2000
20002

Sağlıklı böbrekler için çocukluktan önlem alınmalı!

Sağlık 14.11.2025 - 12:49, Güncelleme: 14.11.2025 - 20:41
 

Sağlıklı böbrekler için çocukluktan önlem alınmalı!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, böbrek sağlığına dikkat etmenin önemi, kronik böbrek yetmezliğinin risklerini, erken teşhis ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.
TRAKYA 2000 - Çocukluktan itibaren önlem almak, ileride böbrek yetmezliğini önleyebilir! Kronik böbrek yetmezliğinin son yıllarda artış gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Hastalar yaşamlarını ya diyalize bağlı olarak sürdürüyor ya da organ nakli olarak yeniden sağlıklı bir yaşama kavuşabiliyor.” dedi. Böbrek sağlığına çocukluk çağından başlayarak dikkat edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının kişiyi ilerleyen yıllarda böbrek yetmezliği tehlikesinden koruyabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Atamer, “Böbrek vücudumuzdaki zehirli maddeleri temizleyen, D vitaminin aktivasyonunu sağlayan, kırmız kan hücrelerimizin üretimini sağlayan hormonu üreten ve vücudumuzun sıvı, elektrolit ve pH dengesini sağlayan eşsiz bir organımızdır. Böbrek fonksiyonlarının belirli bir değerin altına inmesi kronik böbrek yetmezliğine işaret eder.” şeklinde konuştu. Kronik böbrek yetmezliği tedavi edilmediği taktirde hayati riske yol açabilir!  Böbrek yetmezliğinin süzme değerinin 60 ml/dk altına inmesi demek olduğunu aktaran Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Eğer süzme değeri 20’nin altına inerse son dönem böbrek yetmezliği olarak adlandırılır.” dedi. Önemli olanın böbrek yetmezliği gelişmeden müdahale etmek olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Atamer, şöyle devam etti: “Üç ayı aşan bir böbrek yetmezliği kronik böbrek yetmezliği olarak adlandırılır. Kronik böbrek yetmezliği kemik erimesi, kansızlık ve kalp hastalıklarına neden olduğundan dolayı tedavi edilmediği taktirde hayati riske yol açar. Böbrek yetmezliği her yaş ve cinsiyette görülebilirse de  özelikle ileri yaşlarda ve kadınlarda sık görülür.” Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve tedavi etmek mümkün  Böbrek yetersizliğinin erken evrelerde herhangi bir belirti göstermeyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Hastalığı saptamanın en etkili yolu kan ve idrar tahlillerinin belirli aralıklarla yapılmasıdır.” dedi. Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmanın ve tedavi etmenin mümkün olduğuna işaret eden Prof. Dr. Atamer, “Diyabet, yüksek tansiyon, fazla kilo, aile ve akrabalarda böbrek yetmezliği hikayesi varsa 6-12 ayda bir hekim kontrolü yapılması gerekir.” uyarısında bulundu. Böbrek sağlığını korumak için gereksiz antibiyotik ve ağrı kesici kullanılmamalı! Böbrek sağlığını korumak için kan şekerinin belirli aralılarla kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, sözlerini şöyle tamamladı: “Diyabet hastaları da ilgili uzman hekimler tarafından tedavi ve takip edilmeli. Kan basıncı takibi son derecede önemli. Sağlıklı beslenmeye, tuz tüketimini günlük en fazla bir çay kaşığı olacak şekilde sınırlandırmaya özen gösterilmeli. İşlenmiş gıdalar ve fast food tarzı beslenmeden uzak durulmalı, taze sebze meyve ve ev yemekleri tercih edilmeli. Günde 1.5-2 litre su içilmeli, tütün ürünlerinden uzak durulmalı ve en önemlisi gereksiz yere antibiyotik ve ağrı kesici kullanılmamalı.”   Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, böbrek sağlığına dikkat etmenin önemi, kronik böbrek yetmezliğinin risklerini, erken teşhis ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

TRAKYA 2000 - Çocukluktan itibaren önlem almak, ileride böbrek yetmezliğini önleyebilir!

Kronik böbrek yetmezliğinin son yıllarda artış gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Hastalar yaşamlarını ya diyalize bağlı olarak sürdürüyor ya da organ nakli olarak yeniden sağlıklı bir yaşama kavuşabiliyor.” dedi.

Böbrek sağlığına çocukluk çağından başlayarak dikkat edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının kişiyi ilerleyen yıllarda böbrek yetmezliği tehlikesinden koruyabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Atamer, “Böbrek vücudumuzdaki zehirli maddeleri temizleyen, D vitaminin aktivasyonunu sağlayan, kırmız kan hücrelerimizin üretimini sağlayan hormonu üreten ve vücudumuzun sıvı, elektrolit ve pH dengesini sağlayan eşsiz bir organımızdır. Böbrek fonksiyonlarının belirli bir değerin altına inmesi kronik böbrek yetmezliğine işaret eder.” şeklinde konuştu.

Kronik böbrek yetmezliği tedavi edilmediği taktirde hayati riske yol açabilir! 

Böbrek yetmezliğinin süzme değerinin 60 ml/dk altına inmesi demek olduğunu aktaran Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Eğer süzme değeri 20’nin altına inerse son dönem böbrek yetmezliği olarak adlandırılır.” dedi.

Önemli olanın böbrek yetmezliği gelişmeden müdahale etmek olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Atamer, şöyle devam etti:

“Üç ayı aşan bir böbrek yetmezliği kronik böbrek yetmezliği olarak adlandırılır. Kronik böbrek yetmezliği kemik erimesi, kansızlık ve kalp hastalıklarına neden olduğundan dolayı tedavi edilmediği taktirde hayati riske yol açar. Böbrek yetmezliği her yaş ve cinsiyette görülebilirse de  özelikle ileri yaşlarda ve kadınlarda sık görülür.”

Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve tedavi etmek mümkün 

Böbrek yetersizliğinin erken evrelerde herhangi bir belirti göstermeyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Hastalığı saptamanın en etkili yolu kan ve idrar tahlillerinin belirli aralıklarla yapılmasıdır.” dedi.

Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmanın ve tedavi etmenin mümkün olduğuna işaret eden Prof. Dr. Atamer, “Diyabet, yüksek tansiyon, fazla kilo, aile ve akrabalarda böbrek yetmezliği hikayesi varsa 6-12 ayda bir hekim kontrolü yapılması gerekir.” uyarısında bulundu.

Böbrek sağlığını korumak için gereksiz antibiyotik ve ağrı kesici kullanılmamalı!

Böbrek sağlığını korumak için kan şekerinin belirli aralılarla kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diyabet hastaları da ilgili uzman hekimler tarafından tedavi ve takip edilmeli. Kan basıncı takibi son derecede önemli. Sağlıklı beslenmeye, tuz tüketimini günlük en fazla bir çay kaşığı olacak şekilde sınırlandırmaya özen gösterilmeli. İşlenmiş gıdalar ve fast food tarzı beslenmeden uzak durulmalı, taze sebze meyve ve ev yemekleri tercih edilmeli. Günde 1.5-2 litre su içilmeli, tütün ürünlerinden uzak durulmalı ve en önemlisi gereksiz yere antibiyotik ve ağrı kesici kullanılmamalı.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trakyaolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara