2000
20002
k mustafa 1

Prof. Dr. Süleymanlı: Yapay zeka, düşünme becerilerini zayıflatabilir

Teknoloji 22.09.2026 - 15:58, Güncelleme: 22.09.2026 - 18:40
 

Prof. Dr. Süleymanlı: Yapay zeka, düşünme becerilerini zayıflatabilir

Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi, yapay zeka çağında bağımsız düşünme ve karar verme yetisinin risk altında olduğuna dikkat çekti.
  İSTANBUL (İGFA)- Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmeye verdiği önemden hareketle yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme becerilerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi. Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdiğini belirten Süleymanlı, matbaanın bilgiyi yaygınlaştırdığını, makinelerin fiziksel emeği hafiflettiğini, internetin ise bilgiye erişimi hızlandırdığını söyledi. Yapay zekanın ise yalnızca bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla kalmayıp yorumlama, muhakeme etme ve karar verme süreçlerine doğrudan etki ettiğini ifade etti. “DÜŞÜNMEK SAVAŞMAKTIR” VURGUSU Cemil Meriç’in “Düşünmek savaşmaktır” sözünün yapay zeka çağında yeniden anlam kazandığını belirten Süleymanlı, asıl meselenin yapay zekanın neler yapabildiği değil, insanların zihinsel işleri ne kadarını teknolojiye bıraktığı olduğunu söyledi. Özellikle yeni kuşaklar açısından bunun, düşünme, sorgulama ve problem çözme becerilerinin yeterince gelişmeden zayıflaması riskini taşıdığını vurguladı. Yapay zekanın insan aklını güçlendirebileceğini söyleyen Süleymanlı, düşünme, karşılaştırma, şüphe etme ve karar verme sorumluluğunun bütünüyle teknolojiye bırakılması durumunda bunun bir yardımcı araç olmaktan çıkıp bilişsel bağımlılığa dönüşebileceği uyarısında bulundu. IQ TARTIŞMALARINA TEMKİNLİ YAKLAŞIM Bazı ülkelerde IQ testlerindeki kuşaklar arası değişimlere ilişkin bulguların dikkatle yorumlanması gerektiğini belirten Süleymanlı, bu eğilimlerin tamamının doğrudan yapay zekaya bağlanamayacağını ifade etti. Eğitim kalitesi, dikkat dağınıklığı, sosyal medya kullanımı ve uzun metin okuma alışkanlıklarındaki değişimlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yapay zekanın, uzun süreli dikkat ve bağımsız düşünme alışkanlıklarının zayıfladığı bir ortamda yeni riskler doğurabileceğini kaydeden Süleymanlı, öğrencilerin birkaç saniyede ödev hazırlayabildiğini ve bir kitabı okumadan özetine ulaşabildiğini belirterek, “Öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir” dedi. Öğrenmenin; aramak, yanılmak, karşılaştırmak, şüphe etmek ve yeniden düşünmek olduğunu vurguladı.   YAPAY ZEKAYA NASIL SORU SORULMALI? Çözümün yapay zekadan tamamen uzak durmak olmadığını ifade eden Süleymanlı, teknolojiyi düşüncenin yerine değil, ortağı haline getirmek gerektiğini söyledi. Bu kapsamda kullanıcıların yapay zekaya “Benim yerime düşün” yerine “Benim düşünceme itiraz et”, “Bana doğru cevabı ver” yerine “Başka hangi bakış açıları mümkün?”, “Benim için karar ver” yerine “Burada neyi gözden kaçırıyorum?” gibi sorular yöneltmesini önerdi. Türkiye ve Türk dünyası açısından meselenin yalnızca teknolojik altyapı ve yapay zeka yatırımları olmadığını belirten Süleymanlı, bunun yanında okuma, eleştirel düşünme, sorgulama ve araştırma kültürünün de geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleymanlı açıklamasını, “Geleceğin temel sorusu makinelerin ne kadar akıllı olacağı değil; yapay zeka bizim yerimize düşündükçe, biz kendimiz düşünmeye devam edecek miyiz?” sözleriyle noktaladı.
Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi, yapay zeka çağında bağımsız düşünme ve karar verme yetisinin risk altında olduğuna dikkat çekti.

 

İSTANBUL (İGFA)- Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmeye verdiği önemden hareketle yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme becerilerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi.

Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdiğini belirten Süleymanlı, matbaanın bilgiyi yaygınlaştırdığını, makinelerin fiziksel emeği hafiflettiğini, internetin ise bilgiye erişimi hızlandırdığını söyledi. Yapay zekanın ise yalnızca bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla kalmayıp yorumlama, muhakeme etme ve karar verme süreçlerine doğrudan etki ettiğini ifade etti.

“DÜŞÜNMEK SAVAŞMAKTIR” VURGUSU

Cemil Meriç’in “Düşünmek savaşmaktır” sözünün yapay zeka çağında yeniden anlam kazandığını belirten Süleymanlı, asıl meselenin yapay zekanın neler yapabildiği değil, insanların zihinsel işleri ne kadarını teknolojiye bıraktığı olduğunu söyledi. Özellikle yeni kuşaklar açısından bunun, düşünme, sorgulama ve problem çözme becerilerinin yeterince gelişmeden zayıflaması riskini taşıdığını vurguladı.

Yapay zekanın insan aklını güçlendirebileceğini söyleyen Süleymanlı, düşünme, karşılaştırma, şüphe etme ve karar verme sorumluluğunun bütünüyle teknolojiye bırakılması durumunda bunun bir yardımcı araç olmaktan çıkıp bilişsel bağımlılığa dönüşebileceği uyarısında bulundu.

IQ TARTIŞMALARINA TEMKİNLİ YAKLAŞIM

Bazı ülkelerde IQ testlerindeki kuşaklar arası değişimlere ilişkin bulguların dikkatle yorumlanması gerektiğini belirten Süleymanlı, bu eğilimlerin tamamının doğrudan yapay zekaya bağlanamayacağını ifade etti. Eğitim kalitesi, dikkat dağınıklığı, sosyal medya kullanımı ve uzun metin okuma alışkanlıklarındaki değişimlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zekanın, uzun süreli dikkat ve bağımsız düşünme alışkanlıklarının zayıfladığı bir ortamda yeni riskler doğurabileceğini kaydeden Süleymanlı, öğrencilerin birkaç saniyede ödev hazırlayabildiğini ve bir kitabı okumadan özetine ulaşabildiğini belirterek, “Öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir” dedi. Öğrenmenin; aramak, yanılmak, karşılaştırmak, şüphe etmek ve yeniden düşünmek olduğunu vurguladı.

 

YAPAY ZEKAYA NASIL SORU SORULMALI?

Çözümün yapay zekadan tamamen uzak durmak olmadığını ifade eden Süleymanlı, teknolojiyi düşüncenin yerine değil, ortağı haline getirmek gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda kullanıcıların yapay zekaya “Benim yerime düşün” yerine “Benim düşünceme itiraz et”, “Bana doğru cevabı ver” yerine “Başka hangi bakış açıları mümkün?”, “Benim için karar ver” yerine “Burada neyi gözden kaçırıyorum?” gibi sorular yöneltmesini önerdi.

Türkiye ve Türk dünyası açısından meselenin yalnızca teknolojik altyapı ve yapay zeka yatırımları olmadığını belirten Süleymanlı, bunun yanında okuma, eleştirel düşünme, sorgulama ve araştırma kültürünün de geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleymanlı açıklamasını, “Geleceğin temel sorusu makinelerin ne kadar akıllı olacağı değil; yapay zeka bizim yerimize düşündükçe, biz kendimiz düşünmeye devam edecek miyiz?” sözleriyle noktaladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trakyaolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara