Yazı Detayı
21 Ekim 2021 - Perşembe 02:35
 
SAHİ, KEMAL AŞKIN’I KİM ÖLDÜRDÜ?
Ergin KALINOĞLU
 
 

‘Yemeyin bunları KANSER olursunuz’!

 Galiba 2014 yılıydı.

Cesur bir kadının sesini Edirne’den duyduk.

O Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı Edirne Devlet Hastanesi’nde gastroenteroloji uzmanı Dr. Dilek Tuncer’di.

Yani mide doktoru.

 Çevreyle ilgili bir toplantıda bilgi ve tecrübelerine dayanarak ‘Trakya toprakları kirli’ dedi.

Daha da ötesine geçti ‘bu toprakların ortasından akan ERGENE nehri zehir akıtıyor’ dedi.

Sonra cesurca devam etti ‘Ergene o kadar zehirli ki özellikle tamamen bu suyla yetiştirilen İpsala-Keşan bölgelerinde üretilen PİRİNÇ KANSOREJEN.’

‘Yemeyin bunları KANSER olursunuz!’

Ne mi oldu sonra koca bir hiç.

Sadece ödül olarak bu cesur kadını GÖREVDEN aldılar.

 

 

‘Kırklareli içme suyu şebekesinin yüzde 65 i ASBESTLİ BORULARDAN oluşuyor’.

Yine şaşırıyorum.

Ne diyor bu adam!

Geçende ismini açıklanmasını istemeyen bir belediye meclis üyesi ile Kırklareli’ni konuşurken o bunu söylüyor.

Tesisatın büyük bir kısmının 1960’lı yıllardan kalma olduğunu, o yıllarda da ASBESTLİ boruların kullanıldığını söylüyor.

Kısaca şehir içme suyu ASBESTLİ yani KANSEROJEN borulardan mutfağımıza banyomuza akıyor.

Çoğumuzda ya o suyu içiyor ya da yemek veya çay yaparken kullanıyoruz.

 

İyi de yetkililer, uzmanlar ASBESTLİ BORULAR İÇİN NE DİYORLAR;

Asbest son derece kanserojen bir maddedir. Solunum ya da içme suyu yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açar.  Bu hastalıklardan en önemlisi; mezotelyoma, asbestin yol açtığı ciddi akciğer zarı kanseri.

 

Dönüyorum Belediye Meclis üyesine biraz kızgın birazda kaygıyla, ‘Neden değiştirmiyorsunuz?’ diyorum,

Susuyor.

 

İşim gereği de biliyorum, asbest o kadar tehlikeli ki kullanılması çatılarda bile yasak.

Hatta kullanılamaz hale geldiğinde yani çatıdan söktüğünüzde çöpe bile atamazsınız bakanlığın belirlediği BERTARAF tesislerine götürüp orada bertaraf ettirmek zorundasınız.

Bizse bu KANSOREJEN ASBESTLİ borulardan su içiyor, yemek ya da çay yapıp üstüne üstlük çamaşırlarımızı yıkayıp banyomuzu yapıyoruz.

Mutlu insanlar kentine SELAM OLSUN!

 

Bu arada konuyu araştırırken 2017 TUİK raporlarını görüyorum.

TÜİK hastanelerden aldıkları verilere göre iyi ve kötü huylu tümör yani kanser ölümlerinin en yüksek olduğu illeri açıklamış.

Sonuç bizim için son derece ürkütücü.

Kanserden ölüm sayısının en yüksek olduğu il KIRKLARELİ.

İkinci TEKİRDAĞ.

 

Bu arada ‘Uzman mı kesildin başımıza’ diyenleri de duyar gibiyim.

Ama sonuç ortada.

Hani derler ya görünen köy kılavuz istemez.

 

İyi de bir sürü etken var bunların başında gelen ÇERNOBİL’i unutuyorsun diyebilirsiniz.

Belki.

Ama Çernobil Karadeniz kıyılarına çok daha yakın olmasına rağmen, neden açık ara TRAKYA KANSERDE ÖNDE?

Daha çok etken de sayabiliriz.

Sonuç değişmedikten sonra, bana ne?

Benim için önemli olan TUİK’in en çok KANSER den ölenler listesinin başına KIRKLARELİ ve TEKİRDAĞ’ı yazması.

 

Kemal AŞKIN.

Çocukluk arkadaşım.

Lise arkadaşım.

Mesai arkadaşım.

Dostum kardeşim.

Geçen hafta KANSER (mezotelyama) denilen o çaresiz hastalık nedeniyle öldü.

Akciğer zarından üç buçuk litre su alınmıştı.

Doktorların tüm çabasına karşılık hayata tutunamadı.

Tüm yakınları hepimiz çaresiz kaldık.

O kadar çaresiz kaldık ki farkında olmadan o inanılmaz üzüntüyle adeta haykırdım KEMAL’İ KİM ÖLDÜRDÜ.

Sahi KEMAL AŞKIN’I kim ÖLDÜRDÜ?

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: SAHİ,, KEMAL, AŞKIN’I, KİM, ÖLDÜRDÜ?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı