Arpağ: Kronik yorgunluk ve kalp hastalıklarının nedeni olabilir
Arpağ: Kronik yorgunluk ve kalp hastalıklarının nedeni olabilir
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Hüseyin Arpağ, uyku apnesinin kalp yetmezliği, kalp krizi, beyin damar hastalıkları ve trafik kazaları gibi ciddi sorunlara yol açabileceğini belirterek, gece nefes durması, aşırı horlama ve gündüz kronik yorgunluk yaşayan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini söyledi.
TRAKYA 2000 - Batman'da İLKHA muhabirine konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Arpağ, toplumda yeterince fark edilmeyen uyku apnesinin birçok kronik hastalığı tetikleyebildiğine dikkat çekti.
Hastalığın uyku laboratuvarında yapılan testlerle teşhis edilebildiğini ve tedavisinin mümkün olduğunu belirten Arpağ, özellikle gece nefes durması, şiddetli horlama, gündüz aşırı uyku hali ve nedeni açıklanamayan yorgunluk yaşayan kişilerin belirtileri hafife almaması gerektiğini vurguladı.
Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrarlayan şekilde durması veya azalmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Gece boyunca uyku kalitesini düşüren hastalık, kişinin gün içinde kendisini yorgun ve uykulu hissetmesine, dikkatini toplamakta zorlanmasına neden olabilir. Hastalığın erken teşhis edilmesi ve uygun tedavinin uygulanması, olası sağlık sorunlarının önlenmesi açısından önem taşıyor.
Hüseyin Arpağ
"Uyku apnesi birçok belirtiyle kendini gösteriyor"
Arpağ, uyku apnesinin toplumda yeterince farkında olunmayan ancak birçok kronik hastalığı tetikleyebilen, son derece tehlikeli bir hastalık grubu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Uyku apnesi, toplumda yeterince farkında olunmayan ancak birçok kronik hastalığı tetikleyebilen, son derece tehlikeli bir hastalık grubudur. Tanısı konulabilen ve tedavisi mümkün olan bu hastalık, özellikle gece nefesin durması, horlama ve nefes kesilmesiyle aniden uyanma gibi belirtilerle kendini gösterir. Gündüz aşırı uyku hali, konsantrasyon güçlüğü ve kronik yorgunluğa da yol açabilir."
"Tanı uyku laboratuvarında konuluyor"
Uyku apnesinin tanısının uyku laboratuvarında yapılan testlerle konulabildiğini ifade eden Arpağ, "Uyku apnesinin tanısını uyku laboratuvarında koyabiliyoruz. Polisomnografi adı verilen uyku testiyle, hastanın bir gece boyunca uyku durumunu takip ederek rahatlıkla tanı koyabiliyoruz. Test sonuçlarına göre de uygun bir tedavi planı oluşturabiliyoruz. Tedavi genellikle CPAP cihazıyla yapılıyor. Bazı durumlarda ise kulak burun boğaz hekimlerimiz uyku apnesine yönelik cerrahi tedavi uygulayabiliyor." ifadelerinde bulundu.
"Tedavi edilmeyen uyku apnesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor"
Uyku apnesi vakalarıyla son dönemlerde daha sık karşılaştıklarını belirten Arpağ, geçmişte uyku laboratuvarlarının birçok merkezde bulunmaması ve hastalığa ilişkin farkındalığın yetersiz olması nedeniyle hastaların uzun süre tanı alamadığını ifade etti.
Arpağ "Son dönemlerde bu hastalık grubuyla oldukça fazla karşılaşmaya başladık. Aslında daha önce de uyku apnesi hastaları vardı ancak birçok merkezde uyku laboratuvarı bulunmadığı ve hekimler arasında hastalığa ilişkin yeterli bilgi ve farkındalık olmadığı için hastalar uzun süre tanı alamayabiliyordu. Uyku apnesi ilerleyen dönemlerde ciddi kalp yetmezliğine, kalp krizlerine, beyin damarlarında tıkanıklıklara, beyin kanamalarına, iş kazalarına ve çok sayıda trafik kazasına yol açabiliyor. Özellikle gece nefes durması yaşanıyorsa, gündüz sürekli yorgunluk hissediliyorsa, kontrol altına alınamayan tansiyon veya kalp ritim bozukluğu varsa mutlaka uyku apnesi ihtimali düşünülmelidir." dedi.
"Genç ve fit kişilerde de görülebiliyor"
Uyku apnesinin özellikle kilolu ve boynu kısa olan kişilerde görüldüğünü ancak yalnızca bu gruplarla sınırlı olmadığını belirten Arpağ, "Bu hastalıkla özellikle kilolu ve boynu kısa olan kişilerde karşılaşıyoruz. Ancak genç ve fit kişilerde de uyku apnesi görülebiliyor. Tanı sürecinde hastaların günlük işlerinden veya mesailerinden zaman kaybetmeleri gerekmiyor. Akşam uyku laboratuvarına yatıyorlar ve sabaha kadar uyku durumları çeşitli sensörlerle takip ediliyor. Böylece hastalığın tanısı rahatlıkla konulabiliyor." vurgusunda bulundu.
"Kronik hastalıkların altında uyku apnesi bulunabilir"
Toplumda görülen bazı kronik hastalıkların altında uyku apnesinin yatabileceğini ifade eden Arpağ, hastalığın tedavi edilmemesinin eşlik eden sağlık sorunlarının iyileşmesini de zorlaştırabileceğini dile getirdi.
Arpağ, özellikle anksiyete ve panik atak şikâyetleri, kalp ritim bozuklukları ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon vakalarında uyku apnesinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
"Toplumda karşılaştığımız birçok kronik hastalığın altında uyku apnesi yatabiliyor. Hastalık tedavi edilmediğinde eşlik eden diğer hastalıkların iyileşmesi de zorlaşabiliyor. Anksiyete ve panik atak şikâyetleri, iş ve trafik kazaları, nedeni açıklanamayan kalp krizleri, kalp ritim bozuklukları ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon vakalarında uyku apnesinin de değerlendirilmesi gerekiyor."
"Uzmanından vatandaşlara erken başvuru çağrısı"
Gündüz yaşanan ve nedeni açıklanamayan kronik yorgunluğun da uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Arpağ, "Gündüz ortaya çıkan, nedeni açıklanamayan kronik yorgunluk durumlarında da uyku apnesi ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Vatandaşların bu belirtileri yaşamaları durumunda en yakın göğüs hastalıkları hekimine veya uyku polikliniğine başvurmaları gerekiyor. Muayene sonrasında bulgular uyku apnesiyle uyumluysa en kısa sürede uyku laboratuvarında inceleme yapılmasını tavsiye ediyoruz." diye donuştu.
"Geciktirmeden uyku hastalıkları konusunda çalışan bir hekime başvurulmalı"
Toplumda uyku apnesine ilişkin farkındalığın yetersiz olduğunu vurgulayan Arpağ, özellikle risk belirtilerini taşıyan kişilerin şikâyetlerini göz ardı etmemesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Maalesef toplumda bu hastalıkla ilgili farkındalık yeterli değil. Özellikle kilolu, boynu kısa olan, gündüz sürekli kronik yorgunluk yaşayan, gece nefesi duran, aşırı horlayan veya uyku sırasında nefesi kesildiği için aniden uyanan kişilerin bu şikâyetleri daha fazla dikkate almaları ve bir an önce uyku hastalıkları konusunda çalışan bir hekime başvurmaları gerekiyor." (İLKHA)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


