2000
20002
k mustafa 1

Kalp sağlığınız için 40 yaşınızı beklemeyin!

Sağlık 29.09.2026 - 10:44, Güncelleme: 29.09.2026 - 15:25
 

Kalp sağlığınız için 40 yaşınızı beklemeyin!

Verilere göre tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranı eskiden yüzde 10-15 iken, son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine çıktı. Uzmanlar, bu yüzden 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmanın hayati önem taşıdığını belirtiyor.
TRAKYA 2000 - Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne yol açan kalp ve damar hastalıkları, tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ise 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28’i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. R. Emre Altekin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü nedeniyle kalp sağlığını korumak için alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi. 15 yaş üzeri nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığının yaklaşık yüzde 7 görüldüğünü ve yaşla birlikte arttığını belirten Altekin, "Hâlâ en önemli risk faktörlerinden olan hipertansiyon, dünya genelinde 30-79 yaş arası 1,4 milyar yetişkinde bulunuyor ve bunların yalnızca yaklaşık yüzde 23’ünün kontrol altında olduğu belirtiliyor. Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önüne geçilebiliyor." dedi. Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynadığını ifade eden Altekin, "Bunların başında tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, stres, yetersiz fiziksel aktivite gibi değiştirilebilir risk faktörleri gelir. Bunun yanında ileri yaş, erkek cinsiyet, erken yaşta kalp hastalığı aile öyküsü değiştirilemeyen risk faktörleri de etkilidir. Ancak bilim, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla hastalıkların büyük ölçüde önlenebileceğini ortaya koymaktadır." bilgisini paylaştı. Avrupa’ya göre Türkiye daha erken kalp krizine yakalanıyor! Türkiye’de kalp krizinin Avrupa ülkelerine göre ortalama 10 yıl daha erken görüldüğünü aktaran Altekin, "Tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranı eskiden yüzde 10-15 iken, son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine çıkmıştır. Kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18’i 50 yaşın altında, yüzde 11’i ise 45 yaşın altındadır. 30’lu yaşlarda ve hatta 20’li yaşların sonlarında ciddi damar tıkanıklığı ve kalp krizi vakaları artmaktadır. Bu yüzden 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmak hayati önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı. Yüksek risk altındakiler Altekin, şu gruplaınr kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığını kaydetti: "40 yaş ve üzeri bireyler Hipertansiyon, diyabet veya yüksek kolesterolü olanlar Fazla kilolu veya obez kişiler Sigara ve tütün ürünü kullananlar Ailede erken yaşta kalp hastalığı veya ani ölüm öyküsü bulunanlar Hareketsiz yaşam tarzına sahip olanlar Menopoz sonrası kadınlar Kronik stres altında yaşayanlar Risk faktörlerini ortadan kaldırmak için aşağıdaki adımları izleyin!" Altekin, "Bu gruplardaki kişilerin düzenli sağlık kontrolü yaptırması ve risk faktörlerini yönetmesi büyük önem taşır." dedi ve şunları ekledi: 1. Yaşam tarzı değişiklikleri en etkili önlem oluyor Tütün ve tütün ürünlerinin tamamen bırakılması Kalp dostu beslenme: Bol sebze-meyve, tam tahıllar, sağlıklı protein kaynakları (baklagiller, kuruyemiş, balık); doymuş yağ ve ultra işlenmiş gıdaların azaltılması; tuz tüketiminin düşürülmesi; eklenmiş şekerin minimize edilmesi Düzenli fiziksel aktivite: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta hareket Sağlıklı vücut ağırlığının korunması Alkolün hiç tüketilmemesi Bu değişiklikler kardiyovasküler olay riskini yüzde 30-40 oranında azaltabiliyor. 2. Risk faktörlerinin erken tespiti ve kontrolü kritik önem taşıyor Hipertansiyonun düzenli taranması, protokol bazlı tedavisi ve kontrol oranlarının artırılması Kolesterol yönetiminde daha erken yaşta risk değerlendirmesi ve daha düşük LDL hedefleri Diyabet ve kan şekeri kontrolü 40 yaş ve üzerinde düzenli kardiyovasküler risk değerlendirmesi 3. Sistem düzeyinde önlemler gerekiyor Ulusal kardiyovasküler sağlık planları, tuz ve trans yağ azaltma politikaları, tütün kontrolü, hipertansiyon ve diyabet protokollerinin yaygınlaştırılması ile temel ilaçlara erişimin güçlendirilmesi hayati önem taşıyor." (İLKHA)
Verilere göre tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranı eskiden yüzde 10-15 iken, son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine çıktı. Uzmanlar, bu yüzden 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmanın hayati önem taşıdığını belirtiyor.

