20002
LEMAN CAN
Köşe Yazarı
LEMAN CAN
 

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE GÖRDÜK..

  1958 yılı. Demokrat Parti yönetiminin son zamanları. “ Ya bendensin! Ya hainsin!” anlayışı başlar. Adnan Menderes, VATAN CEPHESİ Örgütünü kurar ve herkesi Demokrat Partili olmaya çağırır. Esasen “Vatan Cephesi” ninoluşturulması veDemokrat Parti taraftarlarınca çığ gibi büyütülen bir “cepheleşme, hasımlaşma” hareketidir. Siyasal tarihimizin, büyük bir “cepheleştirme” ayıbıdır. Dönemi yaşayanlar; özellikle köylerde DP ve CHP'lilerin gittikleri kahveleri ayırdıklarını, aynı camilere gitmediklerini ve çocuklarını evlendirmediklerini anlatırlar. “Vatan Cephesi”nin yalnız DP’lilere değil bütün vatandaşlara açık olduğu ilan edilir.Radyodan yapılan yayınlarda, her haber saati öncesinde bu cepheye katılan vatandaşların isimleri okunur. İlginçtir, birçok kişinin adının kendisinin bile haberi olmadan “Vatan Cephesi”ne katılanlar arasında açıklandığı, hatta vefat etmiş insanların ya da çocuklarının da “Vatan Cephesi”ne kayıtlarının yapıldığı ortaya çıkar. Vatan cephesine katılmayanların hakları ellerinden alınır, her türlü hukuksuzluğa maruz bırakılır. O kadar ileri gidilir ki iktidara oy vermeyenKırşehir“il” iken “ilçe” yapılarak, siyasal tercihlerinden dolayı “cezalandırılır”. İktidar bu dönemde başta radyo olmak üzere Devlet’in tüm imkânlarını kullanır ve  aleyhte yayın yapan tüm basını susturur Bu hukuksuzlukların en baştaki hedefi de muhalefet partisidir. 29 Nisan 1959’da muhalefet partisinin başkanı İnönü’nün, Uşak gezisi engellenir. Yine 4 Mayıs’ta İstanbul’a gelen İnönü, Yeşilköy Havalimanı’ndan şehir merkezine giderken Topkapı’da önce trafik müdürü tarafından durdurulur, sonra da halkın saldırısına uǧrar. 2 Nisan 1960’ta da Kayseri’ye gelen İsmet İnönü’nün treni, vali Ahmet Kınık’ın emriyle durdurulur. İktidar tüm devlet gücünü kullanmaktadır. Valiler Demokrat Partinin il başkanları gibidir artık. Dönemin Vali’si, Veysel’in “Vatan Cephesi”ne kaydolmasını, Demokrat Partiye geçmesi için çok gelip gider. Veysel bu teklifi kabul etmez. Âşık Veysel'in; “belletmen”lik yaptığı Pamukpınar (Yıldızeli) Köy Enstitüsü ile ilgili bir olaydan sonra iyice canı sıkılır. Karlı, tipili bir kış günü Pamukpınar'dan geçerken yetkililer, Veysel'i içeri dahi almazlar. Demokrat Partiye göre o, vatan hainidir. Zamanın Sivas Valisi onu köyüne kapatır. “ Köyden bir yere çıkmayacaksın.” der. Aşık Veysel’in zoruna gider bu. Hainliği kabul eder mi hiç.   Ve bu şiiri yazar: Demokrasinin budur rejimi Vatan milletindir,kim kovar kimi? Sıkma savcıları, kovma hakimi Şekavet yok, adalet var bu yolda Topkapı’da, Kayseri’de,Uşak’ta Kimin hakkı vardırbu sefil halkta Parmaklar oynuyortürlü nifakta Selamet yok,felaket var bu yolda Radyo denilen milletin malı Neşriyatlar tarafsızca olmalı Hakimiyet milletindir bilmeli Esaret yok, hep millet var bu yolda Manasız mantıksız Vatan Cephesi Vatan milletindir bu neyin nesi Maksat Menderes’in seçim dalgası Menderes yok, memleket var bu yolda Milletsiz bir devlet yoktur olamaz Eğri bakan aradığın’ bulamaz Hiçbir parti ebediyen kalamaz Şikayet yok, nihayet var bu yolda Veysel söyler ama duyulmaz sesi Doğru diyene diyorlar asi Böyle değildi şu demokrasi "Tahkikat" yok, hürriyet var bu yolda. Aşık Veysel şahittir ki biz bu filmi daha önce gördük. Haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği. Tarih, ders almayanlar için tekerrür eder derler. Hatırlatmak istedim. 28 OCAK 2026  
Ekleme Tarihi: 09 Şubat 2026 -Pazartesi
LEMAN CAN

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE GÖRDÜK..

