‘Alçak. O… çocuğu, şerefsiz katil.’
Uyan!, uyan! HESAP VER!
‘…………….!
Hapishanede sabaha kadar sürmüş bu hakaretler bağırışlar.
Küfürler.
İnanılmaz!
İnanılmaz, çünkü o sıradan bir mahkum değil.
Sıradan vatandaş ta değil.
O bir cumhurbaşkanı.
Eski FRANSA CUMHURBAŞKANI
Şimdi ise bir mahkum.
Sıradan bir mahkum..
Sıradan bir hapishanede.
Yerel basın, tek kişilik, 11 metrekarelik, pencereli bir hücrede tutulan Sarkozy'un hapishanedeki ilk gecesi ise hayli zorlu geçtiğini yazmış.
Komşuları olan mahkumlar Sarkozy'yi uyutmamak için sabaha kadar bağırarak küfretmişler.
Bunun üzerine La Sante Cezaevi Müdürü Sebastien Cauwel önlem olarak , Sarkozy'nin diğer mahkumlardan izole bir şekilde tek bir hücrede kalacağını doğrulamış.
Bunları okuyunca işte DEMOKRASİ, işte HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ demekten kendimi alamadım.
Tüm yurttaşların hukukun önünde eşit olduğunu ve görevi ne olursa olsun SUÇ ve CEZA’nın ADİL uygulandığını gördüm.
Yani, Avrupa demokrasisi kimsenin eski cumhurbaşkanı olmasını bile dinlemiyor.
Fransa adaleti TÜM FRANSIZ VATANDAŞLARI YARGI ÖNÜNDE EŞİTTİR diyor.
Cumhurbaşkanı bile olsan suç işlersen yargılıyor.
Yargılıyor, suçlu bulursa hapse atıyor.
Hapse atılınca da öyle özel hapishaneler, beş yıldızlı konforlu oda keyfi yok.
Sıradan hapishane de adi mahkumlarla birliktesin.
Sonra sabaha kadar hayırlı işler, ‘yandı gülüm keten helva.’
İyi de şimdi sorası geliyor insanın Sarkozyn’in suçu neydi?
Hikayesini muhtemelen biliyorsunuzdur.
2007 seçim kampanyası öncesi Sarkozy güçlü bir kampanya yapabilmek için paraya ihtiyacı vardır.
Uyguladığı politikalar çerçevesinde iş dünyasından yeterince maddi destek bulamaz.
Ama kazanmak için para bulması gerektiğini bilir.
Bunun için yanlış olduğunu bile bile gizlice Kaddafi’den yardım ister.
Kaddafi’de Sarkozy’nin desteğini alabilmek için gizlice oğlu Seyfiislam’ı bu iş için görevlendirerek gerekli yardımı yapar.
Seçimler biter SARKOZY seçimi kazanır.
Bu ara da KADDAFİ ile aralarından su sızmaz.
Öyle ki Kaddafi onu kutlamak amacıyla Paris’e ziyaretine geldiğinde, Kaddafi’nin çadırını ELYESSE SARAYININ yanına kurmasına müsaade eder.
Ancak Sarkozy’nin bu dostluğu sahtedir.
Bu görüntüyü bozmak işçin fırsat kollar.
Libya’da Kaddafiye karşı ayaklanma başlayınca, önce Sarkozy saldırır Kaddafi’ye.
Bingazi’deki isyancıları destekler.
Bu destek dahilinde MİRAGE UÇAKLARI ile Kaddafi ordusunu bombalayarak yok eder.
Sonuçta KADDAFİ devrilir, ölür gider.
Ölür gider ama oğlu SEYFÜLİSLAM İNTİKAM için SARKOZY’nin iktidardan düşmesini bekler.
Sarkozy’de bir sonraki seçimi kaybedince ADEN’de saklanan Kaddafi’nin oğlu intikam almak için Fransız kamu yayıncısı France 24'e bağlı RFI'e konuyu aktarır.
Seyfülislam, Sarkozy'nin Kaddafi rejiminden iki ayrı ödemeyle toplamda 5 milyon dolar aldığını öne sürüyor. Bu ödemelerden ikincisinde kendisinin bizzat yer aldığını da ifade eder.
Seyfülislam, Sarkozy yönetiminde İçişleri Bakanı olarak görev yapan Claude Gueant'ta 2,5 milyon dolar ödeme yapılmasında rol oynadığını söylüyor. Gueant, Sarkozy'nin 2007'deki seçim kampanyasını da yönetmişti.
Seyfülislam, sözkonusu 2,5 milyon doların nakit olarak Kaddafi'nin danışmanı Beşir Salih tarafından çantalarla Sarkozy yönetimine teslim edildiğini öne sürüyor.
Bu ifadeleri ihbar kabul eden FRANSA ADLİYESİ Sarkozy'i pasif yolsuzluk, kamu fonlarının zimmete geçirilmesini gizleme ve yasa dışı kampanya finansmanı suçlarını işlediğine hükmederek, eski Cumhurbaşkanı'nı suç örgütü kurmaktan 5 yıl hapse mahkum eder.
Bu kararla sanki KADDAFİ'nin ruhu İNTİKAM alır.
Bugün “eski bir cumhurbaşkanı değil, bir masum hapse atılıyor" diye Sarkozy'nin ağladığını duyunca içimden haykırmak geldi ‘SUS O… ÇOCUĞU!...