TRAKYA 2000 - Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon insanın ölümüne yol açan kalp ve damar hastalıkları, tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ise 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28’i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor.

Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. R. Emre Altekin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü nedeniyle kalp sağlığını korumak için alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.

15 yaş üzeri nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığının yaklaşık yüzde 7 görüldüğünü ve yaşla birlikte arttığını belirten Altekin, "Hâlâ en önemli risk faktörlerinden olan hipertansiyon, dünya genelinde 30-79 yaş arası 1,4 milyar yetişkinde bulunuyor ve bunların yalnızca yaklaşık yüzde 23’ünün kontrol altında olduğu belirtiliyor. Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önüne geçilebiliyor." dedi.

Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir

Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynadığını ifade eden Altekin, "Bunların başında tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, stres, yetersiz fiziksel aktivite gibi değiştirilebilir risk faktörleri gelir. Bunun yanında ileri yaş, erkek cinsiyet, erken yaşta kalp hastalığı aile öyküsü değiştirilemeyen risk faktörleri de etkilidir. Ancak bilim, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla hastalıkların büyük ölçüde önlenebileceğini ortaya koymaktadır." bilgisini paylaştı.

Avrupa’ya göre Türkiye daha erken kalp krizine yakalanıyor!

Türkiye’de kalp krizinin Avrupa ülkelerine göre ortalama 10 yıl daha erken görüldüğünü aktaran Altekin, "Tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranı eskiden yüzde 10-15 iken, son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine çıkmıştır. Kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18’i 50 yaşın altında, yüzde 11’i ise 45 yaşın altındadır. 30’lu yaşlarda ve hatta 20’li yaşların sonlarında ciddi damar tıkanıklığı ve kalp krizi vakaları artmaktadır. Bu yüzden 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmak hayati önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.

Yüksek risk altındakiler

Altekin, şu gruplaınr kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığını kaydetti:

"40 yaş ve üzeri bireyler

Hipertansiyon, diyabet veya yüksek kolesterolü olanlar

Fazla kilolu veya obez kişiler

Sigara ve tütün ürünü kullananlar

Ailede erken yaşta kalp hastalığı veya ani ölüm öyküsü bulunanlar

Hareketsiz yaşam tarzına sahip olanlar

Menopoz sonrası kadınlar

Kronik stres altında yaşayanlar

Risk faktörlerini ortadan kaldırmak için aşağıdaki adımları izleyin!"

Altekin, "Bu gruplardaki kişilerin düzenli sağlık kontrolü yaptırması ve risk faktörlerini yönetmesi büyük önem taşır." dedi ve şunları ekledi:

1. Yaşam tarzı değişiklikleri en etkili önlem oluyor

Tütün ve tütün ürünlerinin tamamen bırakılması

Kalp dostu beslenme: Bol sebze-meyve, tam tahıllar, sağlıklı protein kaynakları (baklagiller, kuruyemiş, balık); doymuş yağ ve ultra işlenmiş gıdaların azaltılması; tuz tüketiminin düşürülmesi; eklenmiş şekerin minimize edilmesi

Düzenli fiziksel aktivite: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta hareket

Sağlıklı vücut ağırlığının korunması

Alkolün hiç tüketilmemesi

Bu değişiklikler kardiyovasküler olay riskini yüzde 30-40 oranında azaltabiliyor.

2. Risk faktörlerinin erken tespiti ve kontrolü kritik önem taşıyor

Hipertansiyonun düzenli taranması, protokol bazlı tedavisi ve kontrol oranlarının artırılması

Kolesterol yönetiminde daha erken yaşta risk değerlendirmesi ve daha düşük LDL hedefleri

Diyabet ve kan şekeri kontrolü

40 yaş ve üzerinde düzenli kardiyovasküler risk değerlendirmesi

3. Sistem düzeyinde önlemler gerekiyor

Ulusal kardiyovasküler sağlık planları, tuz ve trans yağ azaltma politikaları, tütün kontrolü, hipertansiyon ve diyabet protokollerinin yaygınlaştırılması ile temel ilaçlara erişimin güçlendirilmesi hayati önem taşıyor." (İLKHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trakyaolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara