kanalı açıldı

HONOR Magic V6’nın Türkiye lansmanıyla birlikte HONOR Türkiye Resmi Online Mağazası da 6 Ağustos itibarıyla hizmet vermeye başladı. Yeni online satış kanalı HONOR’un akıllı telefon, tablet, giyilebilir teknoloji, ses ürünü ve aksesuarlarını tek bir dijital çatı altında bir araya getiriyor.

Kullanıcılar mağaza üzerinden güncel HONOR ürünlerini inceleyebiliyor, ihtiyaçlarına uygun cihazları karşılaştırabiliyor ve alışverişlerini doğrudan markanın resmi satış kanalından tamamlayabiliyor. Yeni ürünler, lansman dönemlerine özel fırsatlar ve Türkiye’ye özel kampanyalar da aynı platform üzerinden takip edilebiliyor.

Tüm siparişlerde ücretsiz kargo, 14 gün içinde ücretsiz iade, cihazlara göre değişen iki yıla varan garanti ve canlı destek gibi hizmetler, satın alma öncesinden satış sonrasına kadar alışveriş deneyiminin farklı adımlarını aynı noktada buluşturuyor.

Ekosistem yeni ürünlerle büyüyor

HONOR Magic V6 ile aynı gün HONOR’un farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik yeni ekosistem ürünleri de Türkiye’de satışa sunuluyor. Geniş ekran deneyimini üretkenlik olanaklarıyla birleştiren HONOR Pad 20; konum takibi ve aile içi iletişim özellikleriyle çocukların güvenliğini destekleyen HONOR CHOICE Kids Watch Plus; 13 inçlik ekranıyla eğlence ve günlük çalışma için geniş bir alan sunan HONOR Pad X9b Max; gelişmiş sağlık ve egzersiz takibi özellikleriyle öne çıkan HONOR Watch 6 ve konforlu kulak üstü tasarımıyla sürükleyici bir ses deneyimi sunan HONOR CHOICE Headphones Max, HONOR’un Türkiye’de giderek büyüyen ürün ekosistemini tamamlıyor. Kullanıcılar yeni ürünlerin tamamına HONOR Türkiye Resmî Online Mağazası üzerinden ulaşabiliyor.

35 güne varan pil ömrü: HONOR Watch 6&nbsp;

HONOR’un yeni nesil akıllı saati HONOR Watch 6, 980 mAh kapasiteli bataryasıyla 35 güne varan pil ömrü sunarak uzun süreli kullanım deneyimini ileri taşıyor. 3.000 nit tepe parlaklığa ulaşan 1,46 inçlik ekranı güneş ışığı altında yüksek görünürlük sağlarken; çift bantlı GPS, 120’nin üzerinde spor modu, profesyonel futbol ve badminton modları ile gelişmiş sağlık takibi özellikleri günlük yaşamdan yoğun antrenmanlara kadar kullanıcılara eşlik ediyor. Yalnızca 10,8 mm inceliğindeki gövdesiyle güçlü batarya performansını konforlu ve şık bir tasarımla buluşturan HONOR Watch 6, HONOR’un büyüyen giyilebilir teknoloji ekosisteminin öne çıkan üyelerinden biri oluyor.

Lansmana özel fiyatlarla

HONOR’un yeni ekosistem ürünlerinden HONOR Watch 6, 11.999 TL; HONOR CHOICE Headphones Max, 4.699 TL; HONOR CHOICE Kids Watch Plus ise 5.999 TL fiyatla satışa sunuluyor. HONOR Pad X9b Max’in 6 GB RAM ve 128 GB depolama kapasitesine sahip, klavye ve kalemle birlikte sunulan versiyonu 19.999 TL; 4 GB RAM ve 128 GB depolama kapasitesine sahip versiyonu ise 15.999 TL fiyat etiketiyle kullanıcılarla buluşuyor.

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Dünyanın en ince ve en güçlü katlanabilir  amiral gemisi HONOR Magic V6 Türkiye'de - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 12:29:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07082026162015_2b5d93f7fd0b1b1121d0b4385e09e44a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07082026162015_2b5d93f7fd0b1b1121d0b4385e09e44a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07082026162015_2b5d93f7fd0b1b1121d0b4385e09e44a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sanayi dijital üretime geçiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-sanayi-dijital-uretime-geciyor-11124.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-sanayi-dijital-uretime-geciyor-11124.html</link>
                    <description><![CDATA[NASA'nın roket motorlarını, havacılık devlerinin ise uçak parçalarını 3D baskıyla ürettiği yeni üretim çağında, gözler Türkiye'nin atacağı adımlara çevrildi. Dünyada üretim anlayışını kökten değiştiren eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye için tarihi bir fırsat sunarken, Türkiye yeni dönemde teknolojiyi satın alan değil; kendi 3D yazıcılarını, yazılımlarını ve malzemelerini geliştiren, yüksek katma değerli üretim yapan ve ihracat gerçekleştiren küresel bir üretim üssü olacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Üretimde yaşanan bu önemli dönüşüm, Türkiye'nin ilk ve tek 3D Baskı Teknolojileri ve Eklemeli İmalat Fuarı EXPO3D İstanbul'da tüm yönleriyle ele alınacak.

17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek fuar; yerli ve yabancı teknoloji üreticilerini, mühendisleri, sanayicileri, akademisyenleri ve yatırımcıları bir araya getirerek eklemeli imalat alanındaki son gelişmelere ev sahipliği yapacak.

&nbsp;

GELECEĞİN FABRİKALARINDA PARÇA YERİNE DİJİTAL DOSYALAR DEPOLANACAK

Eklemeli imalat teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün üretim modeli haline geldiğini belirten EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, "Bugün GE Aerospace tarafından geliştirilen LEAP uçak motorlarının yakıt nozulları, geçmişte çok sayıda parçanın birleştirilmesiyle üretilirken artık metal 3D baskıyla tek parça halinde üretilebiliyor. Airbus A320neo ve Boeing 737 MAX uçaklarında kullanılan bu motorlar, eklemeli imalatın seri üretimde ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Aynı şekilde NASA da enjektörlerden yanma odalarına, turbo pompalardan valf sistemlerine kadar birçok roket motoru bileşenini 3D baskı teknolojileriyle geliştiriyor. Dünyanın ilk büyük ölçekli 3D baskılı roketlerinden Terran 1'in uzaya ulaşması ise bu teknolojinin artık deneysel olmaktan çıktığını ve yüksek güven gerektiren alanlarda kendini kanıtladığını ortaya koyuyor. Aynı zamanda Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN'ın geliştirme sürecinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından eklemeli imalat teknolojilerinden yararlanılırken, Baykar tarafından geliştirilen insansız hava araçlarının üretim süreçlerinde de 3D baskı teknolojileri; tasarım doğrulama, hızlı prototipleme ve belirli üretim bileşenlerinde değerlendiriliyor" dedi.

TÜRKİYE BU ALANDA ÜRETEN VE İHRAÇ EDEN ÜLKELER ARASINDA YER ALMALI

Eklemeli imalatın yalnızca havacılık ve uzayla sınırlı olmadığını vurgulayan Ünverdi, "Bugün aynı teknolojiyle kişiye özel metal implantlar, otomotiv için hafifletilmiş parçalar, enerji sanayisinin karmaşık komponentleri ve savunma sanayisinin kritik ürünleri üretilebiliyor. Önümüzdeki dönemde dönüşüm sadece fabrikalarda değil, tedarik zincirinde de yaşanacak. Fiziksel yedek parçalar yerine güvenli dijital üretim dosyalarının saklandığı, ihtiyaç duyulan parçaların dünyanın herhangi bir noktasında talep edildiği anda üretilebildiği yeni bir üretim modeli konuşuluyor. Lojistikten stok yönetimine, bakım süreçlerinden sürdürülebilirliğe kadar üretimin tüm dinamikleri değişiyor. Dünyada roket motorları, uçak parçaları ve kişiye özel implantlar katman katman üretilirken, Türkiye'nin bu yeni üretim ekonomisinden alacağı payı belirleyecek olan da bu dönüşüme ne kadar hızlı adapte olduğu olacaktır" diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Sanayi dijital üretime geçiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:46:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04082026232438_6ec178dcaa5b744bdaa1e9b9382d05f7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04082026232438_6ec178dcaa5b744bdaa1e9b9382d05f7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04082026232438_6ec178dcaa5b744bdaa1e9b9382d05f7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-caginda-iletisimcinin-rolu-degisiyor-11125.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-caginda-iletisimcinin-rolu-degisiyor-11125.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekâ çağında iletişim sektörünün dönüşümünü, iletişim eğitiminin geleceğini ve öğrencileri bu değişime nasıl hazırladıklarını değerlendiren İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacağını kaydetti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Yapay zekâ teknolojileri iletişim sektörünün iş yapış biçimlerini yeniden şekillendirirken, iletişim eğitimi de bu dönüşüme uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılıyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim alanındaki değişimleri ve öğrencilerin geleceğin mesleklerine nasıl hazırlandığını değerlendirdi.

Günümüzde teknolojik gelişmelerin iletişimi daha erişilebilir hale getirdiğini ancak anlam üretme ve ortak bir zeminde buluşma süreçlerini zorlaştırdığını ifade eden Atalay, “Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz. İletişim teknolojileri, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dönem içerisindeyiz. Bu ortamda iletişim becerileri konusunda eğitimli olmak hem özel hem de profesyonel yaşamda büyük fark oluşturuyor” dedi.

&nbsp;

“YAPAY ZEKÂ İNSANI ANALİZ EDEBİLİR AMA HİSSEDEMEZ”

Yapay zekânın içerik üretim süreçlerini hızlandırdığını ancak insan yaratıcılığının önemini ortadan kaldırmadığını vurgulayan Prof. Dr. Atalay, gelecekte insan ve yapay zekânın birlikte çalışacağı bir dönemin öne çıkacağını söyledi.

Yapay zekâ araçlarının saniyeler içinde çok sayıda alternatif üretebildiğine dikkat çeken Atalay, “Bu noktada insanın yaratıcı ve duygusal tarafı devreye giriyor. Yapay zekâ insanı analiz edebilir ancak insan gibi hissedemez. Bir fikrin toplumsal bir karşılık oluşturup oluşturmayacağını, insanın kalbine dokunup dokunmayacağını belirleyen unsur hâlâ insan deneyimidir” ifadelerini kullandı.

Atalay, yapay zekâ ile içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi kirliliği ve yapay içeriklerin artacağına dikkat çekerek, “İnsanlar sahiciliği arayacak. Gerçek bir deneyimden, duygudan ve insan dokunuşundan beslenen içerikler daha değerli hale gelecek” diye konuştu.

İLETİŞİM EĞİTİMİNDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ

İletişim eğitimini yapay zekâ dönüşümüne göre yeniden şekillendirdiklerini belirten Atalay, öğrencilere yapay zekâyı bir rakip değil, yardımcı bir araç olarak kullanmayı öğrettiklerini söyledi.

“Öğrencilerimize yapay zekânın iletişimcinin rakibi değil, akıllı asistanı olduğunu anlatıyoruz” diyen Atalay, fakülte müfredatlarında yapay zekâ derslerinin zorunlu hale getirildiğini aktardı. Atalay, öğrencilerin yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmayı değil, üretilen içerikleri değerlendirmeyi, doğrulamayı ve etik sınırları gözetmeyi de öğrendiğini belirtti.

Fakültede bölümlere göre yapay zekâ odaklı derslerin uygulandığını ifade eden Atalay, gazetecilikte yapay zekâ, görsel iletişim tasarımında üretken yapay zekâ, reklamcılıkta yapay zekâ uygulamaları, halkla ilişkilerde yapay zekâ, radyo televizyon ve sinemada yapay zekâ destekli film yapımı gibi derslerle öğrencilerin geleceğe hazırlandığını kaydetti.,

&nbsp;

Yapay zekânın beraberinde deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerini de artırdığına işaret eden Prof. Dr. Atalay, iletişim profesyonellerinin yeni beceriler kazanması gerektiğini söyledi. Veri ve algoritma okuryazarlığının öneminin arttığını belirten Atalay, “Algoritmaların nasıl çalıştığını, dijital içeriklerin arkasındaki mekanizmaları ve manipülasyon yöntemlerini anlamak artık iletişimciler için temel bir yetkinlik haline geldi” dedi.

Geleceğin iletişimcilerinin doğrulama araçlarını kullanabilen, dijital itibar yönetimi yapabilen ve yapay zekâ kaynaklı krizlere hızlı yanıt verebilen profesyoneller olacağını ifade eden Atalay, telif hakları, veri gizliliği ve etik konuların da iletişim eğitimlerinin merkezinde yer aldığını söyledi.

GAZETECİLİKTEN REKLAMA TÜM ALANLAR DÖNÜŞÜYOR

Yapay zekânın gazetecilik, reklamcılık ve halkla ilişkiler gibi tüm iletişim alanlarında meslek tanımlarını değiştirdiğini vurgulayan Atalay, gazetecinin rolünün yalnızca haber yazmaktan doğrulama ve anlamlandırmaya doğru evrildiğini belirtti. Atalay, “Rutin haber üretimini artık yapay zekâ yapabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği yapmak ve verinin arkasındaki insan hikâyesini ortaya çıkarmak olacak” dedi.

Reklamcılıkta da yapay zekânın çok sayıda alternatif üretebildiğini belirten Atalay, reklamcının görevinin artık yalnızca içerik üretmek değil, doğru stratejiyi kurmak ve yaratıcı süreci yönetmek olacağını ifade etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04082026232507_b6c82be8ca4bc21167263997ef0c9f0a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04082026232507_b6c82be8ca4bc21167263997ef0c9f0a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04082026232507_b6c82be8ca4bc21167263997ef0c9f0a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çocukları korumaya yönelik sosyal medya düzenlemeleri hız kazandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cocuklari-korumaya-yonelik-sosyal-medya-duzenlemeleri-hiz-kazandi-10998.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cocuklari-korumaya-yonelik-sosyal-medya-duzenlemeleri-hiz-kazandi-10998.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa ülkeleri, çocuk ve gençleri sosyal medyanın olası zararlarından korumak için yeni düzenlemeler hayata geçiriyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Fransız Parlamentosu 15 yaşından küçük çocukların sosyal medyaya erişimlerinin engellenmesine ilişkin tasarıyı kabul etti. 

Tasarının oylandığı oturumda söz alan milletvekilleri, bu düzenlemenin Fransız çocuklarını korumak için gereklilik olduğunu belirtti.

Kabul edilen tasarıya göre, sosyal medya platformlarına yaş doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getirilecek ve 15 yaşından küçük çocukların 1 Eylül'den itibaren sosyal medya hesabı açmasına izin verilmeyecek.

Sosyal medya platformlarından halihazırda açık olan 15 yaş altındaki çocuklara ait hesapların 4 ay içinde kapatılması istenecek.

Fransız hükümeti, ayrıca halihazırda ilkokullarda ve ortaokullarda geçerli olan cep telefonu kullanımına ilişkin düzenlemeyi yeni öğretim yılından itibaren liselerde de yürürlüğe koymaya hazırllanıyor.

Almanya'da da çocukların sosyal medyadan nasıl korunacağına ilişkin hükümetin uzman komisyonuna hazırlattığı rapor, sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkilerini yeniden gündeme getirdi.

Raporda 13-18 yaşındaki gençler için kademeli koruma önlemlerinin uygulanması, çocuklar için sosyal medya kullanımının 13 yaş sınırıyla düzenlenmesi tavsiye edildi.

Yunanistan'da da 15 yaşından küçüklerin sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemenin 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe gireceği duyuruldu.

Kararı duyuran Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, son yıllarda ebeveyn ve uzmanlarla yaptığı görüşmelerde çocukların stresli oldukları, uyuma zorluğu çektikleri, sürekli cep telefonlarına baktıkları bilgisinin aktarıldığını, çocukların uzun süre ekrana bakmaları sebebiyle beyinlerinin yorulduğunu kaydetti.

Bu nedenle zor bir karar alacaklarını vurgulayan Miçotakis, 15 yaşından küçüklerin sosyal medya hesabı açmasına izin verilmeyeceğini bildirdi.

Norveç hükümetinin de 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya erişimini düzenlemeye yönelik hazırlıklara başladığı belirtildi.

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak amacıyla hazırlanacak yasa tasarısının yıl içinde meclise sunulacağını ve onaylanırsa gelecek yıl yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Store, çocukların sosyal medya erişimine 16 yaşından itibaren izin verilmesi yönünde bir çalışma yürüttüklerini aktardı.

İngiltere'nin eski Başbakanı Keir Starmer, çocukların internetteki güvenliği konusunda ailelerin endişeli olduğunu belirtmiş, görev süresince sosyal medya şirketlerinin temsilcileriyle daha hızlı adımlar atmaları için görüşmeler yapmıştı.

Starmer, İngiltere'de mevcut düzenlemelerin çocukları internetin zararlı etkilerinden korumadığına işaret ederek, kısa süre içinde 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler konusunda gerekli adımı atacaklarını bildirmişti.

Finlandiya'da Sağlık ve Refah Enstitüsü ile Finlandiya Ulusal Eğitim Ajansı, 13 yaş altındaki çocukların kendilerine ait akıllı telefonlarının olmaması ve sosyal medya kullanmalarına izin verilmemesi tavsiyesinde bulundu.

Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo da çocuklar ve gençler arasında fiziksel aktivitenin ve hobilere katılımın azalmasına ilişkin endişeleri gerekçe göstererek, 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelere destek verdiğini açıkladı.

Orpo, sosyal medyanın çocukların daha sağlıklı ve daha aktif yaşam tarzlarını benimsemelerinin önündeki başlıca engellerden biri haline geldiğine dikkati çekti.

İsveç hükümeti, çocukların sınıfta öğrenmeye odaklanabilmelerini sağlamak amacıyla ilkokul ve ortaokullarda cep telefonu kullanımına yönelik yeni düzenleme yapmayı planladığını bildirdi.

Danimarka'da da 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal medya platformlarına erişimi düzenlemeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hükümet, konuyla ilgili Kasım 2025'te parlamentodaki üç koalisyon partisi ile iki muhalefet partisinin desteğini aldığını duyurdu.

Danimarka Dijital İşler Bakanlığı da düzenleme kapsamında kullanılabilecek yaş doğrulama araçlarını içeren uygulamayı hayata geçirecek.

Polonya da çocukların ekran süresini ve sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik adım atan ülkelerin arasına katılacak. Eğitim Bakanı Barbara Nowacka, 16 yaş altı öğrencilerin okullarda cep telefonu kullanmasına 1 Eylül'den itibaren izin verilmeyeceğini açıkladı.

Polonya hükümeti, ayrıca 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni yasal düzenleme üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

İspanya da 16 yaşın altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimini düzenleyecek.

Başbakan Pedro Sanchez, 16 yaşın altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimine izin verilmeyeceğini, dijital platformlar üzerindeki denetimi artırmak ve yöneticilerini bu ağlardaki ihlallerden sorumlu tutmak için başka önlemler de alacaklarını duyurdu.

İspanya hükümeti ayrıca, sosyal paylaşım sitelerinin yöneticilerini dijital platformlarda işlenen her türlü ihlalden yasal olarak sorumlu tutan, bu ihlallerde savcılığa soruşturma hakkı veren yasa tasarısını meclise sunacak.

Portekiz de 13 yaş altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimini düzenlemeyi ve 13-16 yaşındaki çocukların bu platformlara yalnızca ebeveyn izniyle erişebilmesini öngören düzenleme için ilk adımı attı.

İktidardaki Sosyal Demokrat Partinin (PSD) çocuklarda sosyal medya kullanımını düzenleyen yasa tasarısı, mecliste onaylanarak son halini alması için komisyona gönderildi.

Avusturya'da da koalisyon hükümeti ortakları, 14 yaş altındakilere yönelik sosyal medya düzenlemesi konusunda mutabık kaldı.

Çekya Başbakanı Andrej Babis, ülkede 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişiminin düzenlenmesini desteklediğini belirtti.

Başbakan Babis ile Eğitim Bakanı Robert Plaga tarafından hazırlanan yasa tasarısı kapsamında anaokulu, ilkokul, ortaokul ve çok yıllık liselerde cep telefonu ile diğer elektronik iletişim cihazlarının kullanımına izin verilmeyecek.

Slovenya'da 15 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medya kullanımını düzenlemeyi de öngören yasa tasarısı hazırlanıyor. Hükümet, TikTok, Snapchat ve Instagram gibi içerik paylaşımının yapıldığı sosyal ağları düzenlemeyi hedefliyor.

Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya'da özellikle okul ortamlarında telefon ve sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeler giderek yaygınlaşıyor.

Estonya ve Litvanya, mevcut AB düzenlemeleri çerçevesinde çocukların dijital güvenliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalara odaklanıyor. Letonya'da ise 15 yaş altına erişimin düzenlenmesine yönelik öneriler tartışma aşamasında bulunuyor.

İtalya'da da 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme hazırlanıyor. Tasarının gelecek aylarda parlamentoda son halini alıp oylanması bekleniyor.

Avustralya, Aralık 2025'te 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimine izin vermeyen ilk ülke olmuştu. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Çocukları korumaya yönelik sosyal medya düzenlemeleri hız kazandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 19:48:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/27072026233041_d85ff3377f1c18cdc884f170fda09ca3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/27072026233041_d85ff3377f1c18cdc884f170fda09ca3.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/27072026233041_d85ff3377f1c18cdc884f170fda09ca3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ raflara kadar indi!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-raflara-kadar-indi-10985.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-raflara-kadar-indi-10985.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekânın otomotiv sektöründeki asıl dönüşümü, sürücünün karşısındaki ekranlardan çok depo raflarında, parça kataloglarında, sipariş sistemlerinde ve servis planlamalarında yaşanmaya başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Frost &amp; Sullivan tarafından OSS Derneği için hazırlanan çalışmaya göre, Türkiye’deki hafif araç parkının ortalama yaşı 14,3’e ulaşırken araçların yaklaşık yüzde 74’ü beş yaşın üzerinde bulunuyor. Türkiye hafif araç satış sonrası pazarının 2025 yılı büyüklüğü ise yaklaşık 10,2 milyar dolar seviyesinde hesaplandı. Büyüyen ve yaşlanan araç parkı bakım ve onarım ihtiyacını artırırken, milyonlarca farklı parça referansının doğru yönetilmesini de her zamankinden daha kritik hâle getirdi.

&nbsp;

“Yapay zekâ sadece sohbet eden uygulamalardan ibaret değil”

Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan İTO 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, yapay zekânın satış sonrası sektöründe görünür fakat gürültülü olmayan bir dönüşüm başlattığını belirtirken, “Yapay zekâyı yalnızca sohbet eden uygulamalardan ibaret görmek, otomotiv sektöründeki asıl dönüşümü kaçırmak anlamına geliyor. Sektörün gerçek yapay zekâ devrimi ekranların önünde değil; depo raflarında, sipariş satırlarında, parça kataloglarında ve servis planlamalarında yaşanıyor. Müşterinin bu süreci görmesine gerek yok; doğru parçaya daha hızlı ulaşması, aracının serviste daha kısa süre kalması ve ihtiyacı olan hizmeti kesintisiz alması dönüşümün en somut sonucudur” dedi.

“Amaç daha az değil, daha doğru stok”

Yedek parça talebi her ürün grubunda düzenli ve öngörülebilir bir seyir izlemiyor. Bazı parçalar sürekli talep görürken bazı ürünlerde uzun sessiz dönemlerin ardından ani talep artışları yaşanabiliyor. Araç parkının bölgesel dağılımı, araç yaşı, servis geçmişi, mevsimsel etkiler, kronik arızalar ve tedarik süreleri gibi çok sayıda değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Yapay zekâ destekli tahmin sistemlerinin, bu değişkenleri eş zamanlı analiz ederek ürün ve lokasyon bazında daha isabetli stok kararları alınmasını sağlayabileceğini ifade eden Aşçı, “Satış sonrasında hedef stokları körlemesine azaltmak değildir. Asıl hedef, ihtiyaç duyulacak parçayı doğru bölgede hazır tutarken sermayeyi raflarda bekleten ölü stoğu, yok satma riskini ve acil sevkiyat ihtiyacını azaltmaktır. Yapay zekâ, geçmiş satışlara bakmanın ötesine geçerek araç parkını, bölgesel kullanım koşullarını, mevsimselliği ve tedarik sürelerini aynı karar mekanizmasında buluşturabilir. Rekabet artık kimin daha fazla stok taşıdığıyla değil, kimin daha doğru stok yönettiğiyle şekillenecek.” şeklinde devam etti.

Sektörel çalışmalar, yapay zekâ destekli talep tahmini ve stok optimizasyonunun hizmet seviyesini korurken yedek parça stoklarında yüzde 30’a varan iyileştirme potansiyeli taşıdığına işaret ediyor. Ancak bu oranlar her şirket için garanti edilen sonuçlar değil; veri kalitesine, ürün çeşitliliğine, tedarik yapısına ve uygulama disiplinine bağlı bir potansiyeli ifade ediyor.

Yanlış parça yalnızca iade maliyeti demek değil

Otomotiv satış sonrasının en maliyetli sorunlarından biri, araçla uyumlu olmayan parçanın servise veya müşteriye gönderilmesi. Milyonlarca yedek parça kaydı, farklı üretim yılları, motor seçenekleri ve donanım seviyeleri dikkate alındığında yalnızca ürün adı veya araç modeline dayalı eşleştirme yeterli olmuyor. Yapay zekâ destekli sistemler; şasi numarası, model yılı, motor kodu, orijinal ekipman numarası, teknik ölçüler ve geçmiş eşdeğerlik kayıtlarını birlikte analiz ederek doğru parçanın daha hızlı bulunmasını sağlayabiliyor. “Yanlış parça yalnızca iade ve taşıma maliyeti oluşturmaz. Aracın serviste kalma süresini uzatır, teknisyenin zamanını kaybettirir, müşteri memnuniyetini düşürür ve bazı durumlarda güvenlik riski oluşturur.” diyen Aşçı “Yapay zekâ destekli çapraz referanslama sistemleri bu kayıpları önemli ölçüde azaltabilir. Ancak bunun ön koşulu temiz, güncel, standartlaştırılmış ve izlenebilir ürün verisidir. Bozuk verinin üzerine kurulan en gelişmiş algoritma dahi güvenilir sonuç üretemez” eklemesini yaptı.

Şirketlerin yüzde 70’i kullanıyor, yüzde 14’ü değer üretiyor

Öte yandan BCG ve MEMA tarafından 2026 yılında ticari araç satış sonrası pazarı üzerine gerçekleştirilen araştırmada şirketlerin yüzde 70’i bir şekilde yapay zekâ kullanmaya başladığını belirtirken, yalnızca yüzde 14’ü bu uygulamalardan anlamlı ticari değer üretebildiğini ifade ediyor. Bu farkın, teknolojiye sahip olmak ile teknolojiyi doğru iş problemine bağlamak arasındaki ayrımı ortaya koyduğunu vurgulayan Aşçı, şirketlere “önce problem, sonra teknoloji” yaklaşımını önerdi.

Servisler arızayı beklemeyecek

Bağlantılı araçlardan, sensörlerden ve servis kayıtlarından elde edilen veriler, satış sonrası hizmetleri arıza gerçekleştikten sonra müdahale eden yapıdan, bakım ihtiyacını önceden öngören bir modele taşıyor.

Olağan dışı titreşimler, sıcaklık değişimleri, akü performansındaki düşüş, sıvı basınçlarındaki sapmalar ve parçaların kullanım ömrüne ilişkin veriler analiz edilerek bazı arıza ve performans kayıpları daha erken işaretlenebiliyor. Böylece gerekli parça araç servise gelmeden hazırlanabiliyor, servis kapasitesi daha dengeli planlanabiliyor ve aracın kullanım dışı kaldığı süre azaltılabiliyor.

Aşçı, bu alanda araç verisine hukuka uygun erişim, müşterinin açık biçimde bilgilendirilmesi, siber güvenlik ve bağımsız servislerin veriye erişim koşullarının da teknolojik gelişim kadar önemli olduğuna dikkat çekti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ raflara kadar indi! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 07:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/27072026163420_afd39c2b8fc7ab187de4384a8756a16b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/27072026163420_afd39c2b8fc7ab187de4384a8756a16b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/27072026163420_afd39c2b8fc7ab187de4384a8756a16b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Vietnam'da 16 yaş altına sosyal medya kısıtlaması geliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-vietnamda-16-yas-altina-sosyal-medya-kisitlamasi-geliyor-10930.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-vietnamda-16-yas-altina-sosyal-medya-kisitlamasi-geliyor-10930.html</link>
                    <description><![CDATA[Vietnam'da hükümet, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı kısıtlamalar içeren yeni bir yasa tasarısını parlamentoya sundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Vietnam yerel basınına göre parlamentoya sunulan tasarı, 16 yaş altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarındaki faaliyetlerini önemli ölçüde sınırlandırıyor.

Tasarı yasalaşırsa çocuklar, ailelerinin veya yasal vasilerinin izni olmadan içerik paylaşamayacak, mevcut paylaşımlara yorum yapamayacak ve beğeni ya da diğer etkileşim araçlarını kullanamayacak.

Tasarı kapsamında çocuklara ait sosyal medya hesaplarının Vietnam'da kayıtlı telefon numarasıyla doğrulanması öngörülüyor.

Hesapların ebeveyn veya yasal vasinin bilgileriyle ilişkilendirilmesi zorunlu olacak. Böylece çocukların sosyal medyadaki faaliyetleri ve platformlarda geçirdikleri süreden ebeveynler hukuken sorumlu olacak.

Düzenleme yalnızca kullanıcıları değil, sosyal medya şirketlerini de kapsıyor.

Tasarıya göre platformlar, çocuk kullanıcıları tespit edecek teknik sistemler kurmak, yaşlarına uygun içerik sunmak ve şiddet, pornografi, kumar, uyuşturucu, intihar ile diğer zararlı içeriklere erişimi engellemekle yükümlü olacak. 

Çocuk hesapları için en yüksek düzeyde gizlilik korumasının sağlanması da zorunlu hale gelecek.

Taslak düzenleme, çevrim içi oyunlara yönelik yeni kurallar da içeriyor.

Buna göre oyun şirketlerinin kullanıcıların yaşını doğrulaması, 16 yaş altındaki hesapları ebeveyn bilgileriyle kaydetmesi ve aynı oyun sağlayıcısı üzerinden çocukların günlük oyun süresini 60 dakika ile sınırlandırması planlanıyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Vietnam'da 16 yaş altına sosyal medya kısıtlaması geliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:25:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/24072026213318_b5629674bc574e63c01058dabd2461cd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/24072026213318_b5629674bc574e63c01058dabd2461cd.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/24072026213318_b5629674bc574e63c01058dabd2461cd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çİn Gravity-1 taşıyıcı roketiyle uzaya 9 uydu fırlattı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cin-gravity-1-tasiyici-roketiyle-uzaya-9-uydu-firlatti-10910.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cin-gravity-1-tasiyici-roketiyle-uzaya-9-uydu-firlatti-10910.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünyanın katı yakıtla çalışan en güçlü roketi Gravity-1, gerçekleştirdiği üçüncü görevini tamamladı. Gravity-1 taşıyıcı roketiyle uzaya 9 uydu fırlatıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Orienspace tarafından geliştirilen "Gravity-1" taşıyıcı roketiyle uzaya 9 uydu fırlatıldı.

9 uydu da başarıyla yörüngeye yerleştirildi.

Fırlatmanın Şanghay açıklarındaki deniz platformu Taiyuan Uydu Fırlatma Merkezi'nden gerçekleştirildiği belirtildi.

Gravity-1, yaklaşık 30 metre uzunluğunda. SpaceX'in roketi Falcon 9'un yarısından daha kısa bir gövdeye sahip.

Katı yakıtlı roket motorlarıyla donatılan ve üç ana kademe ile dört yan destek roketinden (booster) oluşan Gravity-1, Alçak Yer Yörüngesi'ne 4,2 ton, Güneş Eş Zamanlı Yörünge'ye 6,5 ton yük taşıyabiliyor. 

Gravity-1, ilk iki görevini Ocak 2024 ve Ekim 2025 tarihlerinde tamamlamıştı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Çİn Gravity-1 taşıyıcı roketiyle uzaya 9 uydu fırlattı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:49:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/23072026211357_07bef403d2fd52ddae7009ebaf13946c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/23072026211357_07bef403d2fd52ddae7009ebaf13946c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/23072026211357_07bef403d2fd52ddae7009ebaf13946c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-akilli-telefonlarin-da-birer-bilgisayar-oldugunu-unutmayin-10918.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-akilli-telefonlarin-da-birer-bilgisayar-oldugunu-unutmayin-10918.html</link>
                    <description><![CDATA[Yaz tatilinde çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçiriyor.  Siber güvenlik şirketi ESET çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri göz önüne alarak bu risklerden korunmaya yönelik  önerilerde  bulundu.  ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Her yaştan kullanıcıyı hedef alan siber saldırganlar, kimlik avı saldırılarıyla da kişisel bilgilere ulaşmaya çalışıyor. Sosyal medya üzerinden sahte mesajlarla kullanıcıların şifre ve kimlik bilgilerini ele geçirmeyi hedefliyorlar. Sık yapılan hatalardan biri de ebeveynlerin kendi kişisel cihazlarını gerekli güvenlik önlemleri olmadan çocuklarına vermesi. Bu durum, hem çocukları hem de cihaz sahibi ebeveynleri ciddi risklerle karşı karşıya bırakabiliyor.&nbsp;

Virüs, truva atı, solucan gibi zararlı yazılımlar, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği en yaygın tehditler arasında yer alıyor. Bu tür yazılımlar, genellikle çocuklara yönelik hazırlanmış sahte oyun siteleri üzerinden yayılıyor. Zararlı yazılım içeren oyunlar; üçüncü parti indirme sitelerinde, forumlarda ya da zaman zaman Google Play gibi platformların ücretsiz oyun sürümü bölümlerinde bulunabiliyor.&nbsp;

&nbsp;Ebeveynler ne yapabilir, çocuklarını nasıl koruyabilir?&nbsp;

Gizliliğin önemini anlatın.&nbsp;Çocuklar sosyal medyayı çoğu zaman ebeveynlerinden daha iyi kullanabilir. Ancak hangi bilgilerin paylaşılmaması gerektiğini bilmeyebilirler. Bu nedenle; telefon numarası, ev adresi, okul bilgileri ya da parolalar gibi kişisel verileri kesinlikle paylaşmamaları gerektiğini onlara açıkça anlatın.

İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını hatırlatın.&nbsp;İnternette paylaşılan fotoğrafların veya yazıların silinse bile tamamen yok olmayabileceğini çocuklarınıza hatırlatın. Bu tür içerikler başkalarının cihazlarına kaydedilmiş olabilir. Bu yüzden herhangi bir içeriği yüklemeden önce iki kez düşünme alışkanlığı kazandırın.

Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın.&nbsp;Çocuklarınıza aldığınız ya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.

Dijital dünyanın dışında kalmayın, bir parçası olun.&nbsp;Çocuğunuzu internette yalnız bırakmayın. Hangi sosyal medya platformlarını kullandığını bilin ve mümkünse bu mecralarda onun takipçisi olun. Böylece kiminle iletişim kurduğunu, neler paylaştığını daha yakından gözlemleme şansı elde edersiniz.

Siber zorbalık hakkında konuşun.&nbsp;Çocuğunuzun çevrimiçi ortamlarda siber zorbalıkla karşılaşabileceğini ya da istemeden başkalarına zarar verebileceğini unutmayın. Bu konuda empati ve iletişim becerilerini geliştirmesi için destek olun.

Güçlü parola alışkanlığı kazandırın.&nbsp;Çocuğunuza kullandığı hesaplarda kolay tahmin edilemeyen, harf, sayı ve özel karakter içeren güçlü parolalar oluşturmayı öğretin. Parolaların başkalarıyla paylaşılmaması gerektiğini vurgulayın.

Tarama geçmişini kontrol edin.&nbsp;Zaman zaman internet tarayıcısının geçmişini kontrol etmek, dijital alışkanlıklar hakkında fikir verir. Eğer geçmiş tamamen silinmişse bu durum çocuğunuzla açık bir iletişim kurmanız gerektiğine işaret edebilir.

Güncel güvenlik yazılımı kullanın.&nbsp;Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil.&nbsp;

⁠İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın.&nbsp;Mümkün olan her platformda iki adımlı doğrulamayı aktif edin. Bu sayede çocuğunuzun hesabı ele geçirilse bile ikinci doğrulama adımı olmadan erişim sağlanamaz.

Uygulama izinlerini gözden geçirin.&nbsp;Çocuğunuzun cihazında kurulu uygulamaların hangi izinleri istediğini düzenli olarak kontrol edin. Kamera, mikrofon ve konum gibi hassas verilere erişen uygulamalara özellikle dikkat edin.

⁠Otomatik güncellemeleri etkinleştirin.&nbsp;İşletim sistemi, uygulamalar ve güvenlik yazılımlarının düzenli olarak güncellenmesi çok önemlidir. Açıklardan faydalanan zararlı yazılımlar bu güncellemelerle engellenebilir.

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:29:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/23072026212659_387366457dac0c191211fcb4b3b207ca.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/23072026212659_387366457dac0c191211fcb4b3b207ca.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/23072026212659_387366457dac0c191211fcb4b3b207ca.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dijital çağ beyni sessizce değiştiriyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-dijital-cag-beyni-sessizce-degistiriyor-10868.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-dijital-cag-beyni-sessizce-degistiriyor-10868.html</link>
                    <description><![CDATA[Uzun süre rahat bir pozisyonda ekran karşısında vakit geçirmenin, beynin ödül sistemi üzerinde etkili olduğunu aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Özellikle oyunlar ve sosyal medya, kısa aralıklarla ödül hissi oluşturarak kişiyi ekrana bağlı tutabiliyor.” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 22 Temmuz Beyin Günü kapsamında, dijital çağın beyin üzerindeki etkileri, yapay zekânın fırsat ve riskleri, beyin sağlığını korumak için uygulanabilecek yaşam alışkanlıkları ve çocukların dijital dünyada nasıl korunması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.

Dijital çağ beynimizi nasıl değiştiriyor?

Akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın artık günlük yaşamın vazgeçilmez parçaları olduğunu hatırlatan&nbsp;Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Dijital ortamda saatlerce sosyal medya akışında gezinmek veya kısa videolar izlemek, beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bırakıyor.” dedi.

Bu durumun zamanla dikkatin kolay dağılmasına ve ‘beyin sisi’ olarak tanımlanan zihinsel bulanıklığa yol açabildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beyin sisi yaşayan kişiler düşüncelerini toparlamakta, uzun süre odaklanmakta ve yeni bilgiler öğrenmekte güçlük çekebiliyor. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tabloya daha sık rastlanıyor. Bazı ülkeler bu nedenle çocukların sosyal medya kullanımına yaş sınırlamaları getirerek dijital maruziyeti azaltmaya yönelik adımlar atıyor.” şeklinde konuştu.

Dijital bağımlılık neden bu kadar güçlü?

Uzun süre rahat bir pozisyonda ekran karşısında vakit geçirmenin, beynin ödül sistemi üzerinde etkili olduğunu aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Özellikle oyunlar ve sosyal medya, kısa aralıklarla ödül hissi oluşturarak kişiyi ekrana bağlı tutabiliyor.” dedi.

Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan “Bunun yerine çocukların günlük yaşamlarına spor, oyun, sanat ve sosyal etkinlikler gibi alternatif ilgi alanları kazandırılması gerekir. Amaç sahibi olmak, günlük plan yapmak ve gerçek yaşam deneyimlerini artırmak da ekran başında geçirilen süreyi azaltan önemli etkenler arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.

Çocukları korumanın en etkili yolu birlikte zaman geçirmek!

Çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun, onlarla kaliteli zaman geçirmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:

“Birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmek hem aile bağlarını güçlendiriyor hem de çocuğun sosyal gelişimini destekliyor. Evde uygulanabilecek basit kurallardan biri de yemek sırasında telefon kullanılmaması. Ailece yemek yenirken tüm telefonların ortak bir noktaya bırakılması, aile içi iletişimi artıran pratik bir yöntem. Özellikle 6 yaşın altındaki çocuklar ekranla mümkün olduğunca ebeveyn eşliğinde tanıştırılmalı. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklar ekranda gördüklerini gerçek yaşamdan ayırmakta zorlanabiliyor ve içerikleri yetişkin desteği olmadan doğru şekilde değerlendiremeyebiliyor.”

Beyin tek bir bölgeden ibaret değil!

Toplumda sıkça dile getirilen ‘insan beyninin sadece yüzde 10'unu kullanıyor’ söylemine değinen Prof. Dr. Tarhan, “Bu söylem&nbsp;bilimsel olarak doğru değil. Beyin görüntüleme çalışmaları, en basit görevlerde bile beynin birçok bölgesinin aynı anda çalıştığını gösteriyor.” dedi.

Önemli olanın beynin tek bir yönünü geliştirmek olmadığını; düşünme, öğrenme, duygular, sosyal ilişkiler ve yaratıcılık gibi farklı becerileri birlikte kullanabilmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Beyni canlı tutmanın en etkili yollarından biri farklı deneyimlere açık olmak. Beynin farklı bölgelerini aktif tutabilmek için günlük yaşamda küçük değişiklikler yapmak bile fayda sağlayabiliyor. Her gün aynı yolu kullanmak yerine farklı bir güzergâh seçmek, yeni hobiler edinmek veya farklı deneyimler yaşamak, merak etmek ve soru sormaktan vazgeçmemek, beynin yeni bağlantılar kurmasını destekleyen basit ama etkili alışkanlıklar arasında. Öğrenmeye devam eden ve yeni deneyimlere açık kalan kişiler bilişsel becerilerini daha uzun süre koruyabiliyor.” açıklamasını yaptı.

Duygular beyinde başlıyor, kalpte hissediliyor!

Toplumda duyguların kalpte oluştuğuna dair yaygın bir inanış olsa da bilimsel açıdan duyguların merkezinin beyin olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Dış dünyadan gelen ses, görüntü ve kokular önce beyin tarafından değerlendirilir, ardından bu bilgilere anlam ve duygu yüklenir. Sonrasında ise çeşitli kimyasal maddeler salgılanarak duygusal deneyim ortaya çıkar.” dedi.

Mutluluk, haz, bağlanma, güven ve odaklanma gibi hislerin her birinin beynin ürettiği farklı kimyasallarla ilişkili olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, bu nedenle korku, heyecan veya mutluluk anlarında göğüs bölgesinde hissedilen değişikliklerin kaynağının aslında beyin olduğunu, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu söyledi.

Sezgiler aslında deneyimlerin ürünü!

‘İçime doğdu’, ‘öyle hissettim’ gibi ifadelerin çoğu zaman gizemli görünse de sezgilerin büyük ölçüde beynin geçmiş deneyimlerinden beslendiğini aktaran Prof. Dr. Tarhan,&nbsp;“Bir konuda yıllarca deneyim kazanan kişiler, farkında olmadan çok sayıda bilgiyi değerlendirerek hızlı karar verebiliyor. Bu nedenle sezgiler, çoğu zaman uzun yıllar boyunca edinilen bilgi ve deneyimlerin bilinç dışı değerlendirilmesinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Başarılı bilim insanlarının birçok keşfinin de yoğun düşünme ve gözlemin ardından gelişen bu sezgisel süreçlerle şekillendiği biliniyor.” diye konuştu.

Yapay zekâ düşünmeyi kolaylaştırıyor, ancak insanın yerini alamıyor!

Yapay zekânın, birçok bilgiye saniyeler içinde ulaşmayı sağlayarak hayatı kolaylaştırdığını, ancak her konuda hazır bilgiye ulaşmanın uzun vadede beynin düşünme ve problem çözme becerilerini daha az kullanmasına neden olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Eskiden insanların hesap yapmak için zihinsel işlem yapması gerekirken bugün aynı işlemler saniyeler içinde dijital araçlarla gerçekleştirilebiliyor. Benzer şekilde yapay zekâ da birçok bilişsel yükü üstlenmeye başladı.” dedi.

Bununla birlikte insan beynini diğer sistemlerden ayıran en önemli özelliğin empati kurabilmesi, sosyal ilişkiler geliştirebilmesi ve bilinç sahibi olması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şöyle devam etti:

“Yapay zekâ verilen komutları işleyebilir ancak insanların niyetini, duygularını ve yaşam deneyimlerini insan gibi anlayamaz. Yapay zekâ sağlık, eğitim ve bilim başta olmak üzere birçok alanda önemli katkılar sağlayacak. Ancak etik kuralların oluşturulmaması durumunda yanlış yönlendirme, bilgi kirliliği ve manipülasyon gibi ciddi riskler de ortaya çıkabilir.

Özellikle gençlerin yapay zekâ ile kurdukları ilişkinin sağlıklı sınırlar içinde kalması büyük önem taşıyor. Gerçek sosyal ilişkilerin yerini tamamen dijital iletişimin alması; yalnızlık, bağımlılık ve gerçeklik algısında bozulma gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle yapay zekâ karar verici değil, insanların işini kolaylaştıran bir yardımcı olarak kullanılmalı. Makineler insanlaşıyor, insanlar makineleşiyor, zeka ucuzladı karakter pahalandı. Karekter inşasına yatırım yapanlar kazanacak.”

Günlük yaşamda uygulanabilecek bazı alışkanlıklar hem zihinsel performansı artırıyor!

Beyin sağlığını korumanın yalnızca ileri yaşlarda değil, çocukluktan itibaren önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Günlük yaşamda uygulanabilecek bazı alışkanlıklar hem zihinsel performansı artırıyor hem de yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatabiliyor.” dedi.

Yalnızca anlık haz veren davranışların peşinden gitmenin uzun vadede beyin için sağlıklı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Sürekli ödül arayışı; sosyal medya, oyun veya diğer bağımlılık yapıcı alışkanlıklarla birleştiğinde kişinin daha fazlasını istemesine neden olabiliyor. Buna karşılık anlamlı hedeflere sahip olmak, üretmek, öğrenmek ve sosyal ilişkiler kurmak daha kalıcı bir yaşam doyumu sağlıyor.” şeklinde konuştu.

Konfor alanından çıkmak beyni geliştiriyor!

Beynin rutinleri sevdiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Ancak sürekli aynı şekilde yaşamak zamanla zihinsel gelişimi sınırlandırabilir. Yeni şeyler öğrenmek, farklı insanlarla tanışmak, yabancı bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek beynin yeni bağlantılar oluşturmasına katkı sağlar. Küçük değişiklikler bile zihinsel esnekliği artırabilir.” dedi.

Beynin gün boyunca biriken atıkları büyük ölçüde uyku sırasında temizlediğine de işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu nedenle kaliteli uyku, yalnızca dinlenmek için değil, beyin hücrelerinin korunması açısından da büyük önem taşır. Kronik uykusuzluk, yoğun stres ve sürekli yüksek tempoda yaşamak zamanla zihinsel performansı olumsuz etkileyebilir. Beslenmede ise özellikle Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık, ceviz gibi besinlerin düzenli tüketilmesi beyin sağlığını destekler.” önerisinde bulundu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anlamlı sosyal ilişkileri olan kişilerin hem ruh sağlığı hem de bilişsel işlevleri daha uzun süre korunur. Aile bağlarını güçlendirmek, dostluk ilişkilerini sürdürmek, yeni insanlarla tanışmak ve sosyal yaşamın içinde olmak yalnızca psikolojik açıdan değil, beyin sağlığı açısından da koruyucu etki sağlıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Dijital çağ beyni sessizce değiştiriyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:41:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/21072026154130_73972d22095768dfe72d6eecd49c0eca.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/21072026154130_73972d22095768dfe72d6eecd49c0eca.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/21072026154130_73972d22095768dfe72d6eecd49c0eca.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İngiltere'de 16-17 yaş grubuna gece sosyal medya kısıtlaması geliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ingilterede-16-17-yas-grubuna-gece-sosyal-medya-kisitlamasi-geliyor-10857.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ingilterede-16-17-yas-grubuna-gece-sosyal-medya-kisitlamasi-geliyor-10857.html</link>
                    <description><![CDATA[İngiltere hükümeti, 16 ve 17 yaşındaki gençlerin gece saatlerinde sosyal medya kullanımını sınırlandıracak yeni düzenlemeleri duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Buna göre Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlar, gece yarısından sabah 06.00'ya kadar bu yaş grubundaki kullanıcılar için varsayılan olarak erişime kapatılacak. Kullanıcılar ise hesap ayarlarından bu kısıtlamayı devre dışı bırakabilecek.

Hükümet, ayrıca sosyal medya platformlarında bağımlılık oluşturduğu belirtilen "otomatik oynatma" (autoplay) ve "sonsuz kaydırma" (infinite scroll) gibi özelliklerin de varsayılan olarak kapatılmasını planlıyor. Yetkililer, bu önlemlerin gençlerin uyku düzenini iyileştireceğini, derslerine odaklanmalarını kolaylaştıracağını ve aileleriyle daha fazla vakit geçirmelerine katkı sağlayacağını belirtti.

Teknoloji Bakanı Liz Kendall, düzenlemelerin gençlerin sağlıklı gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade ederken, Çevrimiçi Güvenlikten Sorumlu Bakan Kanishka Narayan da İngiltere'nin teknoloji şirketlerinin denetlenmesi konusunda dünyanın en sıkı düzenlemelerine sahip ülkelerden biri olacağını söyledi.

Ancak düzenleme kamuoyunda tartışmaya sebep oldu. Çocuk güvenliği savunucuları, kullanıcıların ayarlardan kısıtlamayı kaldırabilmesi nedeniyle uygulamanın etkisinin sınırlı olacağını savundu. Oğlunu çevrim içi bir meydan okuma nedeniyle kaybettiğini söyleyen Ellen Roome, hükümetin daha katı önlemler alması gerektiğini belirtti.

Muhalefetteki Muhafazakâr Parti'nin Gölge Eğitim Bakanı Laura Trott ise düzenlemeyi eleştirerek "16 ve 17 yaşındakilerin sosyal medya kullanmasını istemiyorsanız tamamen yasaklayın. İstenildiğinde kapatılabilen bir kısıtlama hiçbir şeyi değiştirmez." değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlar da uygulamaya ilişkin farklı görüşler dile getirdi. Essex Üniversitesi'nden internet hukuku profesörü Lorna Woods, düzenlemenin ebeveynlerin ve çocuk güvenliği kuruluşlarının uzun süredir dile getirdiği kaygıları gidermeyi amaçladığını ifade etti.

Buna karşılık London School of Economics'ten Prof. Sonia Livingstone, gece saatlerinde sosyal medyanın tamamen sınırlandırılmasının, desteğe ihtiyaç duyan kırılgan durumdaki gençlerin yardım almasını zorlaştırabileceği uyarısında bulundu.

İngiltere Çocuk Komiseri Rachel de Souza ise gençlerin sosyal medyanın tamamen yasaklanmasını istemediğini, ancak bağımlılık oluşturan özelliklerden korunmayı talep ettiğini söyledi.

Hükümet, 18 yaş altındaki kullanıcıların yapay zekâ sohbet botlarını güvenli kullanmasına yönelik yeni tedbirler de hazırlıyor. Buna göre hizmet sağlayıcıların, reşit olmayan kullanıcılar için düzenli kullanım molaları oluşturması istenecek.

Yeni düzenlemelerin 2026 yılı sonuna kadar parlamentoya sunulması, gelecek ilkbaharda yürürlüğe girmesi planlanan 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağıyla birlikte hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Öte yandan hükümet, sanal özel ağların (VPN) kullanımına şimdilik herhangi bir kısıtlama getirmeyeceğini açıkladı. Yetkililer, VPN'lerin ihbarcılar, azınlık grupları ve aile mahremiyeti açısından önemli işlevler üstlendiğini, mevcut araştırmaların da çocukların yaş doğrulama sistemlerini aşmak için yaygın şekilde VPN kullandığını göstermediğini bildirdi. Araştırmalar ayrıca, yaklaşık 300 genç üzerinde yapılan denemelerde gece uygulanan sosyal medya kısıtlamasının uyku üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ortaya koydu. Ancak bazı akademisyenler, bu sonuçların teknoloji kullanımını sınırlandırmaya yönelik tek başına yeterli kanıt oluşturmadığını belirtti. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[İngiltere'de 16-17 yaş grubuna gece sosyal medya kısıtlaması geliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:27:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/20072026224526_bd1f97346acc46309b2c98be7e3935d8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/20072026224526_bd1f97346acc46309b2c98be7e3935d8.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/20072026224526_bd1f97346acc46309b2c98be7e3935d8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Müzikten casusluğa... Kablosuz kulaklıklar siber güvenlik riski oluşturuyor mu?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-muzikten-casusluga-kablosuz-kulakliklar-siber-guvenlik-riski-olusturuyor-mu-10796.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-muzikten-casusluga-kablosuz-kulakliklar-siber-guvenlik-riski-olusturuyor-mu-10796.html</link>
                    <description><![CDATA[Kablosuz kulaklıklar günlük hayatın vazgeçilmez teknolojileri arasında yer alıyor. Bir dönem yalnızca müzik dinlemek ve telefon görüşmesi yapmak için kullanılan bu cihazlar artık yapay zekâ destekli özellikler, anlık çeviri, aktif gürültü engelleme, sesli asistanlar ve sağlık takibi gibi birçok gelişmiş fonksiyona sahip. Ancak bu dönüşüm, beraberinde yeni güvenlik ve gizlilik tartışmalarını da getiriyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Siber güvenlik uzmanlarına göre kablosuz kulaklıklar tek başına büyük bir tehdit oluşturmuyor. 

Buna karşın akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve bulut servisleriyle sürekli bağlantı halinde çalışan bu cihazlar, yeterince korunmadıklarında siber saldırganların kullanabileceği yeni giriş noktalarına dönüşebiliyor. 

Özellikle "nesnelerin interneti" (IoT) ekosisteminin hızla büyümesiyle birlikte artık yalnızca bilgisayarlar değil, internete bağlanan her cihaz potansiyel bir hedef olarak değerlendiriliyor.

Kulaklıklar artık küçük bir bilgisayar

Yeni nesil kablosuz kulaklıklar, gelişmiş işlemcilere, birden fazla mikrofona, hareket sensörlerine ve sürekli çalışan yazılımlara sahip. 

Bu cihazlar Bluetooth üzerinden akıllı telefonlara bağlanıyor, üretici uygulamaları aracılığıyla güncelleme alıyor ve birçok kullanıcı verisini işleyebiliyor.

Teknoloji uzmanlarına göre bugün bir kablosuz kulaklık, birkaç yıl önceki birçok akıllı telefondan daha karmaşık bir yazılım altyapısı kullanıyor. 

Dolayısıyla güvenlik açıkları da yalnızca telefonlar için değil, kulaklıklar için de önem kazanıyor.

Uzmanlar, kullanıcıların çoğunun telefonlarını düzenli olarak güncellerken kulaklıklarının yazılımını yıllarca güncellemediğine dikkat çekiyor. Oysa güvenlik açıklarının önemli bölümü bu güncellemelerle kapatılıyor.

Bluetooth gerçekten zayıf halka mı?

Kablosuz kulaklıkların en çok tartışılan yönü Bluetooth teknolojisi.

Son yıllarda Bluetooth güvenliği önemli ölçüde geliştirilmiş olsa da geçmişte KNOB, BIAS ve BrakTooth gibi güvenlik açıkları milyonlarca cihazı etkiledi. 

Bu açıklar, belirli koşullar altında saldırganların bağlantıyı manipüle etmesine, cihazı devre dışı bırakmasına veya yetkisiz komutlar göndermesine imkân tanıyabiliyordu.

Ancak uzmanlar burada önemli bir ayrım yapıyor.

Her güvenlik açığı her cihazı etkilemiyor. Bir zafiyetin kullanılabilmesi için çoğu zaman cihazın belirli bir Bluetooth yongasını kullanması, güncelleme almamış olması ve saldırganın fiziksel olarak belirli bir mesafede bulunması gerekiyor.

Başka bir ifadeyle, kablosuz kulaklıkların uzaktan ve kolayca ele geçirildiği yönündeki iddialar gerçeği tam olarak yansıtmıyor. 

Risk mevcut olsa da bunun gerçekleşebilmesi belirli teknik koşulların oluşmasına bağlı.

Kulaklıklar casusluk cihazına dönüşebilir mi?

Kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan biri de kablosuz kulaklıkların mikrofonlarının uzaktan açılarak dinleme amacıyla kullanılıp kullanılamayacağı.

Siber güvenlik uzmanlarına göre bu senaryo teorik olarak mümkün olsa da pratikte oldukça zor.

Bunun gerçekleşebilmesi için genellikle kullanıcının telefonuna gelişmiş bir casus yazılım bulaşmış olması veya saldırganın telefon üzerinde yönetici yetkilerine ulaşması gerekiyor.

Asıl hedef çoğu zaman kulaklık değil, akıllı telefon oluyor.

Telefon ele geçirildiğinde saldırgan yalnızca kulaklığa değil; mikrofon, kamera, rehber, mesajlar, konum bilgileri ve diğer tüm verilere erişebiliyor. 

Böyle bir durumda kulaklığın mikrofonu da saldırının yalnızca bir parçası haline geliyor.

Bu nedenle güvenlik uzmanları, kulaklıktan önce telefonun korunmasının çok daha kritik olduğunu vurguluyor.

Asıl risk uygulamalarda olabilir

Kablosuz kulaklıkların neredeyse tamamı artık üretici uygulamalarıyla birlikte çalışıyor.

Bu uygulamalar sayesinde yazılım güncelleniyor, ses profilleri ayarlanıyor, kaybolan kulaklık bulunabiliyor ve yeni özellikler aktif hale getiriliyor.

Ancak bu kolaylık bazı verilerin de işlenmesi anlamına geliyor.

Apple, Samsung ve Sony gibi büyük üreticilerin gizlilik politikalarına göre bu uygulamalar, cihaz modeli, işletim sistemi sürümü, pil seviyesi, hata kayıtları ve bazı durumlarda konum bilgilerini toplayabiliyor.

Bu veriler çoğunlukla hizmet kalitesini artırmak amacıyla kullanılıyor. Ancak uzmanlar, kullanıcıların uygulamalara verdikleri izinleri düzenli olarak kontrol etmelerini öneriyor.

Özellikle konum erişimi, mikrofon, Bluetooth ve arka planda çalışma izinleri gereksizse kapatılmalı.

Ucuz cihazlar daha büyük risk taşıyor

Uzmanların dikkat çektiği noktalardan biri de isimsiz üreticilere ait düşük maliyetli kulaklıklar.

Bu cihazların önemli bölümü piyasaya çıktıktan kısa süre sonra yazılım desteğini kaybediyor.

Güvenlik açığı tespit edilse bile güncelleme yayımlanmıyor. Böylece cihaz yıllarca aynı zafiyetlerle kullanılmaya devam ediyor.

Bilinen markalar ise düzenli güvenlik güncellemeleri yayımlayarak yeni tehditlere karşı koruma sağlamaya çalışıyor.

Bu nedenle siber güvenlik uzmanları yalnızca fiyat odaklı tercih yapılmaması gerektiğini belirtiyor.

Risk nasıl azaltılabilir?

Uzmanlara göre alınacak basit önlemler güvenlik riskini büyük ölçüde azaltabiliyor.

Kulaklık yazılımının düzenli güncellenmesi, yalnızca resmi uygulamaların kullanılması, Bluetooth'un ihtiyaç duyulmadığında kapatılması, eski eşleştirmelerin silinmesi ve kulaklığın bilinmeyen cihazlarla eşleştirilmemesi en temel güvenlik adımları arasında yer alıyor.

Ayrıca halka açık alanlarda Bluetooth'un sürekli açık bırakılması da gereksiz risk oluşturabiliyor.

Yapay zekâ yeni fırsatlar kadar yeni tehditler de getiriyor

Önümüzdeki yıllarda kablosuz kulaklıkların çok daha gelişmiş hale gelmesi bekleniyor.

Gerçek zamanlı çeviri, yapay zekâ destekli kişisel asistanlar, biyometrik sağlık takibi ve sürekli ses analizi gibi teknolojiler, kulaklıkları adeta kulağa takılan küçük bilgisayarlara dönüştürüyor.

Bu durum işlenen veri miktarını artırırken, siber güvenlik açısından korunması gereken yeni alanlar da oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu da nesnelerin internetinin büyümesiyle birlikte saldırı yüzeyinin genişlediğine dikkat çekerek, güvenliğin cihaz tasarımının ilk aşamasından itibaren düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.

Geleceğin güvenliği küçük cihazlarda gizli

Siber güvenlik uzmanlarına göre kablosuz kulaklıklar bugün için kullanıcıların korkmasını gerektirecek ölçüde büyük bir tehdit oluşturmuyor. 

Ancak bu cihazlar artık yalnızca müzik dinlemeye yarayan aksesuarlar değil, kişisel verilerle çalışan, internete bağlı akıllı sistemlerin bir parçası.

Dolayısıyla telefon ve bilgisayarlarda gösterilen güvenlik hassasiyetinin kablosuz kulaklıklar için de gösterilmesi gerekiyor. 

Düzenli yazılım güncellemeleri, güvenilir üreticilerin tercih edilmesi ve bilinçli kullanım alışkanlıkları, olası siber tehditlere karşı en etkili savunma olmaya devam ediyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Müzikten casusluğa... Kablosuz kulaklıklar siber güvenlik riski oluşturuyor mu? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/17072026152218_30a52d702c32f1e75d2cd01650cb3e4a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/17072026152218_30a52d702c32f1e75d2cd01650cb3e4a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/17072026152218_30a52d702c32f1e75d2cd01650cb3e4a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber suçlular yaz sezonunu açtı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-10734.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-10734.html</link>
                    <description><![CDATA[Seyahat dolandırıcılığı, siber suçlular için para kazanma yollarından biri. Tatillerini planlayanların  bu tür dolandırıcılıklara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. En yaygın tatil rezervasyonu dolandırıcılığı türleri  arasında konaklama, uçak biletleri, spor gezileri, devre mülkler yer alıyor. Dolandırıcılar sahte web siteleri kurup, web sitelerinde ve sosyal medyada sahte reklamlar yayımlıyorlar.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET internette karşılaşabileceğiniz dolandırıcılıklara yönelik uyarılarını paylaştı. Sahte ücretsiz seyahatlerden sahte kiralık evlere kadar hem seyahatlerinizden önce hem de seyahatleriniz sırasında karşılaşabileceğiniz bazı tehditleri ve bu tehditlere karşı hangi önlemleri alabileceğinizi sıraladı.

En yaygın dolandırıcılık türleri

İndirimli biletler veya tatiller.&nbsp;Siber suçlular bazen tatiller, uçuşlar, oteller ve diğer paketler için çok indirimli fırsatlar sunarlar. Bu durumda, biletler yasal olabilir ancak indirimli olmalarının nedeni çalıntı kartlarla veya ele geçirilmiş sadakat hesaplarıyla satın alınmış olmalarıdır. Sosyal medya, spam e-postalar ve hatta robot telefon aramaları aracılığıyla reklamları yapılabilir.&nbsp;

Sahte kiralık evler.&nbsp;İnternet üzerinden kiralanan yazlık evlerin ticareti giderek artıyor. Dolandırıcılar genellikle yasal kiralama veya ilan sitelerine kendi ilanlarını eklerler. Bu mülkler ya mevcut değil veya kiralık değil ya da siz gittiğinizde iki defa kiralanmış olacaktır. Kiralık evinizi sahte ilanlara karşı koruma sağlayan özel saygın siteler üzerinden rezerve edin.

Klon siteleri.&nbsp;Kimlik avı e-postaları, metinleri ve aramaları veya çevrimiçi reklamlar da kurbanları, yasal olanları taklit etmek için tasarlanmış sahte havayolu, tatil veya karşılaştırma sitelerini ziyaret etmeye yönlendirebilir. Mağdurlara sahte onay e-postaları veya rezervasyon referansları gönderilir. Birçoğu dolandırıldıklarını ancak check-in masasına geldiklerinde fark eder.

Ücretsiz tatiller.&nbsp;Mağdurlarla, hiç katılmadıkları bir çekiliş aracılığıyla tatil kazandıklarını iddia eden istenmeyen e-postalar, aramalar veya mesajlar yoluyla iletişime geçilir. Eğer cevap verirlerse dolandırıcılar 'ücretsiz' tatillerine hak kazanmak için tatil ücretinin bir kısmını ödemelerini isterler.&nbsp;

Uluslararası seyahat belgeleri konusunda 'yardım'. &nbsp;Bazı siteler, mağdurların seyahat vizesi, pasaport, uluslararası sürüş izni veya diğer belgeleri kolayca çıkartmalarına yardımcı olduklarını iddia ederler. Ancak genellikle ücretsiz olan bu hizmetler için son derece yüksek ücretler talep ederler. Ortaya çıkan belgenin sahte olma ihtimali çok yüksektir.

Charter uçuş dolandırıcılığı.&nbsp;Dolandırıcılar ayrıca kurbanları cezbetmek için genellikle konaklama ile birlikte verilen özel uçak kiralama paketlerini de kullanırlar. Yine parayı alıp ortadan kaybolacaklar ve sizi ortada bırakacaklar.

Wi-Fi tehditleri.&nbsp;Bir kere yola çıktınız mı risklerin sonu gelmez. Yoldayken havaalanında, kafede veya başka bir kamusal alandaysanız ücretsiz halka açık Wi-Fi kullanarak banka veya diğer hesaplarınıza giriş yapmayın. En azından bağlantınızı şifreleyen ve sizi kişisel verilerinizi çalmak isteyebilecek kişilerden koruyan saygın bir sanal özel ağ (VPN) hizmeti kullanın. Ücretsiz Wi-Fi'dan kaçınmanız gerekir çünkü belki de farkında olmadan parolalarınızı ve kişisel, finansal verilerinizi çalmak için web oturumunuzu dinlemek isteyen siber suçlular tarafından kurulmuş sahte bir erişim noktasına bağlanıyor olabilirsiniz. Wi-Fi noktası gerçek olsa bile bilgisayar korsanları çevrimiçi etkinliğinizi gözetlemek için aynı ağda gizleniyor olabilir.&nbsp;

&nbsp;

Tatil dolandırıcılıklarından korunmanın 8 yolu

Araştırmadan asla rezervasyon yapmayın.&nbsp;Otel, acente ve kiralama siteleriyle ilgili yorumları kontrol edin. Firma ismini aratın, dolandırıcılık şikâyeti olup olmadığına bakın. İstenmeyen mesajlara yanıt vermeyin.&nbsp;E-posta, SMS ya da reklamlardaki bağlantılara tıklamayın. Firma ile&nbsp;resmî web sitesinden&nbsp;iletişime geçin. Şüpheli ödeme yöntemlerinden uzak durun.&nbsp;Kripto para, havale, hediye kartı ya da para transfer uygulamaları ile ödeme yapmayın. Bu yollarla yapılan ödemelerde paranızın izini sürmek imkânsızdır. Site URL’sini kontrol edin.&nbsp;Yazım hatası, eksik harf ya da garip alan adları, sahte site işareti olabilir. Güvence sertifikalarını kontrol edin.&nbsp;Uçuş rezervasyonlarında ATOL gibi resmi sigorta sistemleriyle korunan şirketleri tercih edin. Çok iyi fiyatlar genelde gerçek değildir.&nbsp;Piyasa ortalamasının çok altındaki fırsatlar genellikle dolandırıcılıktır. “Gerçek olamayacak kadar iyi” tekliflerden uzak durun. VPN kullanın, halka açık Wi-Fi’dan kaçının. Halka açık internet bağlantıları üzerinden banka hesabınıza girmeyin. Mutlaka güvenilir bir VPN hizmetiyle bağlanın. Halka Açık USB Şarj Cihazlarını Kullanmayın.&nbsp;Juice jacking'e karşı kişisel şarj adaptörünüzü taşıyın. Tanımadığınız kablolarla telefonunuzu şarj etmeyin.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Siber suçlular yaz sezonunu açtı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/13072026162421_977f7580763530dbd2b64bf833b1688d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/13072026162421_977f7580763530dbd2b64bf833b1688d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/13072026162421_977f7580763530dbd2b64bf833b1688d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[PTT'nin elektrikli skuterleriyle 89,6 milyon gönderi ulaştırıldı... Çevreci teslimatta PTT imzası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-pttnin-elektrikli-skuterleriyle-896-milyon-gonderi-ulastirildi-cevreci-teslimatta-ptt-imzasi-10714.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-pttnin-elektrikli-skuterleriyle-896-milyon-gonderi-ulastirildi-cevreci-teslimatta-ptt-imzasi-10714.html</link>
                    <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT'nin dağıtım hizmetlerinde kullandığı elektrikli skuterlerle bugüne kadar yaklaşık 89,6 milyon gönderinin teslim edildiğini açıkladı. Uraloğlu, uygulama sayesinde 312 bin litre fosil yakıt kullanımının da önüne geçildiğini belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT'nin dağıtım hizmetlerinde kullandığı elektrikli skuterlerin çevre dostu ulaştırma politikalarına önemli katkı sağladığını bildirdi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Uraloğlu, elektrikli skuterlerle bugüne kadar yaklaşık 89,6 milyon gönderinin alıcılarına ulaştırıldığını açıkladı.

Elektrikli araçların dağıtım faaliyetlerinde toplam 10,4 milyon kilometre yol kat ettiğini belirten Uraloğlu, bunun Dünya'nın çevresini yaklaşık 260 kez dolaşacak mesafeye karşılık geldiğini ifade etti.

Çevreci ulaşım çözümlerinin hem verimlilik hem de sürdürülebilirlik açısından önemli kazanımlar sağladığını vurgulayan Uraloğlu, elektrikli skuterlerin kullanımı sayesinde 312 bin litre fosil yakıt tüketiminin önüne geçildiğini kaydetti.

Bakan Uraloğlu, ulaştırma sektöründe yenilikçi teknolojilerin yaygınlaştırılmasıyla birlikte çevreye duyarlı uygulamaların artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, sürdürülebilir ulaşım hedefleri doğrultusunda yatırımlara devam edeceklerini ifade etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[PTT'nin elektrikli skuterleriyle 89,6 milyon gönderi ulaştırıldı... Çevreci teslimatta PTT imzası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:04:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12072026181319_d6812663f4535364a8fd6af1a4942a64.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12072026181319_d6812663f4535364a8fd6af1a4942a64.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12072026181319_d6812663f4535364a8fd6af1a4942a64.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ televizyon ve sinema sektörünü dönüştürüyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-televizyon-ve-sinema-sektorunu-donusturuyor-10695.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-televizyon-ve-sinema-sektorunu-donusturuyor-10695.html</link>
                    <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, TV ve sinema sektöründe yapay zekayla içerik üretimini değerlendirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Yapay zekâ artık ekonomik bir çözüm olarak da değerlendiriliyor

Televizyon ve sinema sektörünün son yıllarda ciddi ekonomik baskılarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, “Geleneksel reklam gelirlerinin önemli bir bölümü dijital platformlara kayarken yapım maliyetleri sürekli artıyor. Bu nedenle yapay zekâya, sektör için teknolojik bir yenilik olarak kullanımının sıra, ekonomik bir çözüm olarak da başvuruluyor.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, Netflix'in 2025 yapımı&nbsp;The Eternaut&nbsp;dizisinde bazı görsel efekt süreçlerinin yapay zekâ desteğiyle çok daha kısa sürede tamamlanmasının bu dönüşümün güncel örneklerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Yapay zekâ özellikle ön hazırlık, görsel tasarım, kurgu ve pazarlama süreçlerinde maliyetleri düşürebiliyor. Medya ekonomisi açısından baktığımızda bu dönüşüm, şirketlerin daha az maliyetle daha fazla içerik üretme arayışının bir sonucu. Ancak bu noktada karşımıza şu soru kaçınılmaz olarak çıkıyor: Ortaya çıkan tasarruf içerik kalitesinin gelişmesi için mi var yoksa sadece şirketlerin kârını artırmak için mi önem taşıyor?” diye konuştu.

Yapay zekâ üreticinin yerine geçmez, güçlü bir yardımcı olur

Yapay zekânın senaryo yazımı, diyalog oluşturma, görüntü ve ses üretimi gibi birçok alanda kullanılabildiğini kaydeden Dr. Kabaş, “Yapay zekâ bugün senaryo taslakları oluşturabiliyor, alternatif diyaloglar yazabiliyor, görüntü ve ses üretebiliyor. Bu durum elbette ki yaratıcı süreçleri hızlandırıyor. Ancak yaratıcılık teknik üretimden ibaret değil. İyi bir hikâye çoğu zaman insan deneyiminden, gözlemden ve duygudan beslenmektedir. Bu nedenle yapay zekâyı üreticilerin yerine geçen bir aktörden ziyade onların kullandığı güçlü bir araç olarak görmek daha doğru olacaktır. Önümüzdeki dönemde en başarılı üretimler, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ imkânlarını birlikte kullanan ekiplerden çıkacaktır.” şeklinde konuştu.

Duygusal bağ yalnızca teknik kaliteyle kurulmaz

Yapay zekâ destekli içeriklerin izleyiciler üzerindeki etkisine de değinen Dr. &nbsp;Kabaş, “İzleyiciler için teknik kalite kadar duygusal inandırıcılık da önemlidir. Martin Scorsese'nin&nbsp;The Irishman&nbsp;(2019) ya da&nbsp;Indiana Jones and the Dial of Destiny&nbsp;(2023) filmlerinde kullanılan dijital gençleştirme teknolojileri oldukça etkileyiciydi. Ancak izleyiciyi etkileyen temel unsur görüntüyle sınırlı kalmamaktadır. Karakterlerin taşıdığı insani deneyim de bu duygusal bağın kurulması adına önem taşımaktadır. Yapay zekâ ünlü oyuncuların yüzlerini gençleştirebilir ama deneyimin kendisini gençleştirememektedir. Ayrıca bu tür teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte izleyicilerin gerçek ile kurgu arasındaki sınırı ayırt etmesi de zorlaşabilmektedir. Bu nedenle yapay zekânın farklı kullanım biçimleri etik ve kültürel bir tartışma alanını genişletmektedir.” dedi.

Standartlaşma kültürel çeşitlilik için risk oluşturabilir

Yapay zekânın geçmişte üretilmiş milyonlarca içerikten öğrenerek çalıştığını hatırlatan Dr. Kabaş, “Bu nedenle bazen mevcut kalıpları tekrar etme eğilimi gösterebiliyor. Eğer sektör yalnızca algoritmaların başarılı bulduğu formüllere yönelirse birbirine benzeyen hikâyeler ve karakterler giderek artabilecek; hatta tek tipleşme sektörünün bir tür hedefine dahi dönüşebilecektir. Özellikle yerel kültürler açısından bu önemli bir risk. Örneğin Türk dizilerinin uluslararası başarısı büyük ölçüde yerel hikâyelerden ve özgün karakterlerden kaynaklanıyor. Yapay zekâ bu çeşitliliği destekleyen bir araç olursa faydalı olabilecektir ancak standartlaşmayı hızlandırırsa kültürel zenginlik de zarar görebilir.” diye konuştu.

Hem algoritmik hem özgün yapımlar birlikte var olacak

Yapay zekâ sayesinde içerik üretiminin ucuzlayıp hızlanmasının iki farklı sonucu beraberinde getireceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, “Yapay zekâ sayesinde daha fazla insan içerik üretebilecek ve teknik kaliteye daha kolay erişebilecek. Bu olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak benzer anlatı kalıpları ve güvenli formüllerin çoğalması riski de bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde bir yanda hızlı ve algoritmik içerikler, diğer yanda ise insan yaratıcılığının belirleyici olduğu daha özgün yapımların birlikte var olduğunu görebiliriz. Asıl mesele niceliğin değil, niteliğin nasıl korunacağı olacaktır.” ifadesinde bulundu.

Meslekler yok olmayacak, iş tanımları değişecek

Yapay zekânın medya sektöründeki meslekleri tamamen ortadan kaldırmayacağını ancak çalışma biçimlerini önemli ölçüde değiştireceğini belirten Dr. Kabaş, “Örneğin 2023 yılında Hollywood’da yaşanan senarist ve oyuncu grevleri, yapay zekânın yaratıcı emek üzerindeki etkilerine yönelik kaygıları açık biçimde ortaya koydu. Gelecekte yapay zekâya doğru komutları verebilen, üretilen içerikleri değerlendirebilen ve yaratıcı kararlar alabilen profesyoneller öne çıkacaktır. Diğer sektörlere benzer biçimde teknik bazı görevler azalırken denetleme, editörlük ve yaratıcı yönlendirme gibi alanların önemi artacaktır.” şeklinde konuştu.

İletişim fakülteleri yapay zekâ okuryazarlığını merkeze almalı

Türkiye'nin dizi ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını hatırlatan Dr. Kabaş, “Ancak yapay zekâ dönüşümü konusunda sektörün henüz deneme aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Yapım şirketleri ve medya kuruluşları çeşitli uygulamalar deniyor fakat ortak standartlar ve uzun vadeli stratejiler henüz netleşmiş değil. Üniversiteler açısından da benzer bir tablo var. İletişim fakültelerinin artık yalnızca kamera kullanmayı, kurgu yapmayı veya senaryo yazmayı öğretmesi yeterli değil. Yapay zekâ okuryazarlığı, veri etiği, telif hakları ve eleştirel medya okuryazarlığı da eğitimin temel parçaları haline gelmeli. Çünkü geleceğin iletişim profesyonelleri yapay zekânın kullanıcısı olmasının yanı sıra denetleyici ve yönlendiricisi de olacaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ televizyon ve sinema sektörünü dönüştürüyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 06:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/11072026153353_6139cf8fe6e722a8cb183bb47866ed9d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/11072026153353_6139cf8fe6e722a8cb183bb47866ed9d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/11072026153353_6139cf8fe6e722a8cb183bb47866ed9d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AB’den yapay zekâ düzenlemesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-abden-yapay-zeka-duzenlemesi-10506.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-abden-yapay-zeka-duzenlemesi-10506.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği, yapay zekâ ile üretilen rıza dışı mahrem içerikleri tamamen yasakladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Yüksek riskli sistemlere dair yükümlülüklerin yürürlüğe giriş tarihleri ise 2027 ve 2028’e ertelendi.

Avrupa Birliği ülkeleri, yapay zekâ kurallarını sadeleştiren ve yüksek riskli sistemlerin yükümlülüklerini erteleyen yeni düzenlemeyi kabul etti. AB Konseyi’nin açıklamasına göre, üye ülke temsilcileri yapay zekâya ilişkin bazı kuralları basitleştirmeyi ve kolaylaştırmayı amaçlayan düzenlemeye nihai onayı verdi.

Yeni kararla birlikte bağımsız yüksek riskli yapay zekâ sistemleri için kuralların yürürlüğe giriş tarihi 2 Aralık 2027, ürünlere entegre edilmiş yüksek riskli sistemler için ise 2 Ağustos 2028 olarak belirlendi.

Yapay Zekâ Yasası’na eklenen hükümle, rıza dışı cinsel ve mahrem içerik ya da çocuk istismarı materyali üretimi tamamen yasaklandı. Gerçek kişilerin çıplak görüntülerini yapay zekâ ile oluşturan veya fotoğraflardaki kıyafetleri dijital olarak kaldıran sistemlerin kullanımı Aralık Ayı 2026’dan itibaren yasaklanacak.

Ayrıca yapay zekâ tarafından üretilen içeriklere dair şeffaflık yükümlülükleri için sağlayıcılara tanınan geçiş süresi altı aydan üç aya indirildi ve yeni son tarih 2 Aralık 2026 olarak belirlendi. Düzenleme, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[AB’den yapay zekâ düzenlemesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:31:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/29062026182034_4468514c37887bc371fab3529c967f3b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/29062026182034_4468514c37887bc371fab3529c967f3b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/29062026182034_4468514c37887bc371fab3529c967f3b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber casuslukta yeni perde]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-siber-casuslukta-yeni-perde-10502.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-siber-casuslukta-yeni-perde-10502.html</link>
                    <description><![CDATA[Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan Gamaredon ve 2025 yılındaki faaliyetlerine ilişkin en son raporunu yayımladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Rapor, grubun cephaneliğine eklenen yeni araçları, ağ altyapısını koruma yöntemlerindeki önemli değişiklikleri ve hem komuta ve kontrol (C&amp;C) bilgilerini hem de çalınan verileri gizlemek için meşru üçüncü taraf hizmetlerini giderek daha fazla kullanmasını analiz ediyor.&nbsp;

2025 yılı boyunca, Rusya ile bağlantılı Gamaredon tehdit grubu, yalnızca Ukrayna'daki hükümet ve askeri kurumları hedef aldı. Gamaredon operatörleri, teknik raporumuzda analiz ettiğimiz altı yeni kötü amaçlı PowerShell aracı geliştirdi ve kullanıma sundu. Grubun dosya hırsızları, bulut depolama hizmetlerine (Wasabi, Tebi ve Intercolo) veri sızdırmayı destekleyecek şekilde güncellendi ve bu yöntem, veri sızdırmanın başlıca yöntemi hâline geldi. ESET ayrıca C&amp;C sunucularını çözümlemek ve yükleri dağıtmak için çok sayıda meşru mesajlaşma, sosyal medya, blog ve yapıştırma hizmetinin "dead drop" olarak kötüye kullanıldığını da belgeledi.

2025 yılı boyunca Gamaredon son derece aktif kaldı ve yalnızca Ukrayna’ya odaklanmaya devam etti. Grubun nihai hedefi, Ukrayna’da devam eden savaşta Rusya’nın çıkarlarını desteklemek için istismar edilebilecek hassas bilgiler ve diğer kritik verilerin sızdırılması olmaya devam ediyor. Gamaredon’un faaliyetleri, istihbarat üstünlüğü elde etmek amacıyla Ukrayna’daki hükümet ve askeri kurumları hedef alarak Rusya’nın jeopolitik hedefleriyle yakından uyumlu görünüyor.&nbsp;

Gamaredon’u araştıran ESET araştırmacısı Zoltán Rusnák “Grup, Ocak 2025’te kısa bir operasyonel ara vermiş olsa da Gamaredon o yılın ilk yarısında çabalarının büyük bir kısmını yeni araçlar geliştirmeye ve kullanıma sunmaya ayırdı. ESET, Rusya ve Kırım’daki önemli bayramlar öncesinde birçok güncelleme yapıldığını gözlemledi. Özellikle, bu bayramlar sırasında veya hemen sonrasında hiçbir güncelleme gözlemlenmedi; bu da Gamaredon operatörlerinin muhtemelen devlete bağlı çalışanlar olduğunu daha da güçlendiriyor” açıklamasını yaptı . Grup, Ukrayna Güvenlik Servisi tarafından Rusya FSB’sinin 18. Bilgi Güvenliği Merkezi’ne atfediliyor ve işgal altındaki Kırım’dan faaliyet gösterdiği düşünülüyor. &nbsp;

2025’in başlarında Gamaredon, Rusya ile bağlantılı bir başka tehdit aktörü olan Turla ile iş birliği yaptı. Bu iş birliği, Rusya ile bağlantılı gruplar arasında koordineli siber casusluk kampanyaları yürütme potansiyelini vurgulamaktadır; bu da operasyonel etkilerini artırması muhtemeldir. Geçmişte Gamaredon, ESET tarafından keşfedilen ve InvisiMole olarak adlandırılan bir tehdit aktörüyle de iş birliği yapmıştı. Daha geniş bir bakış açısıyla 2025 yılı Rusya yanlısı aktörler arasında iş birliği ve görev paylaşımına dair bir başka örnek daha sundu. ESET, Rusya yanlısı UAC-0099 grubunun ilk erişim operasyonları yürüttüğünü ve ardından doğrulanmış hedefleri takip faaliyetleri için Sandworm’a aktardığını gözlemledi.&nbsp;

Yılın ikinci yarısında Gamaredon, daha büyük ve daha sık gerçekleştirilen spear phishing kampanyalarına yöneldi. En belirgin değişiklik, faaliyet temposundaydı. Grup, kampanyaların hem sıklığının arttığı hem de ölçeğinin büyüdüğü yılın ikinci yarısında çok daha aktifti. Spear phishing'in ötesinde, Gamaredon yanal hareket için özel silahlandırma araçlarını kullanmaya da devam etti. Bu araçlar, USB sürücülerini, eşlenmiş ağ sürücülerini ve hatta yazılım yükleyicilerini silahlandırarak, grubun ilk saldırıdan sonra kuruluşların içinde veya arasında yayılmasına yardımcı oluyor.

Gamaredon, 2025 yılında tamamı PowerShell ile yazılmış altı yeni araç tanıttı: PteroDee, PteroCache, PteroDum, PteroOdd, PteroPaste ve PteroEffigy. Yeni araçlar arasında öne çıkan, diğerlerine kıyasla oldukça daha karmaşık olan PteroPaste’dir. Bu araç, bir indirici, bir USB silahlandırıcı ve kalıcılık ile koordinasyon için kullanılan bir çalıştırıcı bileşenini bir araya getirir. Ayrıca ilk olarak 2021’de ortaya çıkan eski bir VBScript silahlandırıcı olan PteroSetup’ı yeniden hayata geçirdi.

Bunun yanı sıra Gamaredon operatörleri ağ altyapılarını korumak için yeni yollar aradılar; C&amp;C sunucuları artık tüneller, işleyiciler, DDNS (dinamik DNS) ve PaaS (hizmet olarak platform) gibi çeşitli üçüncü taraf hizmetlerin arkasına gizlenmiştir.

Gamaredon’un 2025 yılındaki operasyonlarının en önemli yönlerinden biri, sözde “dead-drop” hizmetlerinden yoğun bir şekilde yararlanmasıydı. Bu terim geleneksel casusluktan gelmektedir – doğrudan buluşmak yerine, bir ajan bilgileri halka açık veya gizli bir yere bırakır ve başka bir ajan daha sonra bu bilgileri alır. Çevrimiçi ortamda da prensip benzerdir. Operatörler, gerçek kötü amaçlı sunucuyu doğrudan kötü amaçlı yazılıma gömmek yerine, bu bilgileri meşru bir web sitesine veya platforma yerleştirir ve kötü amaçlı yazılım da buradan alır. Bu, kötü amaçlı yazılımın önce meşru bir hizmet üzerindeki halka açık bir sayfaya bağlanabileceği, buradan gizli veya önceden yerleştirilmiş bir değeri okuyabileceği ve ancak bundan sonra asıl C&amp;C sunucusuna bağlanabileceği anlamına gelir. 2025 yılında Gamaredon, Telegram kanalları, Dropbox, DEV Community ve Mastodon gibi sosyal ağlar dâhil olmak üzere çok sayıda hizmeti bu şekilde kötüye kullandı.

ESET’in gözlemlediği diğer önemli altyapı değişikliği ise veri sızdırma tarafındaydı. Gamaredon, amiral gemisi niteliğindeki iki dosya hırsızı olan PteroPSDoor ve PteroVDoor’u, çalınan dosyaları S3 uyumlu bulut depolama hizmetlerine (Amazon S3 API’sini destekleyen sağlayıcılar: Wasabi, Tebi ve Intercolo) yükleyecek şekilde güncelledi; böylece aynı araçlar ve kod, farklı depolama sağlayıcılarında çalışabilir hâle geldi. Aynı zamanda, PteroBox dosyaları Dropbox’a yüklemeye devam etti.

Çalınan dosyaları bulut depolama hizmetlerine yüklemek, Gamaredon’un büyük miktarda çalınan veriyi almak için kendi altyapısını sürdürme ihtiyacını azaltır. Ayrıca kötü amaçlı trafiğin meşru depolama sağlayıcılarına erişim trafiği arasına karışmasına da yardımcı olur. Esasen Gamaredon, talimatların nereden geldiğini gizlemekle kalmayıp, çalınan verilerin nereye gittiğini de gizlemek için üçüncü taraf hizmetlerini giderek daha fazla kullanmaktadır.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Siber casuslukta yeni perde - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:07:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/29062026162956_43728ad6f94d9b87e7ce2f8d8f848bf2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/29062026162956_43728ad6f94d9b87e7ce2f8d8f848bf2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/29062026162956_43728ad6f94d9b87e7ce2f8d8f848bf2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İtalya’da teknoloji firması hakkında soruşturma]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-italyada-teknoloji-firmasi-hakkinda-sorusturma-10459.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-italyada-teknoloji-firmasi-hakkinda-sorusturma-10459.html</link>
                    <description><![CDATA[Rekabet Kurumu, abonelik fiyat artışları nedeniyle inceleme başlattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - İtalya Rekabet Kurumu&nbsp;"Microsoft 365" abonelik hizmetlerindeki fiyat artışına ilişkin tüketicilere sunulan bilgilendirmeler nedeniyle "Microsoft Ireland Operations Ltd." ve "Microsoft S.r.l." hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi. Abonelik hizmetlerindeki fiyat artışına ilişkin bilgilendirmeler nedeniyle ilgili teknoloji firması hakkında soruşturma başlattı. Şirketin fiyat artışına dair bilgileri kullanıcılara parçalı sunduğu ve aboneleri otomatik olarak daha yüksek ücretli yeni plana geçirdiği belirtildi.

Kurumdan yapılan açıklamada, fiyat artışına ilişkin bilgilerin tüketicilere dağınık şekilde sunulduğu ve&nbsp;Microsoft 365 hizmetine entegre edilen yapay zeka tabanlı "Copilot" ve "Designe" özelliklerinin yeterince açık biçimde belirtilmediği ifade edilen açıklamada, entegre edilen yeni özelliklerin yeterince açık biçimde belirtilmediği ifade edildi. Tüketicilerin sözleşmeyi feshetmedikleri sürece varsayılan seçenek olarak daha yüksek ücretli plana geçirilmiş olmalarının da soruşturma konularından olduğu kaydedildi.

Tüketici Hakları Derneği ise başlatılan soruşturmanın, büyük teknoloji şirketlerinin rekabet ve tüketici hakları konusundaki yanlış uygulamalarını bir kez daha ortaya koyduğunu savundu. Usulsüzlüklerin tespit edilmesi halinde şirkete yüksek miktarda idari para cezası verilmesi bekleniyor. Ayrıca fazla ödeme yapan kullanıcıların ücretlerini geri alabilmeleri için hukuki girişimlerde bulunulacağı açıklandı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[İtalya’da teknoloji firması hakkında soruşturma - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/26062026130514_bdd03926cea10739614bd8614320b60c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/26062026130514_bdd03926cea10739614bd8614320b60c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/26062026130514_bdd03926cea10739614bd8614320b60c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Öğrenciler Tablet Alırken Nelere Dikkat Etmeli?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-ogrenciler-tablet-alirken-nelere-dikkat-etmeli-10437.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-ogrenciler-tablet-alirken-nelere-dikkat-etmeli-10437.html</link>
                    <description><![CDATA[Tablet kullanımında ekran boyutu önemli kriterlerden biri olarak öne çıkıyor. Daha büyük ekranlar aynı anda birden fazla uygulamayı kullanmayı, doküman incelemeyi ve not almayı kolaylaştırıyor. Özellikle eğitim süreçlerinde geniş ekran, öğrencilerin ders içerikleriyle daha rahat çalışmasına yardımcı oluyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Tabletler artık yalnızca video izlemek ya da internette gezinmek için kullanılan cihazlar olmaktan çıktı. Özellikle öğrenciler için not alma, ödev hazırlama, araştırma yapma, sunum oluşturma ve çevrim içi derslere katılma gibi birçok sürecin önemli bir parçası haline geldi. Bu nedenle tablet seçiminde ekran boyutu, kalem desteği, klavye kullanımı ve donanım özellikleri her zamankinden daha fazla önem kazanıyor.

Öğrenciler için doğru tableti seçerken yalnızca teknik özelliklere değil, cihazın günlük kullanım ihtiyaçlarına ne kadar yanıt verdiğine de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle kalem ve klavyenin kutu içeriğinde yer alması, öğrencilerin ek aksesuar maliyetleriyle karşılaşmadan üretkenliğe başlamasını kolaylaştırıyor.

Öğrenci Tableti Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Özellik

Neden Önemli?

Ekran Boyutu

Ders notları, dokümanlar ve çoklu görev kullanımı için geniş çalışma alanı sunar.

Kalem Desteği

El yazısıyla not alma, çizim yapma ve PDF üzerinde çalışma imkanı sağlar.

Klavye

Ödev, proje ve sunum hazırlıklarında yazım konforu sunar.

RAM Kapasitesi

Aynı anda birden fazla uygulamanın akıcı çalışmasına yardımcı olur.

Depolama Alanı

Ders içerikleri, dokümanlar ve projeler için yeterli alan sunar.

Ekran Parlaklığı

Farklı ışık koşullarında rahat kullanım sağlar.

Geniş ekran üretkenliği artırıyor

Tablet kullanımında ekran boyutu önemli kriterlerden biri olarak öne çıkıyor. Daha büyük ekranlar aynı anda birden fazla uygulamayı kullanmayı, doküman incelemeyi ve not almayı kolaylaştırıyor. Özellikle eğitim süreçlerinde geniş ekran, öğrencilerin ders içerikleriyle daha rahat çalışmasına yardımcı oluyor.

Kalem ve klavye artık temel ihtiyaç haline geliyor

Dijital not alma alışkanlığının yaygınlaşmasıyla birlikte kalem desteği birçok öğrenci için öncelikli özelliklerden biri haline geldi. Benzer şekilde klavye kullanımı da ödev hazırlama, proje geliştirme ve uzun metin yazım süreçlerinde önemli avantajlar sağlıyor. Bu nedenle kullanıcılar kalem ve klavyeyi ayrı satın almak yerine kutu içeriğinde sunulan çözümlere yöneliyor.

Casper PAD M10 Pro öğrencilerin ihtiyaçlarına yanıt veriyor

Casper PAD M10 Pro, öğrencilerin eğitim ve günlük kullanım ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirildi. 12.2 inç büyüklüğündeki ekranı, kutudan çıkan aktif kalemi ve touchpad destekli manyetik klavyeli kılıfıyla not alma, ödev hazırlama ve günlük üretkenlik süreçlerini tek cihazda topluyor.

Casper PAD M10 Pro Teknik Özellikleri

Özellik

Casper PAD M10 Pro

Ekran Boyutu

12.2 inç

Ekran Çözünürlüğü

2400 x 1600 (2.4K WQXGA)

Ekran Oranı

03:02

Yenileme Hızı

90 Hz

Parlaklık

500 nit

İşlemci

MediaTek Helio G100

RAM

8 GB

Depolama Alanı

128 GB

İşletim Sistemi

Android 16

Kalem Desteği

Aktif kalem kutu içeriğinde

Klavye

Touchpad destekli manyetik klavyeli kılıf kutu içeriğinde

Gövde Yapısı

Alüminyum kasa

Kalınlık

7.5 mm

Kullanım Alanları

Not alma, ödev hazırlama, araştırma, sunum hazırlama, günlük kullanım

Hedef Kullanıcı Profili

Öğrenciler, genç kullanıcılar, üretkenlik odaklı kullanıcılar

&nbsp;

2.4K çözünürlüğe sahip ekranı ve 500 nit parlaklığı sayesinde farklı ortamlarda rahat görüntüleme deneyimi sunan cihaz, 90 Hz yenileme hızıyla uygulamalar arasında daha akıcı geçişler yapılmasına yardımcı oluyor. Sekiz çekirdekli MediaTek Helio G100 işlemcisi ve 8 GB RAM kapasitesi ise ders içerikleri, araştırmalar ve günlük uygulamalar için akıcı bir kullanım sunuyor.

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Öğrenciler Tablet Alırken Nelere Dikkat Etmeli? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165633_f3beba65981e5930ff5fb60b3f7003ad.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165633_f3beba65981e5930ff5fb60b3f7003ad.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165633_f3beba65981e5930ff5fb60b3f7003ad.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çinli bilim adamlarından 300 dereceye kadar dayanıklı yeni nesil lityum batarya]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cinli-bilim-adamlarindan-300-dereceye-kadar-dayanikli-yeni-nesil-lityum-batarya-10436.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cinli-bilim-adamlarindan-300-dereceye-kadar-dayanikli-yeni-nesil-lityum-batarya-10436.html</link>
                    <description><![CDATA[Çinli bilim insanları, yüksek sıcaklıklara dayanabilen seramik tabanlı yeni bir lityum-iyon mikro batarya geliştirdi. Araştırmacılar, yeni teknolojinin mevcut bataryalara kıyasla daha güvenli olduğunu ve zorlu çalışma koşullarında kullanılabileceğini belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Çin'deki Tsinghua University araştırmacıları tarafından geliştirilen bataryanın, 150 santigrat dereceye kadar kararlı şekilde çalışabildiği bildirildi. Bilimsel dergi Matter'da yayımlanan çalışmaya göre, yeni batarya kısa süreli olarak 300 santigrat dereceye ulaşan termal şoklara da performans kaybı yaşamadan dayanabiliyor.

Günümüzde elektrikli araçlar, akıllı telefonlar, akıllı saatler ve tıbbi implantlar gibi birçok cihazda kullanılan lityum-iyon bataryalar, sıvı elektrolit içermeleri nedeniyle yüksek sıcaklıklarda sızıntı ve yangın riski taşıyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle yangın alarm sistemleri, endüstriyel nesnelerin interneti (IoT) sensörleri, havacılık ekipmanları ile savunma sanayisi uygulamalarında kullanım alanlarını sınırladığını ifade ediyor.

Araştırmacılar, söz konusu sorunu aşmak amacıyla tamamen seramik malzemeden oluşan çok katmanlı bir mikro lityum-iyon batarya tasarladı. Katmanlar arasındaki temasın güçlendirilmesiyle performansın artırıldığı belirtilirken, bataryanın farklı kullanım alanlarına göre ölçeklendirilebildiği kaydedildi.

Çalışmada, yeni bataryanın tamamen yanmaz özellik taşıdığı, dışarıdan uygulanan uzun süreli alev etkisi altında dahi yapısal bütünlüğünü koruduğu ve havada yüksek termal kararlılık sergilediği vurgulandı.

Araştırmacılar, teknolojinin uzun vadede giyilebilir sensörler, IoT cihazları ve havacılık elektroniği başta olmak üzere yüksek sıcaklıklara maruz kalan uygulamalarda kullanılabileceğini belirtti.

Uzmanlara göre geliştirme, katı hal batarya teknolojilerinde güvenlik ve dayanıklılık açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Çinli bilim adamlarından 300 dereceye kadar dayanıklı yeni nesil lityum batarya - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 08:44:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165500_93c5164ca407c4862ad36fe62688522b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165500_93c5164ca407c4862ad36fe62688522b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165500_93c5164ca407c4862ad36fe62688522b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sevimli Fotoğraflar Bebeğinizde Kalıcı Hasarlara Yol Açabilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-sevimli-fotograflar-bebeginizde-kalici-hasarlara-yol-acabilir-10440.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-sevimli-fotograflar-bebeginizde-kalici-hasarlara-yol-acabilir-10440.html</link>
                    <description><![CDATA[Sosyal medyada sıkça paylaşılan yenidoğan fotoğrafları, ilk bakışta masum ve sevimli birer anı olarak görülüyor. Ancak bu etkileyici karelerin oluşturulması sırasında uygulanan bazı pozlar ve çekim teknikleri, bebeklerin sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Özellikle son yıllarda popüler hâle gelen yenidoğan fotoğrafçılığında, henüz gelişimini tamamlamamış bir bebeğin doğal olmayan pozisyonlara sokulması kas, eklem ve omurga yapısında kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Ayrıca çekimlerde kullanılan flaş ve diğer yapay ışık kaynakları da bebeğin hassas görme sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Ertural, ailelerin büyük bir heyecanla çektirdiği bebek fotoğraflarının, bilinçsiz uygulamalar nedeniyle sağlık riskine dönüşebileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu.

"Kurbağa pozisyonu" bebeğinize zarar verebilir

Boyun kasları ve kemik yapısı henüz gelişmemiş bebekler, yetişkinlere göre yaralanmalara çok daha açıktır. Yenidoğan döneminde baş kontrolü olmadığı için baş ile boynun birleştiği atlanto-oksipital eklem oldukça dengesizdir.&nbsp;

Kurbağa pozisyonundan kaçının:&nbsp;Bebeklerin doğal duruş mekanizmaları uyanıkken ve uyurken farklılık gösterir. Fotoğrafçılar, riskli olan "kurbağa pozisyonu" gibi zorlayıcı şekilleri bebeklere uyku anında çok daha kolay verir ve bu nedenle bebeğin uyumasını beklerler.&nbsp; Kan akışı bozuluyor:&nbsp;Yapılan araştırmalar, uyku sırasında bebeğin boynunun uç noktalara kadar bükülmesinin, beyin sapı dolaşımını sağlayan vertebrobaziler kan akışını bozabileceğini gösteriyor. Bu durum, bebeğin ileriki dönemlerdeki motor gelişimini tehlikeye atabilecek kadar büyük bir risk taşır.&nbsp; Fotoğrafçı seçimine dikkat edin:&nbsp;Erken bebeklik döneminde (ilk 14 gün) bu tür pozisyonların anatomik etkilerini bilmeyen fotoğrafçılara kesinlikle güvenilmemelidir. Eğer çekim yapılacaksa mutlaka insan anatomisi eğitimi almış ve bebek güvenliği konusunda uzmanlaşmış profesyoneller tercih edilmelidir.

Yapay ışık kaynakları görme yetisini olumsuz etkileyebilir

Çekimler sırasında flaş ve benzeri yoğun yapay ışık kaynaklarının kullanılması önerilmez. Ani ve güçlü ışık patlamaları, gelişimini henüz tamamlamamış olan yenidoğanların retina tabakasını olumsuz etkileyebilir ve görme sağlığı açısından risk oluşturabilir. Yetişkinler, parlak ışığa karşı göz kapaklarını refleks olarak kapatarak kendilerini koruyabilirken, yenidoğanlarda bu koruyucu refleks henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle çekimlerde, bebeğin göz sağlığını korumak adına yalnızca yumuşak ve doğal gün ışığının tercih edilmesi önemlidir.

Güvenli tutma ve kucaklama için ipuçları

Yenidoğan döneminde bebeğin hareketlerini hatalı şekilde kısıtlamak ya da onu yanlış pozisyonlarda taşımak, ileride ciddi iskelet sistemi sorunlarına yol açabilir. Bebeğinizi hem fotoğraf çekimlerinde hem de günlük yaşamda güvenle kucaklamanız için bazı temel kuralları uygulamak gerekir.

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Sevimli Fotoğraflar Bebeğinizde Kalıcı Hasarlara Yol Açabilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 07:44:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165751_c0c3af6133e2149fb9029b620e2e8a2d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165751_c0c3af6133e2149fb9029b620e2e8a2d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/25062026165751_c0c3af6133e2149fb9029b620e2e8a2d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber tehditler derinleşiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-siber-tehditler-derinlesiyor-10246.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-siber-tehditler-derinlesiyor-10246.html</link>
                    <description><![CDATA[Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, kuruluşların siber tehditlere karşı en büyük risklerinden birinin teknoloji eksikliğinden ziyade normallik önyargısı olduğu paylaşımında bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Son yıllarda dünya genelinde yaşanan büyük ölçekli veri ihlalleri ve fidye yazılımı saldırıları, siber güvenlik alanındaki risklerin hızla arttığını gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre, dijital tehditler artık yalnızca daha sık değil, aynı zamanda daha karmaşık ve gelişmiş yöntemlerle gerçekleştiriliyor.

Siber güvenlik uzmanları, birçok kuruluşun hâlâ güvenlik stratejilerini geçmiş dönem tehditlerine göre şekillendirdiğine dikkat çekiyor. Güvenlik ihlali yaşanmamış olmasının sistemlerin güvende olduğu anlamına gelmediğini belirten uzmanlar, bunun çoğu zaman yeterli görünürlük ve denetim eksikliğinden kaynaklanabileceğini ifade ediyor.

Bilişim uzmanlarına göre kurumlar, ya düzenli sızma testleri, saldırı simülasyonları ve tehdit analizleriyle güvenlik durumlarını sürekli kontrol etmek zorunda ya da bu süreci siber suçlulara bırakmak durumunda kalacak.

&nbsp;

Uzmanlar, saldırganların artık kuruluşların güvenlik algısı ile gerçek güvenlik durumu arasındaki farkları hedef aldığını ve bu boşluklardan yararlandığını vurguluyor.

YAPAY ZEKÂ İLE GELİŞEN TEHDİTLER

Siber suçluların kullandığı yöntemlerin de hızla geliştiği belirtiliyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılıklar, deepfake içerikler, gelişmiş sosyal mühendislik saldırıları ve otomatik güvenlik açığı taramaları, tehdit ortamını her geçen gün daha karmaşık hale getiriyor.

Uzmanlara göre yapay zekâ, saldırganların operasyonlarını büyük ölçekte otomatikleştirmesine imkân tanıyarak daha kısa sürede daha fazla hedefe ulaşmalarını sağlıyor. Bu durum, geleneksel güvenlik yaklaşımlarının yetersiz kalmasına yol açıyor.

YENİ NESİL GÜVENLİK MODELLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Bu değişim, siber güvenlik anlayışında da dönüşümü beraberinde getiriyor. Geleneksel koruma modelleri yerini sürekli izleme ve hızlı müdahale odaklı sistemlere bırakıyor.

Son dönemde MDR (Managed Detection and Response), XDR (Extended Detection and Response) ve MXDR (Managed Extended Detection and Response) gibi yönetilen tespit ve müdahale hizmetlerinin hızla yaygınlaşması da bu dönüşümün önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Siber tehditler derinleşiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 15:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/14062026224056_c6986cae4d380ad3bdc1eb77e00113cc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/14062026224056_c6986cae4d380ad3bdc1eb77e00113cc.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/14062026224056_c6986cae4d380ad3bdc1eb77e00113cc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ biyolojik silah riskini artırıyor mu?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-biyolojik-silah-riskini-artiriyor-mu-10204.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-biyolojik-silah-riskini-artiriyor-mu-10204.html</link>
                    <description><![CDATA[Nature dergisinde yayımlanan bir değerlendirme, yapay zekâ destekli biyolojik tasarım araçlarının ölümcül toksinlerden yeni nesil virüslere kadar birçok biyolojik ajanı tasarlama kapasitesine ulaşmaya başladığını ortaya koydu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Öğretim Üyesi ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, yapay zekânın biyolojik silahların üretilmesinde kullanılmasının günümüzün en somut ve acil ulusal güvenlik tehditlerinden biri olarak değerlendirildiğine dikkat çekti.

Yapay zekanın biyolojik silahların üretilmesinde kullanılmasına dikkat!

Yapay zekâ teknolojilerinin kötü niyetli kullanımı konusunu değerlendiren Prof. Dr. Muhsin Konuk, yapay zekâ destekli biyoteknolojilerin günümüzde en önemli ulusal ve küresel güvenlik başlıklarından biri haline geldiğini belirterek, “Yapay zekanın biyolojik silahların üretilmesinde kullanılması, küresel güvenlik uzmanları ve teknoloji liderleri tarafından günümüzün en somut ve acil ulusal güvenlik tehditlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hatta önde gelen yapay zeka şirketleri ve bilim insanları, bu tehdide karşı acil yasal önlemler alınması çağrısında bulunmaktadır.” dedi.

Bilgiye erişim bariyerleri hızla ortadan kalkıyor

Yapay zekanın biyolojik silah riskini artırma mekanizmaları, getirdiği çözümler ve alınan önlemleri de dile getiren Prof. Dr. Konuk, “Tehdidi büyüten temel unsurlardan biri bilgi bariyerinin aşınmasıdır. Tarihsel olarak bir biyolojik silah üretmek; ileri düzey viroloji bilgisi, laboratuvar tecrübesi ve gizli formüllere erişim gerektiriyordu. Günümüz yapay zeka modelleri, doktora düzeyindeki virologlardan daha iyi performans göstererek amatör veya kötü niyetli aktörlerin tehlikeli patojenleri nasıl üretebileceğine dair adımları anlaşılır hale getirmektedir.” şeklinde konuştu.

Doğada bulunmayan yeni patojenler tasarlanabilir

Yapay zekânın biyolojik veri analizi ve protein modelleme alanındaki gücünün, daha önce görülmemiş biyolojik tehditlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlayabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Konuk, “Yapay zeka (özellikle protein katlanması ve biyolojik veri analizi yapan modeller), doğada bulunmayan, aşılara veya mevcut ilaçlara tamamen dirençli yeni yapay virüsler, toksinler ya da bakteriler tasarlayabilir.” ifadesinde bulundu.

Tedarik zinciri engellerini aşmayı kolaylaştırabiliyor

Yapay zekânın yalnızca teorik bilgi üretmekle kalmadığını, lojistik süreçleri de kolaylaştırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Konuk, “Yapay zeka, tehlikeli maddelerin tespite takılmadan nasıl sipariş edilebileceği veya laboratuvar ekipmanlarının nasıl optimize edilebileceği konusunda rehberlik sağlayarak fiziksel tedarik zinciri engellerini aşmayı kolaylaştırmaktadır.” diye belirtti.

Sentetik DNA siparişleri sıkı şekilde denetlenmeli

Dünya genelinde biyogüvenlik alanında yeni önlemler geliştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Konuk, “Sentetik DNA ve RNA siparişlerinin taranması önemli. Yapay zeka devleri ve düşünce kuruluşları, aşı üretiminde de kullanılan sentetik DNA siparişlerinin sıkı denetime tabi tutulmasını talep etmektedir. Amaç, tehlikeli gen dizilimlerinin sipariş edilmesini ve kötü niyetli kişilerin eline geçmesini engellemektir.” dedi.

Geliştirilen yasal düzenlemelere de işaret eden Prof. Dr. Konuk, “Avrupa Birliği 2025 yılında Biyotek Yasası'nı (https://tr.euronews.com/saglik/2026/06/05/teknoloji-devleri-uyardi-yapay-zeka-aciklari-biyolojik-silah-riskini-artirdi) yayımlayarak sentetik nükleik asit dizilerini ‘endişe yaratan ürünler’ olarak tanımlamıştır. ABD'de ise benzer şekilde yapay zeka güvenlik açıklarına ve siber güvenliğe odaklanan başkanlık kararnameleri yürürlüğe girmiştir.” diye konuştu.

Yapay zekâ sistemlerine güvenlik filtreleri ekleniyor

Bilim insanlarının yapay zekâ sistemlerine biyolojik tehditleri önleyecek yazılımsal koruma mekanizmaları yerleştirmeye çalıştığını belirten Prof. Dr. Konuk, “Bilim insanları, yapay zeka modellerinin tehlikeli biyolojik ajanları veya toksinleri tasarlamasını doğrudan engelleyen yazılımsal güvenlik duvarları (filigranlama, denetim kayıtları) entegre etmeye çalışmaktadır. Bütün bunlar dikkate alındığında, biyolojik yapay zeka araçları açısından dinamitin kullanımında olduğu gibi tipik bir çift kullanım (dual-use) örneği verilebilir. Yapay zeka, bir yandan insanlığı yok edebilecek bir virüsün tasarlanmasına yardım edebilecekken, diğer yandan o virüse karşı saatler içinde aşı veya panzehir geliştirilmesini sağlayacak imkanları da verebilir. Kısaca, teknolojinin kendisi kötü olmasa da regüle edilmemiş açık kaynaklı biyolojik veri setleri biyogüvenlik açıklarını büyütmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ biyolojik silah riskini artırıyor mu? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 07:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12062026153018_0d47eb9aac7246848a6dac06ae76a7dd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12062026153018_0d47eb9aac7246848a6dac06ae76a7dd.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/12062026153018_0d47eb9aac7246848a6dac06ae76a7dd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Instagram'da büyük güvenlik açığı: Yapay zekâ destek sistemi hackerların işini kolaylaştırdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-instagramda-buyuk-guvenlik-acigi-yapay-zeka-destek-sistemi-hackerlarin-isini-kolaylastirdi-10092.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-instagramda-buyuk-guvenlik-acigi-yapay-zeka-destek-sistemi-hackerlarin-isini-kolaylastirdi-10092.html</link>
                    <description><![CDATA[Instagram'ın yapay zekâ destek sistemi, hackerların kullanıcı hesaplarını ele geçirmesine olanak tanıyan ciddi bir güvenlik açığı nedeniyle eleştirilerin odağına yerleşti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Sosyal medyada paylaşılan ekran görüntüleri ve videolara göre, hackerlar Instagram'ın yapay zekâ destek aracını manipüle ederek başka kullanıcılara ait hesapların e-posta adreslerini değiştirebildi ve ardından şifre sıfırlama işlemi gerçekleştirerek hesaplara erişim sağladı.

Instagram'ın çatı şirketi Meta, güvenlik açığının giderildiğini ve etkilenen hesapların güvence altına alındığını açıklasa da olay, şirketin yapay zekâ sistemleri ve müşteri desteği politikalarıyla ilgili ciddi soru işaretleri doğurdu.

İddialara göre saldırganlar, VPN kullanarak hesap sahibinin bulunduğu konumda görünmeyi başardı. Ardından Meta AI destek asistanına yeni bir e-posta adresini hesaba bağlaması talimatını verdi. Yapay zekâ sistemi yeterli doğrulama yapmadan bu talebi yerine getirince, saldırganların hesap şifrelerini değiştirmesinin önü açıldı.

Olayın kaç kullanıcıyı etkilediği bilinmiyor. Ancak mağdurlar arasında siber güvenlik araştırmacısı ve eski Meta çalışanı Jane Manchun Wong da bulunuyor. Wong, Instagram şifresinin bilgisi dışında değiştirildiğini ve hesabına yönelik çok sayıda şifre sıfırlama girişimiyle karşılaştığını açıkladı.

Teknoloji sitesi 404 Media, söz konusu güvenlik açığının ortaya çıktığı dönemde birçok yüksek profilli Instagram hesabının ele geçirildiğini bildirdi. Bunlar arasında eski ABD Başkanı Barack Obama'nın Beyaz Saray döneminde kullandığı doğrulanmış Instagram hesabı da yer aldı. Hesaptan kısa süreliğine İran yanlısı paylaşımlar yapıldığı, daha sonra hesabın geri alındığı belirtildi.

Yaşananlar, Meta'nın kullanıcı desteği konusunda uzun süredir devam eden eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Hesapları ele geçirilen birçok kullanıcı, insan destek ekibine ulaşamadıklarını ve yalnızca otomatik sistemlerle karşılaştıklarını ifade etti.

Bir kullanıcı "Bir yapay zekâ hesabımı çaldı, başka bir yapay zekâ da sorunu çözemiyor. Sürecin hiçbir aşamasında gerçek bir insan yok." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Siber güvenlik uzmanları, hesap kurtarma gibi kritik işlemlerin yalnızca yapay zekâ sistemlerine bırakılmasının ciddi riskler oluşturduğunu belirtiyor. NordVPN Teknoloji Direktörü Marijus Briedis, "Yapay zekâ sohbet botlarına fazla yetki verilip yeterli doğrulama uygulanmadığında ciddi güvenlik açıkları ortaya çıkabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Meta, son dönemde yapay zekâ yatırımlarına milyarlarca dolar ayırırken iş gücünde önemli kesintilere gitmişti. Uzmanlar, müşteri hizmetlerinde insan desteğinin azaltılmasının benzer güvenlik sorunlarının etkisini daha da büyütebileceği uyarısında bulunuyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Instagram'da büyük güvenlik açığı: Yapay zekâ destek sistemi hackerların işini kolaylaştırdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 14:42:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/02062026213454_88eb983e12de78adbf07f32d80a73e44.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/02062026213454_88eb983e12de78adbf07f32d80a73e44.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/02062026213454_88eb983e12de78adbf07f32d80a73e44.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şarj istasyonlarında güvenlik önlemleri: Elektrikli araç kullanıcıları nelere dikkat etmeli?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-sarj-istasyonlarinda-guvenlik-onlemleri-elektrikli-arac-kullanicilari-nelere-dikkat-etmeli-10014.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-sarj-istasyonlarinda-guvenlik-onlemleri-elektrikli-arac-kullanicilari-nelere-dikkat-etmeli-10014.html</link>
                    <description><![CDATA[Şarj istasyonlarının sayısı hızla artarken elektrikli araçlarda yaşanan yangın ve patlama vakaları güvenlik tartışmalarını beraberinde getirdi. Uzmanlar, kullanıcı hataları ve standart dışı ekipmanların riskleri büyüttüğünü belirtiyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Elektrikli araçların kullanımının hızla artmasıyla birlikte şarj istasyonlarının sayısı da Türkiye genelinde büyük ölçüde yükseldi. Enerji ve ulaşım alanındaki dönüşümün önemli parçalarından biri haline gelen elektrikli araçlar, çevreci yönleriyle öne çıkarken, şarj güvenliği konusu da son yıllarda daha fazla tartışılmaya başlandı. Türkiye’de 2023 itibarıyla şarj istasyonu sayısının 10 bini geçtiği, hızlı şarj altyapısının ise hızla büyüdüğü belirtiliyor. 

Uzmanlara göre elektrikli araç kullanıcılarının şarj sırasında dikkat etmesi gereken en önemli konuların başında yetkisiz ekipman kullanımından kaçınmak geliyor. Özellikle sertifikasız kablo, adaptör veya kaçak prizlerle yapılan şarj işlemlerinin kısa devre ve aşırı ısınma riskini artırdığı ifade ediliyor. Şarj esnasında kablonun ezilmemesi, suyla temas etmemesi ve bağlantı noktalarının düzenli kontrol edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Kapalı otoparklarda yapılan şarj işlemleri de dikkat çeken başlıklardan biri. Uzmanlar, şarj alanlarının yeterli havalandırmaya sahip olması gerektiğini vurgularken, olası bir batarya yangınında yoğun dumanın ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle gece boyunca kontrolsüz şekilde uzun süreli şarj yapılmasının riskleri artırabileceği değerlendiriliyor.

Son yıllarda yaşanan bazı olaylar da bu tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Başakşehir’de bir sitenin kapalı otoparkında şarj halindeki elektrikli aracın alev alması sonucu bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edilmişti. Yangın, itfaiyenin müdahalesiyle diğer araçlara sıçramadan söndürülürken olayla ilgili inceleme başlatılmıştı. 

Benzer bir olay Esenyurt’ta bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Şarja bağlı elektrikli araç aniden alev alıp patlarken, olay kısa süreli paniğe neden oldu. İtfaiye ekipleri yangını kontrol altına alırken araç kullanılamaz hale geldi. Yetkililer olayın nedenine ilişkin soruşturma başlattı. 

Manisa’da yaşanan başka bir olayda ise şarj istasyonunda bulunan lüks bir elektrikli otomobilin yağışlı havada patlayarak alev aldığı bildirildi. İlk değerlendirmelerde kısa devre ihtimali üzerinde durulduğu aktarılırken, olayda can kaybı yaşanmaması olası bir faciayı önledi. 

Uzmanlar, elektrikli araç yangınlarının içten yanmalı araçlara göre daha sık olmadığını ancak lityum iyon bataryaların yapısı nedeniyle söndürme süreçlerinin daha zor olabildiğini belirtiyor. Özellikle "termal kaçak" adı verilen zincirleme ısınma reaksiyonunun kontrol altına alınmasının zaman alabildiği ifade ediliyor. Bu nedenle şarj alanlarında yangın söndürme ekipmanlarının hazır bulundurulması ve kullanıcıların araç üreticisinin tavsiyelerine uygun hareket etmesi büyük önem taşıyor. 

Elektrikli araç teknolojisinin gelişmesiyle birlikte daha güvenli batarya sistemleri ve akıllı şarj altyapıları üzerinde çalışmalar sürerken, uzmanlar kullanıcı hatalarının hâlâ en büyük risklerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Yetkililer ise hem bireysel kullanıcıların hem de işletmelerin güvenlik standartlarına uygun hareket etmesinin, olası kazaların önüne geçilmesinde kritik rol oynadığını belirtiyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Şarj istasyonlarında güvenlik önlemleri: Elektrikli araç kullanıcıları nelere dikkat etmeli? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:39:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/26052026161628_b123c50f8834edb89841fe6922aa7264.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/26052026161628_b123c50f8834edb89841fe6922aa7264.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/26052026161628_b123c50f8834edb89841fe6922aa7264.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Gençlerde yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-genclerde-yapay-zeka-kullanimi-yuzde-394e-cikti-9892.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-genclerde-yapay-zeka-kullanimi-yuzde-394e-cikti-9892.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12,7 milyon kişiye ulaşırken, gençlerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 14,8 olarak kaydedildi. TÜİK verilerine göre genç işsizlik gerilerken, NEET oranı yükseldi, yapay zeka kullanımı ise yüzde 39,4’e çıktı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin gençlik istatistiklerini yayımladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplandı.

Genç nüfusun toplam içindeki payı yüzde 14,8 olurken, bu grubun yüzde 51,2’sini erkekler, yüzde 48,8’ini kadınlar oluşturdu.

&nbsp;

GENÇ NÜFUSUN ORANI UZUN VADEDE GERİLİYOR

TÜİK verilerine göre 1950 yılında yüzde 20,8 olan genç nüfus oranı, 2025’te yüzde 14,8’e geriledi. Nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2100 yılında senaryolara bağlı olarak yüzde 7 ile yüzde 11 bandına düşebileceği öngörülüyor.

TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE

Türkiye’nin genç nüfus oranı, yüzde 10,7 olan Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde gerçekleşirken, dünya ortalaması olan yüzde 15,6’nın ise biraz altında kaldı.

İllere bakıldığında en yüksek genç nüfus oranı yüzde 20,4 ile Şırnak olurken, en düşük oran yüzde 11,7 ile Balıkesir’de kaydedildi.

Genç nüfusta en fazla göç hareketliliğinin eğitim nedeniyle yaşandığı görüldü. 2024 yılında 448 bin 826 genç eğitim, 102 bin 660 genç iş bulma veya işe başlama amacıyla göç etti.

Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 46,3 olurken, bu oran kadınlarda yüzde 53 ile erkeklerin (yüzde 39,9) üzerinde gerçekleşti.

&nbsp;

İŞGÜCÜNE KATILIM ARTARKEN NEET ORANI YÜKSELDİ

Gençlerde işgücüne katılma oranı yüzde 47,6’ya yükselirken, işsizlik oranı yüzde 15,3’e geriledi. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11,7, genç kadınlarda ise yüzde 22,1 oldu.

Buna karşın ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) oranı yüzde 23,3’e yükseldi. Genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9’a kadar çıktı.

GENÇLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ SAĞLIĞINDAN MEMNUN

Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre gençlerin yüzde 87,2’si genel sağlık durumundan memnun olduğunu belirtti. İşinden memnuniyet oranı yüzde 75,5, eğitiminden memnuniyet oranı ise yüzde 73 oldu.

Araştırmaya göre 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar şiddete en fazla maruz kalan grup oldu. En yaygın şiddet türü yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet olarak kaydedildi.

YAPAY ZEKA KULLANIMI YÜZDE 39,4’E YÜKSELDİ

TÜİK verilerine göre internet kullanan gençlerin yüzde 39,4’ü üretken yapay zeka uygulamalarını kullandığını bildirdi. Kullanımın en çok özel amaçlar ve eğitim süreçlerinde yoğunlaştığı görüldü.

Yapay zeka kullanmayan gençlerin büyük çoğunluğu ise “ihtiyaç duymama” gerekçesini öne sürdü.

&nbsp;

TÜİK verileri, Türkiye’de genç nüfusun sayısal olarak yüksek seviyesini korumasına rağmen oransal olarak düşüş eğiliminde olduğunu, eğitim ve işgücü piyasasında ise hem fırsatların hem de yapısal sorunların birlikte devam ettiğini ortaya koydu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[ Gençlerde yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/14052026170838_cb212baa1e3695e08681c81977c26548.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/14052026170838_cb212baa1e3695e08681c81977c26548.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/14052026170838_cb212baa1e3695e08681c81977c26548.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'de her beş kişiden biri yapay zekayı kullanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-turkiyede-her-bes-kisiden-biri-yapay-zekayi-kullaniyor-9875.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-turkiyede-her-bes-kisiden-biri-yapay-zekayi-kullaniyor-9875.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekâ teknolojileri her sektörde köklü bir dönüşüm yaratmayı sürdürüyor. Bu teknolojinin etkisinin en çok hissedildiği sektörlerin başında ise akıllı telefon pazarı geliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Mobil yapay zekâ teknolojilerinin 2025’te küresel ekonomiye 7,6 trilyon dolar katkı sağladığı tahmin ediliyor.(1)&nbsp;Yapay zekâ kullanımının hızla arttığı akıllı telefonlar, mobil yapay zekâ pazarının yaklaşık yüzde 42’sini oluşturuyor.(2)&nbsp;Türkiye’nin yerli teknoloji markası General Mobile da yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Marka, GM AI destekli ürünleriyle yapay zekayı kullanıcılarının günlük hayatına entegre ederek onların hayatlarını kolaylaştırmayı amaçlıyor.&nbsp;

Yapay zekâ araçları dünya genelinde giderek daha yaygın hâle geliyor. 2024 yılı itibarıyla şirketlerin %78’i yapay zekâyı en az bir iş fonksiyonunda aktif olarak kullanıyor, bireysel kullanım oranları da özellikle genç kullanıcılar arasında hızla artıyor.(3)&nbsp;Türkiye’de ise her beş kişiden birinin yapay zekâ uygulamalarını kullandığı öngörülüyor. 16-24 yaş grubundaki gençlerin yaklaşık yüzde 40'ı yapay zekâdan aktif olarak yararlanıyor.(4)

Türkiye’de yapay zekâ teknolojilerine yönelik yatırımlar hızla artarken, markaların bu alandaki çalışmaları da her geçen gün çeşitleniyor. Türkiye’nin yerli teknoloji markası General Mobile da yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Marka, yapay zeka asistanı GM AI ile her yaştan kullanıcının hayatına fayda sağlıyor.

General Mobile tarafından geliştirilen GM AI; kullanıcıların sorularını yanıtlayabilen, metin, görsel ve farklı içerikleri anlayıp analiz edebilen, içgörüler sunabilen ve görsele dönüştürebilen bir yapay zekâ deneyimi sunuyor. Farklı ihtiyaçlara yönelik sunduğu birçok özellikle kullanıcı deneyimini bir adım öteye taşıyor.

Uzman GM AI Ekibi’nden tam destek

Belirlenen konularda uzmanlık kazanacak şekilde eğitilmiş GM AI Ekibi kullanıcılara etkili bir destek sunuyor. 6 farklı konuda (İngilizce, Matematik ve Çince öğretmeni, Türk yemekleri Gurmesi, Astrolog ve İsim Profesörü) uzmanlaşmış olan GM AI Ekibi, kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Örnek vermek gerekirse; Matematik Öğretmeni, yalnızca soru fotoğrafının paylaşılması ile detaylı çözümler sunarak öğrencilere derslerinde destek oluyor. Yalnızca matematik odaklı yanıtlar vermesi sayesinde daha güvenli ve kontrollü bir kullanım deneyimi sağlıyor.

GM AI, yaratıcılığa güç katıyor

GM AI Fotoğraf Editörü; basit çizimleri sanat eserine dönüştüren, fotoğraftan istenmeyen objeleri silen ve fotoğrafların kompozisyonunu bozmadan genişleten yetenekleriyle yapay zekanın gücünden faydalanıyor. Yazıları düzenleyen, çeviren ve farklı tonlara uyarlayan akıllı yardımcı AI Metin Editörü de mesajlardan e-postalara kadar tüm metinleri daha net, etkili ve profesyonel hale getiriyor. AI Çağrı Özeti ise telefon görüşmelerini ve çevrimiçi toplantıları otomatik olarak özetlerken görüşmenin önemli noktalarını belirleyerek metne döküyor.&nbsp;

General Mobile, GM AI özelliğini yeni 5G işlemcili modelleri, GM Fenix II Pro 5G, GM 26 Pro 5G ve GM 26 5G modellerinde kullanıcılarıyla buluşturuyor.&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de her beş kişiden biri yapay zekayı kullanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:57:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/13052026214803_803e412bde15446921e1428a0dca4ae2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/13052026214803_803e412bde15446921e1428a0dca4ae2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/13052026214803_803e412bde15446921e1428a0dca4ae2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cep telefonu ekranı temizliğinde uzman uyarısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-cep-telefonu-ekrani-temizliginde-uzman-uyarisi-9808.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-cep-telefonu-ekrani-temizliginde-uzman-uyarisi-9808.html</link>
                    <description><![CDATA[Uzmanlar, cep telefonu ekranlarında yoğun bakteri ve kir birikimi oluşabileceğine dikkat çekerek, yanlış temizlik ürünlerinin ekran yüzeyine zarar verebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Gün boyunca sık kullanılan cep telefonları, zamanla bakteri, yağ ve toz birikimi nedeniyle hijyen açısından risk oluşturabiliyor.

Uzmanlar, telefon ekranlarının düzenli ve doğru yöntemlerle temizlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Uzmanlara göre ekran temizliğinde pahalı ürünler yerine evde hazırlanabilecek doğal karışımlar da etkili sonuç verebiliyor. 

Beyaz sirke ve saf su karışımının, ekran yüzeyindeki kir ve yağ tabakasını temizlemede kullanılabileceği ifade ediliyor.

Ekran temizliğinde mikrofiber bez tercih edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, peçete, kağıt havlu ve ıslak mendil gibi ürünlerin ekran yüzeyinde çiziklere yol açabileceğini vurguluyor.

Temizlik işlemine başlamadan önce telefonun kapatılması ve şarj bağlantısının çıkarılması öneriliyor. 

Hazırlanan karışımın doğrudan ekrana değil, mikrofiber beze uygulanması gerektiği belirtilirken, ekranın nazik ve dairesel hareketlerle silinmesi tavsiye ediliyor.

Uzmanlar ayrıca cam temizleyici ve yüksek alkol içeren ürünlerin ekran üzerindeki koruyucu kaplamaya zarar verebileceğine dikkat çekiyor. 

Özellikle amonyak içeren kimyasalların ekran ömrünü kısaltabileceği ifade edilirken, doğal içerikli ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Cep telefonu ekranı temizliğinde uzman uyarısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/08052026184619_c5420b917496609d0408f3318bad52f5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/08052026184619_c5420b917496609d0408f3318bad52f5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/08052026184619_c5420b917496609d0408f3318bad52f5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Parola güvenliğinizi gözden geçirin]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-parola-guvenliginizi-gozden-gecirin-9804.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-parola-guvenliginizi-gozden-gecirin-9804.html</link>
                    <description><![CDATA[Her yıl Mayıs ayının ilk perşembe günü kutlanan Dünya Parola Günü siber güvenlikte güçlü  parola kullanımının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermek için bir fırsat olarak görülüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Dijital dünya her alanda gelişiyor. Parolalar çevrimiçi hayatımızın ve dijital güvenliğimizin önemli bir parçası hâline geldi.

Uzmanlar, bu yıl 07 Mayıs’a denk gelen Dünya Parola Günü’nde herkesi güçlü ve tahmin edilmesi zor parola kullanmaya çağırdı.

NordPass'ın dünya çapında veri ihlallerinde ortaya çıkan parolalarla ilgili son yıllık raporuna göre “123456” dünya çapında hâlâ en çok kullanılan parola.&nbsp; "123456." "123456789", "12345678", "12345" ve "admin" gibi diğer tahmin edilebilir seçimler de her yıl popülerliğini koruyor. Kullanıcıların özensiz parola seçimlerinin yanı sıra popüler siteler de hâlâ bu altı basamaklı dizinin parola olarak kullanılmasına izin veriyor. NordPass'ın verileri, sınırlı parola politikaları belirleyen ve "123456" gibi basit parolalara izin veren çok daha fazla site olduğunu gösteriyor.

Yasa koyucuların şirketlerin sıkı kimlik doğrulama politikaları uygulamaması ve tüketicilerin kolay yolu seçmesine izin verme eğilimine son vermesi çok önemli. Bazı sektörler, modern kimlik doğrulama yöntemlerine geçmek zorunda kaldı. Finans sektöründe, elektronik ödemeler ve çevrimiçi ödeme hesaplarına erişim için MFA'yı (çok faktörlü kimlik doğrulama) zorunlu kılan Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (PSD2) gibi çeşitli düzenlemeler bulunuyor. Uzmanlar mevzuatın&nbsp; tüm sektörleri kapsaması gerektiğinin altını çiziyor ve şu öneride bulunuyor;&nbsp; erişilen hizmet ne olursa olsun çevrimiçi olarak oluşturulan tüm hesaplar için MFA'yı zorunlu kılmalı, modası geçmiş parola kullanımını terk etmeli ve günümüzün interneti için daha uygun bir güvenlik sistemine geçilmelidir. Dijital güvenliği sağlayabilmenin en basit ve etkili yolu karmaşık parolaları zorunlu kılmaktan&nbsp; ya da daha da iyisi MFA’dan geçiyor. 

Parola güvenliği nasıl sağlanır?

Parolaları asla tekrar kullanmayın.

Parolanızı başkalarıyla paylaşmayın.

Kullanılmayan hesapları kapatın.

Bir parola yöneticisi kullanın ve bir parola oluşturucu kullanmayı da düşünün. Parola kasası otomatik olarak uzun, güçlü ve benzersiz parolalar önerecek ve saklayacaktır.

Parola gücünü düzenli olarak kontrol edin ve çok zayıf veya güncel olmayanları güncelleyin.

Mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) etkinleştirin, artık çoğu hesapta bunu yapma seçeneği var. Kimlik doğrulama için yüz veya parmak izi taraması veya tek seferlik parola gibi başka bir “faktör” gerektirerek parolalara ekstra bir güvenlik katmanı ekler.

Herkese açık Wi-Fi üzerinden oturum açmayın çünkü aynı ağda bulunabilecek dijital dinleyiciler parolanızı ele geçirebilir.

Bilgi hırsızları ve diğer kötü amaçlı yazılımların yanı sıra kimlik avı saldırıları ve diğer tehditlere karşı korunmak için saygın bir şirketin güvenlik çözümlerini kullanın.

Dışarıdayken omuz sörfçülerine dikkat edin. Dizüstü bilgisayarınız için bir ekran koruyucu kullanmayı düşünün.

İstenmeyen e-posta ve mesajlardaki şüpheli bağlantılara tıklamayın. Şüpheniz varsa mesajı geri göndererek değil iletişim bilgilerini Google’da arayarak doğrudan gönderenle iletişime geçin.

Yalnızca HTTPS kullanan sitelere giriş yapın çünkü bunlar güvenlidir ve bu nedenle giriş bilgilerinizi ele geçirebilecek saldırılara karşı ekstra koruma sağlar.

Parolalarınızın bir veri ihlaline karışıp karışmadığını kontrol eden bir hizmete kaydolun. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Parola güvenliğinizi gözden geçirin - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:54:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026230923_77845f7115601d8053f5cc331d3138d6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026230923_77845f7115601d8053f5cc331d3138d6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026230923_77845f7115601d8053f5cc331d3138d6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[15 yaş altına sosyal medya yasağı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-9798.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-9798.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’de 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren yeni düzenleme ile 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarını kullanması yasaklandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaş altındaki çocuklara ebeveyn izni olsa dahi hizmet sunamayacak. Platformlar kimlik temelli yaş doğrulama sistemleri kurmakla yükümlü olacak. 15 yaşını doldurmuş ancak reşit olmayan çocuklar için ise gelişimlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde ayrıştırılmış hizmetler sunulacak.

Kurallara uymayan mecralara ağır idari para cezaları, reklam yasakları ve bant daraltma yaptırımları uygulanacak. Platformların mevcut 15 yaş altı hesapları tespit ederek kapatması gerekecek.

Düzenleme yalnızca sosyal medyayı değil, oyun platformlarını, oyun geliştiricilerini ve dağıtıcılarını da kapsıyor. Uygulamanın tam olarak hayata geçirilmesi için platformlara yaklaşık 6 ay süre tanındı. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[15 yaş altına sosyal medya yasağı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:20:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026171723_c22406fae59ce005ed4346b0655aff40.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026171723_c22406fae59ce005ed4346b0655aff40.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026171723_c22406fae59ce005ed4346b0655aff40.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa Birliği’nden yapay zekâ yasasında geri adım]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-avrupa-birliginden-yapay-zeka-yasasinda-geri-adim-9800.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-avrupa-birliginden-yapay-zeka-yasasinda-geri-adim-9800.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği’nde yüksek riskli yapay zekâ uygulamalarına yönelik kısıtlamaların yürürlüğe giriş tarihi bir yıldan fazla süre ertelendi. AB yasa koyucularının Perşembe sabahı vardığı anlaşma kapsamında, Birliğin kapsamlı Yapay Zekâ Yasası’nın önemli bölümlerinin uygulanması Aralık 2027’ye kaydırıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Avrupa Parlamentosu üyeleri ile AB ülkelerinin destek verdiği düzenleme, sanayi çevreleri ve bazı üye ülkelerin yoğun baskısının ardından kabul edildi. Özellikle Almanya’nın talebi doğrultusunda, endüstriyel alanlarda kullanılan yapay zekâ sistemleri büyük ölçüde yasanın kapsamı dışında bırakıldı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yanı sıra üst düzey Alman yetkililerin, Siemens ve Bosch gibi teknoloji şirketlerinin küresel rekabet gücünü koruma gerekçesiyle değişiklik için girişimlerde bulunduğu belirtildi.

AB Konseyi Dönem Başkanı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Avrupa Parlamentosu arasında Çarşamba akşamı başlayan müzakereler, Perşembe sabahı yaklaşık 04.30’da anlaşmayla sonuçlandı.

Yeni düzenlemeyle, endüstriyel yapay zekâ kullanan şirketler yalnızca mevcut makine güvenliği mevzuatına tabi olacak ve ek yapay zekâ yükümlülüklerinden muaf tutulacak. Ancak tıbbi cihazlar gibi diğer sektörlerin Yapay Zekâ Yasası kapsamındaki düzenlemelere uymaya devam edeceği bildirildi.

Karar, Avrupa Birliği’nin dijital düzenlemeler alanında ilk önemli geri adımı olarak değerlendiriliyor. AB, hem ABD’den gelen baskılar hem de Avrupa’daki şirketler ve hükümetlerin “aşırı katı kuralların küresel yapay zekâ yarışında Birliği dezavantajlı hale getirdiği” yönündeki eleştirileriyle karşı karşıya bulunuyordu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, düzenlemenin Avrupa’da “yenilik dostu ve sade bir ortam” sağlayacağını ifade etti.

Anlaşma kapsamında ayrıca, yapay zekâ tarafından üretilen içeriklere filigran eklenmesine ilişkin yükümlülükler için şirketlere geçiş süresi tanındı. Ancak bu süre, ilk önerilen altı ay yerine üç ay olarak belirlendi.

Öte yandan, “tanımlanabilir” kişilere ait mahrem bölgelerin cinselleştirilmiş deepfake görüntülerini üreten yapay zekâ sistemleri yasaklandı. Çocuk pornografisi üreten yapay zekâ uygulamalarının da yasak kapsamına alındığı açıklandı.

AB Yapay Zekâ Yasası, uzun süren müzakerelerin ardından Ağustos 2024’te yürürlüğe girmişti. Kademeli uygulama takvimine göre yüksek riskli yapay zekâ kurallarının bu yıl ağustos ayında devreye girmesi planlanıyordu. Ancak yalnızca sınırlı sayıda ülkenin AB’nin yaklaşımını benimsemesi, Birliğin teknolojiyi çok erken düzenlemeye çalıştığı yönündeki eleştirileri beraberinde getirmişti. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa Birliği’nden yapay zekâ yasasında geri adım - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:42:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026171758_e1b286462096f7fbff53988c746495f6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026171758_e1b286462096f7fbff53988c746495f6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/07052026171758_e1b286462096f7fbff53988c746495f6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ kullanımı güvene rağmen hızla artıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-kullanimi-guvene-ragmen-hizla-artiyor-9775.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-yapay-zeka-kullanimi-guvene-ragmen-hizla-artiyor-9775.html</link>
                    <description><![CDATA[Uluslararası danışmanlık şirketi EY tarafından yayımlanan Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi (AI Sentiment Index) araştırmasının ikinci sayısı, yapay zekânın günlük hayata entegrasyonunun hızla arttığını ancak kullanıcı güveninin aynı oranda yükselmediğini ortaya koydu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İSTANBUL (İGFA) - Son 6 aylık dönemi kapsayan araştırma, yapay zekânın kullanım alanlarının özellikle düşük riskli ve gündelik uygulamalarda yaygınlaştığını gösteriyor. Yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi hizmetlerin artık günlük rutinin bir parçası haline geldiği belirtilirken, bu durumun daha fazla yetki devrinin de önünü açtığı ifade ediliyor.

OTONOM SİSTEMLERE İLGİ ARTIYOR

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, yüzde 10’u kendi adına ürün satın alan yapay zekâ uygulamalarını deneyimlediğini, yüzde 11’i ise yapay zekânın alışveriş veya bankacılık işlemlerini yönetmesine izin verdiğini belirtti.

Henüz bu teknolojileri kullanmamış olan katılımcıların da önemli bir kısmı otonom sistemlere açık olduğunu ifade etti. Buna göre katılımcıların yüzde 36’sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, yüzde 34’ü müşteri hizmetlerinin yapay zekâ tarafından çözülmesini, yüzde 30’u ev güvenliğinin ve yüzde 21’i ise randevu planlamasının yapay zekâ tarafından yönetilmesini tercih edebileceğini söyledi.

GÜVEN ENDİŞELERİ DEVAM EDİYOR

Araştırma, yapay zekâ kullanımındaki artışa rağmen güven sorunlarının sürdüğünü de ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe duyduğunu, yine yüzde 66’sı insan denetiminin gerekli olduğunu düşündüğünü, yüzde 73’ü ise yapay zekâ tarafından üretilen içerikleri gerçek olanlardan ayırt etmekte zorlandığını ifade etti.

Endeks, yapay zekânın en yoğun kullanıldığı ülkeler arasında Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore’yi sıraladı. Bu ülkelerde yapay zekâ kullanım oranının yüzde 94’e, otonom kullanım oranının ise yüzde 24’e ulaştığı belirtildi.

Diğer ülkelerde ise kullanımın daha temkinli ilerlediği, ancak eğilimin artış yönünde olduğu kaydedildi.

&nbsp;

“GÜVEN, SİSTEMİN TEMEL PARÇASI OLMALI”

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde yapay zekâya yönelik kullanımın güvenin önüne geçtiğini belirtti.

Pamir, “İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli alanlarda benimsiyor, ardından bu kullanım daha kritik alanlara taşınıyor. Artık mesele yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil, hangi sınırlar içinde ve nasıl bir denetimle kullanıldığını tasarlamak” ifadelerini kullandı. Pamir ayrıca, güvenin sonradan eklenen bir unsur değil, sistemin tasarım aşamasında yer alması gereken temel bir bileşen olması gerektiğini vurguladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ kullanımı güvene rağmen hızla artıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:28:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/05052026224146_281bb1724905aca65ba3542d59c60dd8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/05052026224146_281bb1724905aca65ba3542d59c60dd8.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/05052026224146_281bb1724905aca65ba3542d59c60dd8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AB’nin 20 milyar euroluk yapay zeka planına eleştiri yağmuru]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-abnin-20-milyar-euroluk-yapay-zeka-planina-elestiri-yagmuru-9762.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-abnin-20-milyar-euroluk-yapay-zeka-planina-elestiri-yagmuru-9762.html</link>
                    <description><![CDATA[AB'nin dev yapay zeka (AI) hesaplama merkezleri kurmak için hazırladığı 20 milyar euroluk plan, resmi açıklama öncesinde yoğun eleştirilerin hedefi oldu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından bir yılı aşkın süre önce gündeme getirilen proje, bu bahar aylarında AB’nin ABD’ye karşı teknoloji alanındaki hamlesi olarak duyurulacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TRAKYA 2000 - Plan kapsamında, güçlü yapay zeka modellerini eğitmek için çok büyük veri işleme kapasitesine sahip "gigafabrika" adı verilen merkezlerin kurulması hedefleniyor. Ancak uzmanlar ve bazı siyasetçiler, Avrupa’da bu ölçekte bir hesaplama gücüne gerçek bir talep olup olmadığını sorguluyor.

Avrupa Parlamentosu üyesi Sergey Lagodinsky, Brüksel’de katıldığı bir etkinlikte planın ekonomik dayanağının belirsiz olduğunu belirterek "Kimse bu gigafabrikalar için net bir iş modeli açıklayamıyor." dedi.

Avrupa Komisyonu ise eleştirileri reddederek, kıtanın dışa bağımlılığını azaltmak için bu yatırımların gerekli olduğunu savunuyor. Komisyon sözcüsü Thomas Regnier "Bu sadece ham işlem gücü değil, egemen bir hesaplama kapasitesi meselesi." ifadelerini kullandı.

AB, daha önce 2024 yılında 16 ülkede toplam 19 yapay zeka odaklı süper bilgisayar kurulmasını içeren "AI Factories" planını duyurmuştu. Yeni aşamada ise dört ila beş dev tesisin kurulması ve her birinde yaklaşık 100 bin grafik işlemci (GPU) bulunması hedefleniyor. Bu tesislerin, OpenAI’nin Norveç’te planladığı dev veri merkezi gibi küresel projelerle rekabet etmesi amaçlanıyor.

Ancak eleştiriler sadece ekonomik değil, stratejik boyut da taşıyor. Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Centre for European Policy Studies araştırmacısı Nicoleta Kyosovska, Avrupa’da bu kapasiteyi kullanabilecek yeterli sayıda büyük yapay zeka şirketi bulunmadığını ifade etti. Kyosovska "Avrupa’da bu ölçekte modele ihtiyaç duyan şirket sayısı çok sınırlı." dedi.

Kıtadaki önde gelen yapay zeka girişimlerinden Mistral AI ise AB’nin planını beklemeden kendi altyapı yatırımlarını hızlandırıyor. Şirket, İsveç’te veri merkezlerine 1,2 milyar euro yatırım yaparken, Paris yakınlarında yeni bir merkez için de yüz milyonlarca dolarlık finansman sağladı.

Bazı siyasetçiler ise AB’nin büyük dil modelleri yerine sanayiye doğrudan katkı sağlayacak alanlara odaklanması gerektiğini savunuyor. Avrupa Parlamentosu üyesi Eva Maydell "ABD ile yatırım yarışına giremeyiz. Avrupa’nın avantajı farklı alanlarda." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan planın, ABD merkezli çip üreticisi Nvidia’ya bağımlılığı artırabileceği yönünde de uyarılar yapılıyor. Bazı milletvekilleri, veri merkezi altyapısının tek bir tedarikçiye bağımlı hale gelmesinin stratejik risk oluşturduğunu vurguladı.

Küresel ölçekte ise rekabetin çok daha yüksek bütçelerle yürütüldüğüne dikkat çekiliyor. OpenAI’in 500 milyar dolarlık altyapı planı ve Anthropic’in 50 milyar dolarlık yatırımı, AB’nin girişiminin ölçeğini tartışmalı hale getiriyor.

Uzmanlara göre, AB’nin yapay zeka alanında geri kalmamak için attığı bu adım kritik olsa da, planın başarısı talep, strateji ve küresel rekabet koşullarına bağlı olacak. (İLKHA)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[AB’nin 20 milyar euroluk yapay zeka planına eleştiri yağmuru - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04052026223902_9fea71a896b135856b969dd524e5fb8b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04052026223902_9fea71a896b135856b969dd524e5fb8b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/04052026223902_9fea71a896b135856b969dd524e5fb8b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dijital düzenlemede yeni dönem... Çocukları korumaya yönelik kanun Resmi Gazete’de]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trakyaolay.com/haber-dijital-duzenlemede-yeni-donem-cocuklari-korumaya-yonelik-kanun-resmi-gazetede-9733.html</guid>
                    <link>https://www.trakyaolay.com/haber-dijital-duzenlemede-yeni-donem-cocuklari-korumaya-yonelik-kanun-resmi-gazetede-9733.html</link>
                    <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, sosyal ağlar ve oyun platformlarına yönelik kapsamlı düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, dijital dünyaya yönelik yeni yasal düzenlemeye ilişkin açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Kanun ile sosyal ağlar ve oyun platformlarına yönelik önemli yükümlülükler getirildi.

Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, düzenlemenin özellikle çocukların dijital ortamda korunmasını hedeflediğini belirterek, sosyal ağ sağlayıcıların 15 yaş altı kullanıcılara hizmet sunamayacağını, yaş doğrulama sistemleri ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu hale getirildiğini ifade etti. Yeni kanunla birlikte sosyal ağ platformlarına, çocuklara yönelik ayrıştırılmış hizmet sunma, aldatıcı reklamları engelleme ve kullanıcı güvenliğini artırma yükümlülükleri de getirildi. Günlük erişimi 10 milyonu aşan platformların ise acil durum kararlarını en geç 1 saat içinde uygulaması zorunlu olacak.

&nbsp;

Oyun platformları için yaş derecelendirme sistemleri ve Türkiye’de temsilci bulundurma şartı da düzenlemeye dahil edilirken, kurallara uymayan platformlara idari para cezası ve bant genişliği daraltma yaptırımları uygulanabilecek.

Söz konusu düzenlemelerin, 1 Mayıs 2026’dan itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trakyaolay.com/teknoloji-haberleri">Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[Dijital düzenlemede yeni dönem... Çocukları korumaya yönelik kanun Resmi Gazete’de - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 01 May 2026 13:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01052026182503_e2953788bc516ad3ad059074007a9887.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01052026182503_e2953788bc516ad3ad059074007a9887.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trakyaolay.com/images/haber/01052026182503_e2953788bc516ad3ad059074007a9887.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>