TRAKYA’YA SON DARBE
TRAKYA’YA SON DARBE
Trakya Bölgesinde alınan “acele kamulaştırma” kararı Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nin yaklaşık 4’te 3’ünü kapsıyor. ABD’li Trans Atlantic Petroleum şirketine Trakya’da kaya gazı kuyuları açma yetkisi verildiği belirtiliyor. Bir kaya gazı kuyusun açılması için en az 300 bin metreküp su kullanılması lazım. Su sıkıntısı yaşayan Trakya’da su sıkıntısı artacak, verimli topraklar çölleşecek ve Istranca Ormanları büyük zarar görecek. Böylece sanayileşme nedeniyle çevre kirliliğinin had safhada olduğu Trakya’nın tabutuna adeta son çivi çakılacak.
İZZET MEDE - Yıllardır sanayileşme nedeniyle çevre kirliliğinin had safhada olduğu Trakya’da, maden ve enerji projeleriyle de toprağı, ormanları, suyu adım adım bitiriliyor. Trakya’nın su sıkıntısı çektiği ve geçen yaz bunun daha da his edildiği ifade ediliyor.
TRAKYA’DA YAŞAM KALİTESİ DÜŞECEK
Son 10 yılda Trakya’da 645 proje için ÇED’in onaylandığı veya “ÇED gerekli değildir “ kararı verildiği belirtildi. Bu kararların 258’i Tekirdağ’da, 206’sı Kırklareli’nde, 181’i ise Edirne’de planlanan projeler için alındı. Böylece yalnızca son 10 yılda Trakya’nın üç ilinde her hafta ortalama birden fazla enerji veya maden projesinin önü açıldı.
Geçtiğimiz günlerde Trakya Bölgesinde alınan “acele kamulaştırma” kararı bölgede yaşanan vatandaşları ciddi anlamda tedirgin etmeye başladı. Trakya’da arazi sahipleri, çiftçi, köylü bölgedeki yaşam kalitesinin ciddi şekilde düşeceğini düşünüyor.
TRAKYA’NIN 4’TE 3’Ü RİSK ALTINDA
05 Eylül 2026’de Resmî Gazete ’de “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi Kapsamında Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Faaliyetlerini Gerçekleştirmek Amacıyla Ruhsat Alanlarında; Lokasyon Alanı ve Yolu, Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı, Enerji Nakil Hattı, Üretim Kampları, İdari Kampüs Alanları ve Depolama Tesisleri Yapımı İçin İhtiyaç Duyulan Bazı Taşınmazların Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Tarafından Acele Kamulaştırılması Hakkında Karar “ yayımlandı. Bu kararın ülkemizin en önemli tarım havzalarından biri olan Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nin yaklaşık 4’te 3’ünü kapsadığı belirtiliyor. Bu durumun geri dönülemez çevre sorunlarına yol açacağı belirtiliyor.
“Acele kamulaştırma” kararı alınan bu devasa alanda Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerinin yapılacağı ifade ediliyor. Trakya’da başta Istranca Ormanları’nda olmak üzere çok sayıda şirkete daha önce maden arama ruhsatları verilmişti. Maden aramaları ve Rüzgar enerji santrallerinin (RES) kurulması sırasında binlerce dönüm orman zarar gördü.
GÜNDOĞDU KONUYU TBMM’YE TAŞIDI
CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a verdiği soru önergesinde şunları gündeme getirdi, “Bilim insanlarının yaptığı birçok çalışmada Trakya genelinde petrol ve kaya gazı araştırmaları, bölgenin ekolojik dengesi ve su varlığı açısından çeşitli riskler taşımaktadır.
İklim değişikliği ve kuraklık tehdidi altındaki bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarının korunması hayati öneme sahiptir. Trakya halkının varlığını sürdürebilmesi ve tarımsal üretiminin devamının sağlanması için kısıtlı su rezervleri ile verimli toprakların koşulsuz biçimde korunması gerekmektedir. Trakya'nın doğal ve kırsal alanlarını petrol ve doğal gaz sahasına çevirmeyin!”
AKSU: TRAKYA’NIN TAHRİP EDİLDİĞİ BİR DÖNEMDEYİZ
Tekirdağ Kent konseyi YK Üyesi Özgür Aksun, yaptığı değerlendirmede bu yeni baskının, Kuzey Ormanları'nın Trakya mevkilerinin maden, taş ocağı, enerji, sanayi ve yapılaşma faaliyetleriyle yıllardır ağır biçimde tahrip edildiği bir dönemde geldiğine dikkat çekiyor. Aksun, yeni petrol ve doğal gaz faaliyetlerinin özellikle bölgenin su varlıkları ve Istrancalar üzerinde yaratabileceği yeni baskılara dikkat çekiyor. Aksu, Trakya’nın Marmara Denizi ile İstanbul’un su güvenliği içinde önemli olduğunu vurguladı.
TRAKYA ÜLKENİN AYÇİÇEĞİ, ÇELTİK VE KANOLA AMBARI
Trakya’da nükleer santralinin yapılması için Kıyıköy-Kışlacık mevkiindeki alan onaylandı, bölgede sismik ölçüm ve meteorolojik veri toplama çalışmaları devam ediyor.
Nükleer santralinin yapılmak istendiği bölgeye yakın Demirköy ilçesi Sivriler köyü ile Vize ilçesi Kışlacık köyü sınırlarındaki Panayır İskelesi ve çevresi geçen Nisan ayında “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescillendi. Çevre örgütleri bu bölgenin içme suyu ve tarım arazisi açısından önemli olduğunu vurguluyorlar.
Trakya Kalkınma Ajansı’nın verilerine göre Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’ni kapsayan TR21 Bölgesi’nde 932 bin 600 hektar işlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitki alanı bulunuyor. Bu büyüklük, Türkiye’deki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 4’üne denk. Ve bu bölgedeki alanlarının tamamına yakını tarım alanları olarak kullanılıyor.
Buğday üretiminin yaklaşık yüzde 11’i ayçiçeğinin yüzde 45’i, çeltiğinin yüzde 47’si ve kanolanın yüzde 54’ü Trakya’da yetişiyor. Ve bu topraklar tarım hasılasında ülke ortalamasının üzerinde bulunuyor. Ayrıca bölge tohumculuk konusunda da önem kazanıyor.
SU ARTIK 600 METRE DERİNLİKTEN ÇIKIYOR
Çevreciler, Trakya’da yeraltı suyu bazı bölgelerde 600 metrelere çekilirken bölge hem susuzluğa hem de kirliliğe mahkûm edilen bir sürece girmiş durumda. Trakya’da kaya gazına kaya petrolünün de eklenmesinin büyük yıkımın habercisi olduğu belirtiliyor.
Evrensel gazetesi’nin haberine göre, ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) raporunda Türkiye’nin Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kaya gazı ve kaya petrolü rezervleri incelendi. Rapora göre bu iki bölgede toplam 4,6 trilyon metreküp yerinde kaya gazı bulunuyor. Bunun 651 milyar metreküpünün alınabilir nitelikte olduğu belirtilirken iki bölgedeki kaya petrolü miktarının ise toplam 4,7 milyar varil olduğu ifade ediliyor
BİR KUYU İÇİN 300 BİN METREKÜP SU GEREKİYOR
Trakya’da kaya gazı ve petrolü sondajlarının sayısı artarken, bir sondaj kuyusuna 15-18 kez su basılıyor. Her seferinde kullanılan su miktarı ortalama 18 bin metreküp civarında. Bir kuyuda tüketilen su miktarı ise 300 bin metreküpe ulaşabiliyor.
Sayısı 350 civarında olan sondajlarda toplam 105 milyon metreküp su tüketildiği belirtiliyor. Sondaj kuyuları arttıkça yer üstü ve yer altı sularının tükeneceği ve kirleneceği, yeraltı sularını depolayan akiferlerin de yok olacağı ifade ediliyor.
Türkiye’nin kişi başı yıllık su miktarı 1400-1500 metreküp civarındayken TESKİ verilerine göre Trakya’da bu miktarın 150-200 metreküpe gerilediği belirtiliyor.
ABD’Lİ ŞİRKET TRAKYA’DA KAYA PETROL KUYULARI AÇACAK
K. Bülent Ongun’un haberinde yer alan bilgilere göre; ABD Teksas merkezli çok uluslu şirket TransAtlantic Petroleum, Güneydoğu’da kaya gazı kuyularına kaya petrolü kuyularını da eklerken Trakya’da kaya gazı ve ardından kaya petrolü için geçtiğimiz yıl ruhsat aldı.
Şirketin Kırklareli’nin Babaeski ve Pehlivanköy ilçeleri ile Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesi sınırları içinde 145 milyon 350 bin metrekare tarım alanı üzerinde petrol işletme sahası için işletme ruhsatı onaylandı. MAPEG, başvuruyu iki yıl içinde söz konusu sahada bir adet yeni petrol kuyusu açılması şartıyla onaylayarak TransAtlantic Petroleum’a şimdilik 6 yıl geçerli olmak üzere yeni petrol işletme ruhsatı verdi.
ÇİDEM:EKOLOJİ OLMADAN YAŞAM OLMAZ
Kırklareli DOKU Derneği Y.K. Başkanı Göksal Çidem, ormanı yok eden, su havzalarını bozan, tarım toprağını yok eden veya ekosistemi parçalayan bir kent teknolojik olarak “akıllı” olsa bile ekolojik olarak akıllı değildir. Akıllı şehir = dijital şehir değil, doğayla uyumlu ve gelecek kuşakların yaşam hakkını koruyan şehirdir.
Örneğin Kırklareli/Istrancalar için tek bir dijital çevre sistemi içerisinde:
Istranca orman alanları, sulak alanlar, longoz, dereler, Yeraltı suyu besleme alanları, yeraltı ve yüzey suları, Ergene kaynakları. tarım alanları, mera alanları, maden ruhsatları, taş ocakları, RES projeleri, enerji nakil hatları, patlayıcı madde üretim ve depolama alanları, taşkın alanları, kuş göç yolları, yaban hayatı koridorları, endemik ve korunan türler, doğal ve kültürel sit korunan alanları, bunlarda Coğrafi bilgi sistemi üzerinde gösterilmelidir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


