2000
20002

Balkan Türkleri için stratejik dönüşüm: "Artık sadece mirasçı değil, kurucu aktörüz!

Gündem 18.03.2026 - 10:52, Güncelleme: 18.03.2026 - 16:17
 

Balkan Türkleri için stratejik dönüşüm: "Artık sadece mirasçı değil, kurucu aktörüz!

20 Aralık 2025 tarihinde Üsküp'te gerçekleştirilen 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması'nın sonuç bildirgesi yayımlandı. . Yapılan çalıştayda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ve İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay ile 44 kanaat önderi, siyasetçi ve akademisyen görüşlerini paylaştı.
ULUSAL (PERRE) - Sibel TURAN- İHH İnsani Yardım Vakfı ile Balkan Çalışmaları Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Kuzey Makedonya/Kosova 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması" ile ilgili sonuç bildirgesi tamamlanarak kamuoyu ile paylaşıldı. Yapılan çalıştayda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ve İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay ile 44 kanaat önderi, siyasetçi ve akademisyen görüşlerini paylaştı. Balkan Türk toplumunu sadece bir "geçmişin emaneti" olarak değil, bölgenin geleceğini şekillendiren "kurucu bir güç" olarak tanımlıyor. Çarpıcı tespitler ve devrimsel adımlar Bildirgede, bugüne kadar yürütülen farkındalık çalışmalarının kıymeti teslim edilmekle birlikte, artık kağıt üzerinde kalan teşhisler yerine "90 günlük eylem planları" ve "performans göstergeleri" döneminin başladığı vurgulandı. Raporda öne çıkan en çarpıcı başlıklar şunlar oldu: Hukuki güvence ve eşit yurttaşlık: Hak ihlallerine karşı "Balkanlar Hukuki Okuryazarlık ve Hak Destek Ağı" kurulması ve genç hukukçulara mentorluk desteği verilmesi kararlaştırıldı. Yardım değil, üretim odaklı ekonomi: Toplumun güçlenmesi için "yardım bekleyen" modelden, kadın kooperatifleri ve mikro-finans destekli "üretim ve beceri odaklı" modele geçiş ilan edildi. Dil projeleri: Türkçe eğitimin güçlendirilmesi amacıyla öğretmen kadrolarının desteklenmesi ve Türk öğrencilerin kamu sınavlarında dezavantaj yaşamaması için dil projelerinin geliştirilmesi talep edildi. Vatandaşlık ve sağlık: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bir "güvence mekanizması" olarak görülmesi gerektiği belirtilerek, sistematik vatandaşlık modelleri ve sağlık hizmetlerinden yararlanma kolaylığı vurgulandı. Kritik uyarı: dini hizmetlerde yerel hassasiyet Bildirinin en dikkat çekici maddelerinden biri dini hizmetlerin yürütülmesine ayrıldı. Bildirgede, dini faaliyetler ile örgütsel aidiyet sınırlarının netleşmesi gerektiği ve Türkiye menşeli yapıların yerel hassasiyetlerle zaman zaman uyumsuzluk gösterdiği açıkça belirtildi. Ayrıca 2013'ten bu yana ilahiyat eğitimi için öğrenci gönderilmemesinin yaratacağı nitelikli insan kaynağı krizine karşı acil önlem çağrısı yapıldı. Kurumsallaşma yolunda yeni dönem: "Sekretarya" Toplantının en somut çıktılarından biri, sürecin takibi için bir Sekretarya kurulması kararı oldu. Yılda en az iki kez düzenli toplanacak olan bu platform; eğitim, kültür, ekonomi ve siyaset alanlarında çalışma grupları oluşturarak üç ve altı aylık ilerleme raporları hazırlayacak. "Ben" değil "biz" bilinci:Sonuç bölümünde, Balkan Türk toplumunun sadece geçmişin mirasçısı değil, coğrafyanın kurucu unsuru olduğu hatırlatıldı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi: "Ben merkezli yaklaşımdan biz bilincine geçiş sağlanmadan kalıcı başarı mümkün değildir. Bu buluşma, somut çıktılar üretme iradesinin ortaya konduğu bir başlangıç noktasıdır".   Bildiriyle, Balkanlardaki Türk varlığının kimliğini koruyarak bulunduğu ülkelerin geleceğinde etkin rol oynamaları hedefi vurgulandı. Kaynak : PERRE
20 Aralık 2025 tarihinde Üsküp'te gerçekleştirilen 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması'nın sonuç bildirgesi yayımlandı. . Yapılan çalıştayda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ve İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay ile 44 kanaat önderi, siyasetçi ve akademisyen görüşlerini paylaştı.

ULUSAL (PERRE) - Sibel TURAN- İHH İnsani Yardım Vakfı ile Balkan Çalışmaları Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Kuzey Makedonya/Kosova 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması" ile ilgili sonuç bildirgesi tamamlanarak kamuoyu ile paylaşıldı. Yapılan çalıştayda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ve İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay ile 44 kanaat önderi, siyasetçi ve akademisyen görüşlerini paylaştı. Balkan Türk toplumunu sadece bir "geçmişin emaneti" olarak değil, bölgenin geleceğini şekillendiren "kurucu bir güç" olarak tanımlıyor.

Çarpıcı tespitler ve devrimsel adımlar

Bildirgede, bugüne kadar yürütülen farkındalık çalışmalarının kıymeti teslim edilmekle birlikte, artık kağıt üzerinde kalan teşhisler yerine "90 günlük eylem planları" ve "performans göstergeleri" döneminin başladığı vurgulandı. Raporda öne çıkan en çarpıcı başlıklar şunlar oldu:

Hukuki güvence ve eşit yurttaşlık: Hak ihlallerine karşı "Balkanlar Hukuki Okuryazarlık ve Hak Destek Ağı" kurulması ve genç hukukçulara mentorluk desteği verilmesi kararlaştırıldı.

Yardım değil, üretim odaklı ekonomi: Toplumun güçlenmesi için "yardım bekleyen" modelden, kadın kooperatifleri ve mikro-finans destekli "üretim ve beceri odaklı" modele geçiş ilan edildi.

Dil projeleri: Türkçe eğitimin güçlendirilmesi amacıyla öğretmen kadrolarının desteklenmesi ve Türk öğrencilerin kamu sınavlarında dezavantaj yaşamaması için dil projelerinin geliştirilmesi talep edildi.

Vatandaşlık ve sağlık: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bir "güvence mekanizması" olarak görülmesi gerektiği belirtilerek, sistematik vatandaşlık modelleri ve sağlık hizmetlerinden yararlanma kolaylığı vurgulandı.

Kritik uyarı: dini hizmetlerde yerel hassasiyet

Bildirinin en dikkat çekici maddelerinden biri dini hizmetlerin yürütülmesine ayrıldı. Bildirgede, dini faaliyetler ile örgütsel aidiyet sınırlarının netleşmesi gerektiği ve Türkiye menşeli yapıların yerel hassasiyetlerle zaman zaman uyumsuzluk gösterdiği açıkça belirtildi. Ayrıca 2013'ten bu yana ilahiyat eğitimi için öğrenci gönderilmemesinin yaratacağı nitelikli insan kaynağı krizine karşı acil önlem çağrısı yapıldı.

Kurumsallaşma yolunda yeni dönem: "Sekretarya"

Toplantının en somut çıktılarından biri, sürecin takibi için bir Sekretarya kurulması kararı oldu. Yılda en az iki kez düzenli toplanacak olan bu platform; eğitim, kültür, ekonomi ve siyaset alanlarında çalışma grupları oluşturarak üç ve altı aylık ilerleme raporları hazırlayacak.

"Ben" değil "biz" bilinci:Sonuç bölümünde, Balkan Türk toplumunun sadece geçmişin mirasçısı değil, coğrafyanın kurucu unsuru olduğu hatırlatıldı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi: "Ben merkezli yaklaşımdan biz bilincine geçiş sağlanmadan kalıcı başarı mümkün değildir. Bu buluşma, somut çıktılar üretme iradesinin ortaya konduğu bir başlangıç noktasıdır".

 

Bildiriyle, Balkanlardaki Türk varlığının kimliğini koruyarak bulunduğu ülkelerin geleceğinde etkin rol oynamaları hedefi vurgulandı.

Kaynak : PERRE

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trakyaolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.