 

1958 yılı. Demokrat Parti yönetiminin son zamanları.

Ya bendensin! Ya hainsin!” anlayışı başlar.

Adnan Menderes, VATAN CEPHESİ Örgütünü kurar ve herkesi Demokrat Partili olmaya çağırır.

Esasen “Vatan Cephesi” ninoluşturulması veDemokrat Parti taraftarlarınca çığ gibi büyütülen bir “cepheleşme, hasımlaşma” hareketidir.

Siyasal tarihimizin, büyük bir “cepheleştirme” ayıbıdır.

Dönemi yaşayanlar; özellikle köylerde DP ve CHP'lilerin gittikleri kahveleri ayırdıklarını, aynı camilere gitmediklerini ve çocuklarını evlendirmediklerini anlatırlar.

Vatan Cephesi”nin yalnız DP’lilere değil bütün vatandaşlara açık olduğu ilan edilir.Radyodan yapılan yayınlarda, her haber saati öncesinde bu cepheye katılan vatandaşların isimleri okunur. İlginçtir, birçok kişinin adının kendisinin bile haberi olmadan “Vatan Cephesi”ne katılanlar arasında açıklandığı, hatta vefat etmiş insanların ya da çocuklarının da “Vatan Cephesi”ne kayıtlarının yapıldığı ortaya çıkar.

Vatan cephesine katılmayanların hakları ellerinden alınır, her türlü hukuksuzluğa maruz bırakılır.

O kadar ileri gidilir ki iktidara oy vermeyenKırşehir“il” iken “ilçe” yapılarak, siyasal tercihlerinden dolayı “cezalandırılır”.

İktidar bu dönemde başta radyo olmak üzere Devlet’in tüm imkânlarını kullanır ve  aleyhte yayın yapan tüm basını susturur
Bu hukuksuzlukların en baştaki hedefi de muhalefet partisidir.

29 Nisan 1959’da muhalefet partisinin başkanı İnönü’nün, Uşak gezisi engellenir.

Yine 4 Mayıs’ta İstanbul’a gelen İnönü, Yeşilköy Havalimanı’ndan şehir merkezine giderken Topkapı’da önce trafik müdürü tarafından durdurulur, sonra da halkın saldırısına uǧrar.

2 Nisan 1960’ta da Kayseri’ye gelen İsmet İnönü’nün treni, vali Ahmet Kınık’ın emriyle durdurulur.

İktidar tüm devlet gücünü kullanmaktadır.

Valiler Demokrat Partinin il başkanları gibidir artık.

Dönemin Vali’si, Veysel’in “Vatan Cephesi”ne kaydolmasını, Demokrat Partiye geçmesi için çok gelip gider. Veysel bu teklifi kabul etmez.

Âşık Veysel'in; “belletmen”lik yaptığı Pamukpınar (Yıldızeli) Köy Enstitüsü ile ilgili bir olaydan sonra iyice canı sıkılır. Karlı, tipili bir kış günü Pamukpınar'dan geçerken yetkililer, Veysel'i içeri dahi almazlar.

Demokrat Partiye göre o, vatan hainidir.
Zamanın Sivas Valisi onu köyüne kapatır.
Köyden bir yere çıkmayacaksın.” der.

Aşık Veysel’in zoruna gider bu. Hainliği kabul eder mi hiç.
 

Ve bu şiiri yazar:
Demokrasinin budur rejimi
Vatan milletindir,kim kovar kimi?
Sıkma savcıları, kovma hakimi
Şekavet yok, adalet var bu yolda

Topkapı’da, Kayseri’de,Uşak’ta

Kimin hakkı vardırbu sefil halkta

Parmaklar oynuyortürlü nifakta

Selamet yok,felaket var bu yolda
Radyo denilen milletin malı
Neşriyatlar tarafsızca olmalı
Hakimiyet milletindir bilmeli
Esaret yok, hep millet var bu yolda

Manasız mantıksız Vatan Cephesi
Vatan milletindir bu neyin nesi
Maksat Menderes’in seçim dalgası
Menderes yok, memleket var bu yolda

Milletsiz bir devlet yoktur olamaz
Eğri bakan aradığın’ bulamaz
Hiçbir parti ebediyen kalamaz
Şikayet yok, nihayet var bu yolda

Veysel söyler ama duyulmaz sesi
Doğru diyene diyorlar asi
Böyle değildi şu demokrasi
"Tahkikat" yok, hürriyet var bu yolda.

Aşık Veysel şahittir ki biz bu filmi daha önce gördük.

Haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği.

Tarih, ders almayanlar için tekerrür eder derler.

Hatırlatmak istedim.

28 OCAK 2026

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trakyaolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara