2000
20002
k mustafa 1

Erdoğan'ın davetine rağmen Aliyev'in Türk dünyası zirvesine katılmaması çatlağı derinleştirdi

Dünya 30.10.2026 - 14:53, Güncelleme: 30.10.2026 - 15:56
 

Erdoğan'ın davetine rağmen Aliyev'in Türk dünyası zirvesine katılmaması çatlağı derinleştirdi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsi davetine rağmen Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvesine katılmaması, iki ülke arasındaki ilişkilerde giderek belirginleşen gerilimi gözler önüne serdi.
TRAKYA 2000 - Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde özellikle Bakü yönetiminin okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamaları ve Ankara'dan gelen eleştiriler nedeniyle yaşanan anlaşmazlık, iki ülke arasındaki geleneksel müttefiklik söylemini de tartışmalı hale getirdi. Aliyev yönetiminin Türkiye'den gelen eleştirilere karşı sert bir tutum takınması, hatta Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının sosyal medya paylaşımları üzerinden Bakü'yü eleştiren 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etmesi, ilişkilerdeki gerilimin diplomatik boyuta taşındığını gösterdi. Erdoğan'ın zirvenin açılışında ayrışma ve çatışmaya yer olmadığını vurgulayarak birlik mesajı vermesine karşın Aliyev'in toplantıya katılmaması dikkat çekti. Azerbaycan'ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ederken, Bakü yönetimi Aliyev'in program yoğunluğunu ve önceden planlanmış etkinliklerini gerekçe gösterdi. Ancak Erdoğan'ın özel davetine rağmen zirveye katılmama kararı, bu açıklamanın diplomatik açıdan ikna ediciliğini tartışmaya açtı. İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları yalnızca iç politikaya yönelik eleştirilerle sınırlı değil. Türkiye'nin siyonist işgal rejiminin Gazze'deki sistematik soykırım ve katliamlara sert tepki göstermesine karşın Azerbaycan'ın Tel Aviv sözde yönetimiyle yakın ilişkilerini sürdürmesi de Ankara ile Bakü arasındaki önemli politika farklılıklarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme çabaları da Azerbaycan yönetiminin hassasiyetleriyle karşı karşıya geliyor. Uzmanlar, 'iki devlet, tek millet' söylemiyle tanımlanan ilişkilerin arka planında uzun süredir egemenlik, Ankara'nın Bakü üzerindeki etkisi, siyonist işgal rejimine yakınlık ve Ermenistan'la normalleşme gibi başlıklarda görüş ayrılıkları bulunduğuna dikkati çekiyor. Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırma hedefleri açısından stratejik öneme sahip Azerbaycan'la yaşanan bu gerilim, Bakü yönetiminin müttefiklik ilişkilerinde dahi eleştiriye kapalı ve uzlaşmaz bir tutum sergilediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. (İLKHA)
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsi davetine rağmen Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvesine katılmaması, iki ülke arasındaki ilişkilerde giderek belirginleşen gerilimi gözler önüne serdi.

TRAKYA 2000 - Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde özellikle Bakü yönetiminin okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamaları ve Ankara'dan gelen eleştiriler nedeniyle yaşanan anlaşmazlık, iki ülke arasındaki geleneksel müttefiklik söylemini de tartışmalı hale getirdi.

Aliyev yönetiminin Türkiye'den gelen eleştirilere karşı sert bir tutum takınması, hatta Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının sosyal medya paylaşımları üzerinden Bakü'yü eleştiren 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etmesi, ilişkilerdeki gerilimin diplomatik boyuta taşındığını gösterdi.

Erdoğan'ın zirvenin açılışında ayrışma ve çatışmaya yer olmadığını vurgulayarak birlik mesajı vermesine karşın Aliyev'in toplantıya katılmaması dikkat çekti. Azerbaycan'ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ederken, Bakü yönetimi Aliyev'in program yoğunluğunu ve önceden planlanmış etkinliklerini gerekçe gösterdi. Ancak Erdoğan'ın özel davetine rağmen zirveye katılmama kararı, bu açıklamanın diplomatik açıdan ikna ediciliğini tartışmaya açtı.

İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları yalnızca iç politikaya yönelik eleştirilerle sınırlı değil. Türkiye'nin siyonist işgal rejiminin Gazze'deki sistematik soykırım ve katliamlara sert tepki göstermesine karşın Azerbaycan'ın Tel Aviv sözde yönetimiyle yakın ilişkilerini sürdürmesi de Ankara ile Bakü arasındaki önemli politika farklılıklarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme çabaları da Azerbaycan yönetiminin hassasiyetleriyle karşı karşıya geliyor.

Uzmanlar, 'iki devlet, tek millet' söylemiyle tanımlanan ilişkilerin arka planında uzun süredir egemenlik, Ankara'nın Bakü üzerindeki etkisi, siyonist işgal rejimine yakınlık ve Ermenistan'la normalleşme gibi başlıklarda görüş ayrılıkları bulunduğuna dikkati çekiyor.

Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırma hedefleri açısından stratejik öneme sahip Azerbaycan'la yaşanan bu gerilim, Bakü yönetiminin müttefiklik ilişkilerinde dahi eleştiriye kapalı ve uzlaşmaz bir tutum sergilediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. (İLKHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trakyaolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara