Tekstil sektöründe maliyet, ham madde ve kalifiye eleman krizi
Tekstil sektöründe maliyet, ham madde ve kalifiye eleman krizi
Tekstil üreticisi Bilal Gökmen, artan maliyetler, ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve kalifiye eleman eksikliğinin sektörü zorladığını belirterek, firmaların ayakta kalabilmesi için katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini söyledi.
TRAKYA 2000 - Tekstil sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm arayışları gündemdeki yerini korurken, 25 yıllık sektör deneyimine sahip üretici Bilal Gökmen önemli değerlendirmelerde bulundu.
Gökmen, firmalarının yapısından başlayarak sektördeki temel sorunlara, fırsatlara ve çözüm önerilerine kadar birçok başlıkta görüşlerini paylaştı.
Bilal Gökmen
“Firmamız 25 yıldır sektörde faaliyet gösteriyor”
Gökmen, “Öncelikle firmamızdan kısaca bahsetmek isterim. Yaklaşık 25 yıldır tekstil sektöründe faaliyet gösteren, imalat ve toptan satış odaklı bir firmayız. Erkek giyim üzerine yoğunlaşarak hem üretim hem de satış tarafında aktif bir yapı kurduk. Kaliteyi ve sürdürülebilir büyümeyi esas alıyoruz. Ben de giyim üretim teknolojisi eğitimi almış biri olarak işin hem teorik hem pratik tarafında aktif rol alıyorum. Bu da üretim süreçlerini daha verimli ve sistemli yönetmemize katkı sağlıyor.” diye konuştu.
“Artan maliyetler ve rekabet baskısı üreticiyi zorluyor”
Gökmen, “Sektörde en büyük sorunların başında artan maliyetler geliyor. Özellikle enerji, işçilik ve ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar üreticiyi ciddi şekilde zorluyor. Bunun yanında kalifiye iş gücü eksikliği ve global rekabet baskısı da önemli problemler arasında. Uzak Doğu ile fiyat rekabeti yapmak zorlaşırken, Avrupa pazarında kalite ve hız beklentisi artmış durumda. En büyük fırsat, Türkiye'nin coğrafi avantajı ve hızlı üretim kabiliyeti. Avrupa pazarı bizim için çok önemli. Ancak kur dalgalanmaları, maliyet artışları ve global ekonomik belirsizlikler risk oluşturuyor. Ayrıca müşteri beklentileri her geçen gün daha da yükseliyor.” dedi.
“Ham madde ve sürdürülebilirlik baskısı öne çıkıyor”
“Ham madde fiyatlarındaki ani değişimler maliyet hesaplarını zorlaştırıyor." diyen Gökmen, "Özellikle döviz bazlı alımlar yapan firmalar için risk daha yüksek. Bu yüzden firmalar artık daha planlı stok yönetimi yapmaya ve alternatif tedarik kaynakları oluşturmaya yöneliyor. Hızlı moda üretim sürelerini ciddi şekilde kısalttı. Artık koleksiyonlar daha sık değişiyor ve üreticilerden çok daha hızlı reaksiyon bekleniyor. Bu da esnek üretim kabiliyeti olan firmaları öne çıkarıyor. Ancak bu hız baskısı kalite ve sürdürülebilirlik açısından da dikkatli yönetilmesi gereken bir konu. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. Markalar geri dönüştürülebilir kumaşlar, düşük su tüketimi ve çevre dostu üretim talep ediyor. Bu da üreticilerin yatırım yapmasını gerektiriyor. Kısa vadede maliyet artırıcı olsa da uzun vadede markalaşma ve ihracat açısından avantaj sağlıyor. Sektörün en ciddi problemlerinden biri kalifiye eleman eksikliği. Gençlerin üretim sektörüne ilgisi azalmış durumda. Bu yüzden firmaların hem eğitim hem de çalışan bağlılığı konusunda daha fazla yatırım yapması gerekiyor. Küçük ve orta ölçekli tekstil firmalarının ayakta kalabilmesi için katma değerli üretime yönelmesi gerekiyor. Markalaşma, niş ürünler, kalite odaklı üretim ve dijitalleşme bu noktada kritik. Sadece fiyatla rekabet etmek artık sürdürülebilir değil.” ifadesini kullandı. (İLKHA)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

